Dostluklar senin görmediğini görenle olur

Bilge Kadın

  /   462   /   12 Ocak 2018, Cuma

 Yazdır
Bilge Kadın

  

İki arkadaş yolda yürürler.  Yol arkadaşlıkları da dostlukları da sağlamdır. Fakat, yolda giderlerken bir konu üzerinde tartışırlar. Arkadaşlardan biri diğerinin suratına öfkeyle bir tokat vurur. Arkadaşının suratı acır.  Oturur, topragın üzerine “En sevdiğim arkadaşım bu gün bana bir tokat vurdu” diye yazar.

Öfkeler dinmiş yola devam ederler. İki arkadaş  bir süre yol katettikten sonra bir nehire ulaşırlar.  Suratına tokat atılan arkadaş nehire düşer ve boğulmak üzeredir. Tokat atan arkadaş  yine tokat attığı arkadaşı boğulmaktan kurtarır.

Bu kez taşın üzerine “En sevdiğim arkadaşım bu gün beni ölümden kurtardı”  diye yazar.  Bu durum  arkadaşının da dikkatini çeker ve sorar ; “Bir tokat attım, bunu toprağın üzerine yazdın, fakat, seni boğulmaktan kurtardım onu taşın üzerine yazdın!?”

Bu soru üzerine dostu cevab verir.  “Seni rahatsız eden dostların ismini toz toprak üzerine yazmalısın ki, bu rüzgarrla yağmurla yok olup gitsin. İçinde kalıp seni rahatsız etmesin.  Oysa seni kurtaran dostunu da taşın üzerine yazasın ki, kalıcı olsun, rüzgarla yağmurla  yok olup gitmesin”

Dostluklar ve yol arkadaşlığı, görünen değil görünmeyenle ölçülür. Yüzüne vurup acıtan değil, seni düşmekten kurtandır.

Mevlana’nın ifadesiyle, “İnsan gözden ibarettir aslında geri kalan cesettir.   Göz ise ancak gerçek dostu görendir”  

  

Yorumlar