Deveran eden acılarımız

Popüler Haber

  /   260   /   11 Nisan 2018, Çarşamba

 Yazdır

  

 ‘Harekete geçilmediği sürece, şiddeti dua ederek durduramazsınız.' (Malcom X)

Filistin, Suriye, Irak, Arakan ve daha nice İslam beldeleri... Acılar ve zulümlere karşı tepkilerimiz bile günümüz alışkanlığı ‘hızlı tüketime' esir düşmüş durumda. Anlık fotoğraf paylaşımları, lanetler, kınamalar, sosyal mecralardan paylaşılan ‘artık dur dememiz lazım' temalı yazılar, toplanan yardımlar… Peki ya sonra? Sonrasını ben söyleyeyim, en fazla bir hafta sonra unutuyoruz ve her şey kaldığı yerden devam ediyor.  Kendimi bildim bileli aynı deveran içerisindeyiz. İslam âleminin acılarını konuşup ağlıyoruz.

Herhangi bir coğrafya da Müslümanlar katledildiğinde verilen tepkiler bile rutine binmiş durumda. Hükümetler şiddetle kınayacaklar yapılan zulmü, refah düzeyi yüksek Müslümanlar zalimleri lanetleyecek, Müslümanlara dua edecek, gıda yardımı yapılacak, belki bir iki miting yapılacak ve üzerlere düşen sorumlulukları yerine getirmenin verdiği rahatlıkla normal hayata geri dönülecek. İslam ahlakından ne kadar uzaklaştığımızın ve batının istediği kıvama gelmiş olduğumuzun açık resmidir bu.

Çözüm ne peki?

Ben asıl sorunu söyleyeyim, varın çözümü siz bulun. Bizler, yani kimliği Müslüman olan halk ve yöneticiler İslam'ı diriltmek ve yaşamak adına çaba göstermediğimiz için Allah bizleri yani İslam ümmetini ayağa kaldırmıyor. Ne diyor Bilge Kral; ‘Dünyayı değiştirecek olan dua değil, eylemdir' Bizler ahlaksız dünya düzenine tepkisiz kaldığımız, Müslümanca yaşamayı sadece ibadet sandığımız, klavye mücahitliğini de İslami eylem varsaydığımız için bu haldeyiz.

Bakın ne buyuruyor Yaradan;

‘Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine) yardım ederseniz O'da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.'    (Muhammed/7)

Şimdi söyleyelim bakalım; ‘Gerçekten Allah'ın dinine yardım ediyor muyuz'?

  

Yorumlar