İnsan beyninin hayran bırakan özellikleri

Halis Bilgi

  /   776   /   29 Nisan 2019, Pazartesi

 Yazdır

Beyin, kan dolaşımındaki oksijenin yüzde 20'sini kullanır. Beyin sadece vücut kütlesinin yaklaşık yüzde ikisini oluşturur. Ancak vücuttaki diğer organlardan daha fazla oksijen tüketir ve bu da oksijen yoksunluğuyla ilgili hasara karşı aşırı duyarlı hale getirir

  

İnsan merak eden bir varlıktır. Hayatını, geçmişini, geleceğini ve kendi gezegeni dışındaki tüm evreni merak konusu yapar, yaradanın vermiş olduğu olağanüstü  akıl ve düşünme melekeleri sayesinde araştırır, öğrenir ve çağları değiştirir. Gözünü dış dünyaya çevirmiş olan insan, evrende kum tanesinden küçük yer kaplayan bedenine yöneldiğinde ise asıl büyük sürprizle karşılaşır. Rabbimizin bize emanet olarak verdiği bedenimizin her bir zerresinde ayrı bir sır yatar. Günümüzde bu sırların kimisi çözüldü kimisi hala sırrını koruyor. İnsan vücudunun bir parçası ve aynı zamanda çok önemli bir organr olan beyninin hayran bırakan özelliklerini ve işleyişlerini yeterince biliyor muyuz?

Beyne giden ve beyne gelen sinir sinyallerin hızı saatte 273,58 kilometredir. Bu durum da çevremizdeki etkilere nasıl bu kadar hızlı tepki verdiğimizi açıklıyor.

Beyin, 10 Wattlık ampulün miktarında güçle çalışır. Beyin bu enerjiyi sadece günlük hayatta değil uyurken de harcıyor.

İnsan beyninin depolayabileceği bilgi miktarı Britannica Ansiklopedisi'nin içindeki bilgiden tam beş kat fazladır. Bilim adamları bir rakam belirleyemediler ama bu kapasitenin 3 ila 1000 Terabayt arasında olduğu düşünülüyor.

Beyin, kan dolaşımındaki oksijenin yüzde 20'sini kullanır. Beyin sadece vücut kütlesinin yaklaşık yüzde ikisini oluşturur. Ancak vücuttaki diğer organlardan daha fazla oksijen tüketir ve bu da oksijen yoksunluğuyla ilgili hasara karşı aşırı duyarlı hale getirir. Beyninizi mutlu ve hücreleri oksijenli tutmak için derin nefes alın.900 yıllık İngiliz Tarih Arşivi'nin 70 Terabayt olduğu düşünülürse, hafızamız aslında inanılmaz bir kapasiteye sahip anlamına geliyor.

Beyin, kan dolaşımındaki oksijenin yüzde 20'sini kullanır. Beyin sadece vücut kütlesinin yaklaşık yüzde ikisini oluşturur. Ancak vücuttaki diğer organlardan daha fazla oksijen tüketir ve bu da oksijen yoksunluğuyla ilgili hasara karşı aşırı duyarlı hale getirir. Beyninizi mutlu ve hücreleri oksijenli tutmak için derin nefes alın.

Beyin gece daha aktif çalışır. Gündüz yapılan onca faaliyete rağmen beyin gece daha fazla çalışır. Bilim adamları da daha bunun sebebini çözemediler.

IQ yükseldikçe bilim adamlarına göre daha fazla rüya görülüyor. Uykuda görülen rüyalar hatırlanmıyorsa panik yapmaya gerek yok. İnsanların birçoğu gece görülen rüyaların büyük bir kısmını hatırlamaz ve bir rüya en fazla 2-3 saniye sürer. Bir insan, uyumak için ortalama 7 dakikaya ihtiyaç duyar.

