Ümmetin kabuk tutmayan yarası: filistin

Dünya Ailesi

  /   216   /   20 Aralık 2017, Çarşamba

 Yazdır

  

Bir güvercin uçurdum bugün Filistin'den, Gazze'den, Aksa'dan İstanbul'a,

Bir kanadında tevekkül saklıydı, direniş diğer kanadında,

Ümmet bir olursa yüzünü döner Hamzalar,

Ey Müslüman genci, dualarında yer ver muhakkak Mescid-i Aksa'ya…,

Ortadoğu'nun kanayan yarası Filistin bir Arap devletidir. Bağımsızlığını 1988'de Cezayir'de ilan etmiş lakin bu ilan Ortadoğu'da bebek öldüren, çocukları yetim, anneleri gözü yaşlı bırakan israil askerine set çekmeye yetmedi. Rüzgâr hep ıstırap estirdi Filistin topraklarında. Hakkında en çok yazılan devlet olmaya aday gösterilebilecek olan Filistin'de çok kelamlar edildi, çok başvurular yapıldı şu ya da bu barış örgütlerine. Yazıldı çizildi, üstüne ciltlerce kitap yazdı Filistin hakkında. Sapan atan çocukların tanklara direnişini anlattı televizyonlar. Yürüyüşler, propagandalar peşi sıra birbirini izledi. Semaya açılan avuçlarda Filistin vardı, yetim çocukları duyunca babasına sımsıkı sarılan çocukların serçe kadar yüreğinde yine Filistin. Bağırarak, haykırarak dünyada 1,5 milyarlık nüfusa sahip Müslüman ümmetini ayağa kaldırmak istedik çoğu zaman… Gözlerimiz Mescid-i Aksa için yaşarırken, bu kanlı ve illegal savaşın Müslümanların imtihanı olabileceğini çok sonra fark ettik. Evet, Müslüman ümmeti, şu an hala israilin zindanlarında Yusuf'lar varsa, şu an hala kendi ülkesinde yabancı gibi yaşayan bir Filistinli varsa ve şu an hala sapanla taş atan çocuklar kadar yüreği olmayıp ellerindeki silahlara güvenerek çalım satan tek bir israil askeri Filistin'de elini kolunu sallayarak gezebiliyorsa, bu imtihanı kaybetmişiz demektir. Ben, sen, siz ya da onlar, kaybettik…

 

 

  

Yorumlar