Bugün yazıma müsaadenizle kitabın tam ortasından başlayacağım…
Saatte 15.000 kişinin doğup, 6000 kişinin öldüğü bir dünya da yaşıyoruz değil mi?
O vakit kıymetli dostlar bilesiniz ki şu ahir ömrümüzde;
Yaşıyorsak, bizim için hala ‘’hayat’’ var demektir.
Yaşıyorsak, bizim için hala ‘’umut’’ var demektir.
Yaşıyorsak, katlanacağımız daha çok ‘’dertlerimiz’’ var demektir.
Evet, biz dertliyiz…
Asla dertsiz ve gamsızda olamayız..
Çünkü biz insanız!
Bedenimizle değil ruhumuzla insanız…
Yaratılmışların en şereflisi ‘’Eşref-i Mahlûkatız…’’
Tüm dünyada savaş, siyasi kargaşa, etnik çatışmalar ve terör olayları yaşanıyor iken,
Suçsuz masum insanlar sırf Müslüman oldukları için vahşice öldürülüyor iken,
Evden kaçanların, uyuşturucu kullananların sayısı hızla artıyor iken,
Şiddet ve tecavüze uğrayan mazlumların haddi hesabı yok iken,
Arsızlık, hırsızlık, çeteleşme, işsizlik, fakirlik, almış başını gidiyor iken,
Sağlık problemleri, ailevi problemler, maddi problemler, ruhsal problemler iyice şerbetlenmiş iken,
Steril olmayan şu üç günlük dünyada…
O vakit bilesin ki sende asla dertsiz olamazsın!
‘’Dünyanın böyle bir yer olduğunu bilseydim, ben bu dünyaya gelmezdim.’’ Demek gibi bir lüksünün olmadığını sende çok iyi biliyorsun değil mi? Ve dahi anneni, babanı ve doğduğun yeri seçemediğini bildiğin gibi…
Kıymetli dostlar; Her ne olursa olsun şu yalan dünyanın hiçbir derdi bizi asla yıldırmamalıdır. Çünkü bizler bu dünyaya imtihan için gönderildiğimizin farkındayız. ‘’Allah’a inanıyor güveniyor ve ona sonsuz itimat ediyoruz.’’ Başımıza gelebilecek tüm sıkıntıların üstesinden gelebilecek motor gücümüz, imanımız var çok şükür. Mutluluğa giden bu meşakkatli yolda işte sırf bu yüzden biz Müslümanlar Allah’tan asla ümidimizi kesmeyiz. Tevekkül, şükür ve sabır ederek, umutsuz ve çözümsüz zannedilen problemlerin alayını çözeriz. Allah’ın izni ile bunların hepsi bizlere vız gelir tırıs gider… Yeter ki bizler ‘’Allah’ın ipine sımsıkı sarılalım.’’
Peygamber efendimiz; “Allah, hayrını dilediği kişiyi sıkıntıya sokar.” buyurmuştur. Bizim sıkıntıdan muradımızda esasen budur. Bizler çok iyi biliyoruz ki; ‘’Allah’ın imtihan yeri olarak tanımladığı dünya hayatı aynı zamanda sıkıntılarında mekânıdır.’’ Biz Müslümanlar bu anlamda sıkıntılara duçar olmayı, ‘’zahmetsiz rahmet olmaz’’ diyerek günahlarımızdan arınmamıza vesile olmasını umarız.
Evet, kaderin ağlarla ördüğü dünya hayatımız, meşakkatli zor ve
sarp yamaçlarla doludur. Her ne kadar havsalamız almasa da ‘’belâ
ve sıkıntı’’ bizim için hayatta olmanın ve yaşamanın bir
diğer yüzüdür. Bize düşen ise böyle bir durumda ‘’cehennem ateşine odun taşımak’’ değil,
bilakis inandığımız hedefe varmak için sabretmektir. Azimle çalışıp çabalamak
ve sonuçlarını telaşsız ve sükûnetle beklemektir. Sabır, acılara ve zorluklara
dayanma gücüdür, manevi bir terbiyedir. Biliriz ki maddi ve manevi sıkıntılar,
bizlerin olgunlaşması adına çetin bir imtihandır. ‘’Sabır
tam olarak işte bu imtihanlardan başarıyla geçmenin diğer adıdır.’’