Nöronlar insan hayatı boyunca gelişmeye devam eder. Yıllarca, bilim adamları ve doktorlar beyin ve sinir dokularının gelişmediğini ve hasarın iyileşmeyeceğini düşündüler. Vücudun diğer kısımları gibi olmasa da nöronlarda gelişebiliyor ve bu da beyin ve hastalıkları konusunda önümüze yeni bir yaklaşım getirecek.

Nöronların çeşidine göre bilginin akış hızı değişiklik gösterir. Bütün nöronlar birbirinin aynı değil. Bu değişik tipler içinde bilgi akış hızı 0,5 metre/saniye'den 120 metre/saniye'ye kadar değişebilir.

Beyin dokusu ağrıyı hissetmez. Tüm acıların kaynağı beyin olmasına rağmen, kendi üzerinde ağrı algılayıcıları olmadığı için acıyı hissetmez. Baş ağrısı beyinden kaynaklanıyor gibi hissedilse de ağrı aslında beyin etrafındaki damar ve sinir benzeri ağrıya duyarlı yapılardan kaynaklanır.

Beynimiz yaptığımız işe göre çalışır. Beynimizin farklı bölgelerinin farklı görevleri var, yaptığımız işe göre beynimizin farklı bölgeleri çalışıyor. Örneğin; fiziksel bir aktivite sırasında beynimizin hareket merkezleri ağırlıklı olarak çalışırken; konuşurken konuşma merkezi, bir şey okurken görme merkezi daha aktif oluyor. Ancak farklı merkezlerin birbiri ile iletişimi hemen hemen sürekli olarak devam ediyor. Yeni görüntüleme teknikleri sayesinde bir iş yaparken beynin hangi bölgelerinin aktif olduğunu gözlemlemek mümkün ve tek bir iş için bile beyindeki farklı merkezlerin aktifleşerek birbiri ile iletişim kurabildiğini gözlemleyebiliyoruz. Herhangi bir problem olduğunda bu iş bölümü değişebiliyor ve beyin yeniden organize olarak fonksiyonunu devam ettirebiliyor.

Düzenli egzersiz hafızayı güçlendirir. Fiziksel egzersiz sadece kalp ve vücut kasları için faydalı değil, beyni de geliştiriyor. Beynin hafıza merkezi düzenli egzersiz ile birkaç ay içerisinde büyüyebiliyor, benzer bir durum düzenli zihinsel aktivite sırasında da görülebiliyor. Yeni bir dil öğrenmek, bir müzik aleti çalmayı öğrenmek gibi. Bu olumlu etkinin oluşması için dilin öğrenilmesi de muhtemelen gerekmiyor, çalışmak yeterli. Çalışma bırakıldığında ise her şey eski haline döner.

Sağlıklı beslenme olumlu etkiiler. Bol meyve, sebze içeren ve ağırlıklı zeytinyağı kullanılan diyetler hafıza dahil pek çok beyin fonksiyonu üzerine olumlu etki yapar. Şekerin az tüketilmesi de önemli ancak probiyotik bakterilerin bilişsel fonksiyonlar üzerine etkisi hala tartışmalı.

Kaliteli uyku hafızayı kuvvetlendirir. Sağlıklı bir uyku, güçlü bir hafıza için gereken faktörlerden bir tanesi. Az uyuyan veya kalitesiz uyuyan kişilerde öğrenme güçlükleri ve hafıza problemleri görülebiliyor. Uyku aynı zamanda beyinde temizlik görevi üstleniyor. Alzhemier hastalarında beyinde biriken amiloid proteini uyku sırasında beyinden uzaklaştırılır.

Beynin yüzde sekseni sudur. Bu sebeple tezgahlarda ve televizyonlarda görülen beyinler çok da gerçeği yansıtmaz. Yaşayan bir beynin dokusu daha çok bir jöleye benzer. Bu sebeple vücut suzuz kaldıkça beyin etkilenir ve ciddi baş ağrılarına sebep olur.

 

  

Yorumlar