Sabah güneşi depresyondan koruyor

Halis Sağlık

  /   385   /   25 Nisan 2015, Cumartesi

AA
 Yazdır

Yetersiz güneş ışığı beyinde kimyasal maddelerin düzeylerini ve dağılımlarını bozabildiğinden bazı bireyler depresyona daha açık hale gelir. Bunun için güneş ışığında sabahları yarım saat kadar oturmak mevsimsel geçişlerdeki depresyonu ve halsizliği önler

Mevsim geçişlerinde yaşanan depresyonun sabah güneşiyle önlenebileceği bildirildi

  

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berksun, mevsimsel geçişlerde biyolojik saatin bozulmasıyla yaşanabilen depresyonu, sabah güneşini bir süre hissetmenin önlediğini bildirdi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun, mevsimsel geçişlerde biyolojik saatin bozulmasıyla yaşanabilen depresyonu, sabah güneşini bir süre hissetmenin önlediğini bildirdi. 

Prof. Dr. Berksun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hava açık ve güneşliyken neşeli, kapalı ve bulutluyken cansız ve melankolik olan kişilerde çoğu zaman altta yatan sorunun biyolojik saatteki aksamalar olduğunu söyledi.

Mevsimsel geçişlerde görülen depresyonun bazen çeşitli kas ve baş ağrıları, kabızlık, bulantı gibi bedensel yakınmalara da yol açabildiğine işaret eden Berksun, "Belirtilerin süresi birkaç haftayı buluyorsa 'mevsimdendir geçer' demek yerine tedaviye başvurmak gereklidir. Yetersiz güneş ışığı beyinde kimyasal maddelerin düzeylerini ve dağılımlarını bozabildiğinden bazı bireyler depresyona daha açık hale gelir. Bunun için güneş ışığında sabahları yarım saat kadar oturmak mevsimsel geçişlerdeki depresyonu ve halsizliği önler" diye konuştu

Depresyona yakalanma riski kadınlarda daha fazla

Berksun, kadınlarda depresyona yakalanma riskinin erkeklere oranla iki kat daha fazla olduğuna dikkati çekerek mevsimsel geçişlerde de depresyona kadınların daha sık yakalandığını anlattı. 

Depresyonun toplumun yüzde 10-15’inde izlenen bir tıbbi hastalık olduğunu dile getiren Berksun, şunları kaydetti:

"Mevsimsel depresyon durumlarında kişinin dikkatini toplayamaması ve unutkanlığı sebebiyle iş performansı düşer. İsteksizliği ve yapacak gücü bulamaması nedeniyle de sorumlulukları aksamaya başlar. Gün ışığından yeterince faydalanmanın yanı sıra düzenli uyumaya dikkat etmek, vitaminlerden zengin bir beslenme düzeni ve hafif egzersizler yapmak kişileri depresyondan korur. Uykuya dalmayı kolaylaştırmak ya da canlılık kazanmak için alkol almak en sık yapılan yanlışlardandır. Alkol hücresel bir zehirdir ve kronik biçimde tüketildiğinde başta depresyon ve kaygı bozuklukları olmak üzere birçok ruhsal hastalığı tetikler. Uzun vadede kendi başına uyku sorunlarına sebep olur. Unutulmamalı ki depresyon duyguları, düşünceleri, davranışları ve bedeni etkileyen bir hastalıktır."

  

Yorumlar