Doğru beslenerek bağışıklık sistemini güçlendirin

Halis Bilgi

  /   473   /   13 Şubat 2016, Cumartesi

 Yazdır

Vücudumuza faydası olan yiyecek ve içeceklerin hangileri olduğunu duymaktan bıktık, diye düşünmeyin. Güzel olan şeyleri tekrar etmek yararlıdır. Bu nedenle bir kere daha okumanızı salık veriyoruz

Beslenirken bağışıklığı güçlendiren gıdalar gözümüzden kaçmasın

  

Beslenmemizde bağışıklığı kuvvetlendiren gıda maddelerini eksik etmediğimizde ve sistemli olarak tükettiğimizde vücudumuza sağladığı faydaları hissedebiliyoruz.

Vücudumuza faydası olan yiyecek ve içeceklerin hangileri olduğunu duymaktan bıktık, diye düşünmeyin. Güzel olan şeyleri tekrar etmek yararlıdır. Bu nedenle bir kere daha okumanızı salık veriyoruz.

 1) Ispanak: Muhtevasında A ve C vitamini sebebiyle çok kuvvetli bir antioksidandır. Barındırdığı vitaminler sayesinde hücreleri korumakta ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına mani olmaktadır. Bağışıklık için haftada 2 öğünde ıspanak tüketmeye itina gösterilmelidir. Muhtevasındaki A vitamininin tesirini gösterebilmesi için haşlamadan içine yağ ekleyerek yapılan sebze yemeği şeklinde tüketilmelidir. A vitamininin alınması için yağ kullanımı lazımdır.

 2) Portakal: C ve A vitaminleri hücreleri korumaktadır. Bu vitaminler antioksidan sınıfındaki vitaminlerdir ve portakal içindeki bol miktarda C ve A vitaminleri ile bilhassa kış mevsiminde bağışıklığı destekleyip kuvvetlendiren bir meyvedir. Üstelik portakalın kan şekerini yükseltmek gibi bir yan tesiri de yok. Şayet reflü problemi yaşamıyorsanız, her gün 2 portakal yiyebilirsiniz. Portakalın kendisi suyundan daha faydalıdır.

 3) Maydanoz: C vitamini yönünden oldukça zengin olan maydanoz, vücudun enfeksiyonlara karşı direncini arttırmakta ve koruma sağlamaktadır. C vitamini yaraların iyileşmesinde fayda sağladığı gibi, bazı toksik maddelerin vücuttan atılmasını da sağlamaktadır. Vücuttaki ödemin atılmasına da fayda sağlayan maydanozu salatalarınızda, sabah kahvaltılarında ya da suyunu sıkarak da tüketebilirsiniz.

4) Balık: Selenyum, protein ve çinko kaynağı olan balık, bilhassa selenyum sayesinde hücre yaşlanmasının önüne geçmekte ve kalp sağlığını korumaktadır. Muhtevasındaki çinko minerali de hücrelerin korunmasında oldukça tesirlidir. Balık tüketmek, vücudun üretmediği omega3 yağ asidi bakımından da çok zengin bir gıdadır. Omega3 vücutta hastalığa sebep olan bileşiklerinde atılmasına yardım etmektedir. Somon, ton ve uskumru balıklarında çok miktarda bulunmaktadır. Her hafta 2-3 kez balık tüketmenizde fayda vardır.

 5) Ceviz ve badem: Bu iki besin E vitamini bakımından çok zengin olup, antioksidandırlar. Bu sayede bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesinde ve korunmasında mühimdir. Ceviz ve badem ihtiva ettiği çinko sayesinde yaraların iyileşmesine de destek vermektedir. Günde 2 tane bütün ceviz ya da 10 tane çiğ badem tüketmeniz faydalıdır.

 6) Yumurta: Vücutta bulunan hücreler bağışıklık sisteminde vazife yaparlar. Bu hücrelerin yenilenmesi ve çoğalması için proteine ihtiyaç vardır. Proteinin yeterli miktarda alınmaması dokularda yıkıma sebep olur ve bağışıklı sistemi zayıflar. Yumurtanın beyazı protein açısından çok zengindir. Sarısında da çok iyi bir antioksidan olan A vitamini bulunmaktadır. Tabii yumurtayı her gün tüketebilirsiniz.

 7) Tam buğday ekmeği: Tam tahıllı ürünlerde B6, B12, pantotenik asit, folat ve riboflavinin gibi B grubu vitaminler bulunmaktadır. Bu vitaminler sinir sistemi üzerinde de oldukça müsbet tesirleri vardır. Lüzumlu posa alımında tam buğday ürünleri tüketilmelidir. Yulaf ezmesi ya da tam buğday ekmeği her gün 6-8 dilim tüketilebilir. Yulaf ezmesini kahvaltıda ya da ara öğünlerde süt ve yoğurtla birlikte yiyebilirsiniz.

 8) Yoğurt: Yoğurt, vücudumuz için faydalı olan probiyotikler ihtiva etmektedir. Bunlar bağışıklık sistemi için büyük öneme sahiptirler. Probiyotikler mikroplara karşı hem vücudu hem de sindirim sistemini korumaktadır. Yararlı bakterilerin çoğalmasına katkı sağlayan yoğurt, zararlı bakterilerin çoğalmasının da önüne geçmektedir. Günlük 1 kase yoğurt tüketmek bağışıklık sistemi açısından oldukça faydalı olacaktır.

 9) Bal: Hakiki balda pek çok bileşen bulunur, ancak tabii şekerler (glikoz, fruktoz, levüloz ve sayısı 20'yi geçen diğer kompleks şekerler) diğer bileşenlerden çok daha yoğundur ve balın büyük bir kısmını (ağırlığının yaklaşık % 80'ini) oluştururlar. Bu hususiyeti ile bal tarih boyunca tatlandırıcı olarak kullanılmıştır ve günümüzde de bu kullanım şekli devam etmektedir. Az miktarda tüketildiğinde vücudun ihtiyaç duyduğu miktarda şekeri almak için iyi bir kaynaktır. Aşırı tüketimi fazla şekere bağlı olarak gelişen sağlık problemlerinin önünü açabilir.

 

  

Yorumlar