Her haliyle ümmetine örnek olan Peygamber efendimizin hayatı, ‘’yetimlik
ve yoksullukla’’ başlamıştır. Efendimiz hatayı boyunca çok
büyük sıkıntılara uğramış ve hiçbir zaman ye’se düşmemiştir. Elbette başımıza
gelen üzücü durumların bir hikmeti vardır. Lakin sıkıntı, bizim kulluğumuzun
derecesini göstermemize de bir vesiledir. Yani esasen ‘’Eğer
sıkıntı yoksa asıl o zaman bizim için sıkıntı vardır.’’
Ezcümle demem o ki kıymetli dostlar; Mümin bir insan sıkıntıya düştüğü vakit önce bunun Allah’tan olduğunu bilmeli, Allah’ın üzerindeki nimetlerini hatırlamalı, sonrada ümit var olup sabır etmelidir.
Mevlana hazretlerinin buyurduğu gibi ;" Sıkıntılar misafirdir, gelir ve gider. Önemli olan gönderenin hatırına o misafire sabretmektir…"
Yorumlar (0)
Babanın Çocuk Gelişimindeki Yeri
Değersizlik Duygusu
Yapay zeka tenolojisi 2025’in en çok konuşulan konusu
Uzun ömrün sırrı iyimserlik
Kış günleri için sağlıklı yemek seçenekleri: Yuvalama
Hem okuyorlar hem kazanıyorlar: Bir yılda 19 milyonluk ciro!
Çocuklarda İdrar Kaçırma Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri
Dengeli Hayat
Önlenebilir ve Tedavi Edilebilir Bir Sorun Olan Göz Kuruluğu Yaygın Bir Sorun
Elleri ve ayakları tutmayan Batmanlı Abbas’ın mucizesi
Kış, sadece soğuk değil, yenilenme mevsimidir
Çam Kozalağından Gelen şifa
Geleceğin Mimarları Usta Anneler
Her Şeyi Son Dakikaya Bırakmaktan Nasıl Kurtulabilirsiniz?
Çağımızın Problemi: Öfke
Daha Sağlıklı Bir Yaşlanma İçin, Zihni Güçlü tutacak 5 Kilit Öneri
Hurma Çekirdeğinin Faydaları Nedir. Nasıl Tüketilir?
Unutkanlığa Karşı Yeni Bir Alan mı? Uyku ve Koku İlişkisi
Dijital Çağda Başarılı ve Ahlaklı Çocuk Yetiştirmek
Keledoş veya Kelekoş
Anlaşılmak: Temel Bir İhtiyaç
Haz odaklı yaşam psikolojik çürümenin kapısını aralıyor
Mizahın gücü ve depresyon: Bilişsel esnekliğin bilimsel mekanizması
Güvenmek ve güvenilir olmak,
Şeb-i Yeldâ Nedir?
Hititlerde Tıp: Şifanın Bedenle Sınırlı Olmadığı Bir Dünya
Tevbelerimiz sadık mı?
Trabzon Hurmasıyla Gelen Şifa
Yeni Neslin Sessiz Tehlikesi: Cep Telefonu Kamburluğu!
İnsan zihni neden olumsuza odaklanır, bu eğilimle nasıl başa çıkılır?
Sıcak bir sarılma neden bu kadar iyi hissettiriyor?
A vitamini içeren gıdalar nelerdir
Çocuk, sınırsızlıkta değil, sınırda büyür
Karı-Koca Arasında Sevgi Bağını Geliştirme ve Devam Ettirme
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Gelişim, zorluklarla yüzleştiğimizde başlar”
DUA
Mukus nedir, Vücuttaki işlevleri nelerdir
Her sabah 5 ıslatılmış badem tüketmenin mucize etkisi
Aşil Tendonu Nedir? Aşil Tendiniti Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi
