Dünya Ve Irkçılık

Dünya Ailesi

  /   418   /   14 Şubat 2018, Çarşamba

 Yazdır
Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim`de en çok üzerinde durulan temel kavramlar “dünya hayatı, dünya öte, dünya ahiret” konularının önemli yer tuttuğu görülür.

  

Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim`de en çok üzerinde durulan temel kavramlar “dünya hayatı, dünya öte, dünya ahiret” konularının önemli yer tuttuğu görülür. Kur’an’a göre insanoğlunun üzerinde yaşaması için yeryüzü var edilmiş, insanın doğumundan ölümüne dek geçirdiği zaman dilimine de dünya hayatı denmiştir. Kur’an-ı Kerim dünya hayatının insan için önemini ve değerini reddetmemiş olmakla birlikte gerçek ve sonsuz hayatın bu dünya hayatı olmadığını, bu dünyadan daha güzel bir hayatın ölüm ötesi hayatta insanı beklediğini ve bu sonsuz saadet hayatını kazanabilmesi için dünyanın aldatıcı güzelliğine kanmaması ve dünya hayatına bağlanmaması gerektiğini önemle vurgulamıştır.

İslam bu dünya hayatının fâniliğinin yanında her bir ferde ayrı önem vererek insanın ne kadar değerli ve yaratılanların en şereflisi (eşref-i mahlûkat) olduğunu günümüz insanlarına hükümleriyle vurgulamıştır. Hiç kimsenin -dili, ırkı, rengi ne olursa olsun-hiç bir insanın diğer bir insana üstünlük sağlayamayacağını dile getirmiştir. Medeni, barışçıl, huzur ve adalet içinde bir toplumun oluşumu için bunu şart koşmuş ve ırkçılığı tamamıyla yasaklamıştır.

Tarih boyunca üstün sayılan ırkların diğer ırklar üzerinde egemenlik kurma ve sömürme girişimleri olmuştur. Toplum arasında dayanışma ve birliği yok etmiş, zulüm ve asimilasyonlara sebep olmuştur.

Bu fikir, insanı dünyaya daha fazla bağlamış, ebediyyen dünyada kalacağı zannına sebep olmakla birlikte acziyet ve fakrını insanoğluna unutturarak insanın bu dünyada sonsuza dek hüküm süreceği düşüncesine sürüklemiştir.

Oysaki bunun genel ve temel bir çözümü vardır. İslam kardeşliği adı altında birleşerek rengi, ırkı, dili ne olursa olsun insanlar arasında ayrım yapmaksızın onu din kardeşi kabul etmek ve İslam kardeşliği sancağı altında yekvücut haline gelmek...

Peygamberimizin buyurduğu gibi “Arabın Arap olmayana, beyaz renklinin siyaha üstün olmayacağını, üstünlüğün yalnızca takva ile olduğunu “ bilerek hal ve davranışlarımızı bu bilinçle şekillendirmek gerekir. Ebediyyen sahibi olmayacağımız bu dünyada, fâniliğimizi, acziyet ve fakrımızı unutarak, üstünlük sağlayarak ne kadar mantıksız ve zalimane bir amel yaptığımızın farkında olmamız gerekir.

Unutmamalıyız ki üstünlük yalnızca takvayladır.

  

Yorumlar