Bamya mevsiminde soframızda eksik olmasın

Şifa Bahçesi

  /   884   /   27 Haziran 2020, Cumartesi

 Yazdır

  

Bamya bir çok yörede farkıl şekillerde pişirilerek tüketilen, özel günlerde özenle pişirilip hazırlanan,  kimi yörelerde bayram sofralarının vazgeçilmezi,  bazı yerlerde düğün yemeklerinin baş tacı olan, kısacası güzel yurdumuzun her bir köşesinde genelde sevilerek tüketilen, yazın tazesi ile diğer mevsimlerde ise kurutulmuş hali ile yemek kültürümüzde önemli bir yere sahip olan bir yaz sebzesi.   Yaz mevsiminin gelmesiyle pazarlarda ve manavlarda görmeye başladığımız bamyanın özelliklerini ve insan sağlığına katkılarını ne kadar biliyoruz

 Bamya Türkiye’nin hemen hemen bütün bölgelerinde yetişen bir sebze olmakla birlikte, Marmara, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da daha çok ticari amaçlı  yetiştirilir. Bir çok çeşidi bulunan Bamya’nın en yaygın olanı, “Çiçek Bamyası” türüdür. “Çiçek Bamyası” kurutulması, küçük olması koyu yeşil renkli olması ve diğerlerine oranla daha lezetli olması açısından dikkat çekmektedir.  Ayrıca, Sultani, Bornova ve Tombul bamya türleri de ülkemizde yetişen ve tüketilen bamya türleri arasındadır.

Bamya yeşil ve küçük iken yenirse lezzetlidir.  1 ila 7 cm uzunluğunda olan taze yeşil bamya ile farklı yörelerde değişik yemekleri yapılmaktadır. En yaygın yapılan türleri ise zeytin yağlı bamya ve bamya  çorbasıdır.

Geçmişten bu yana bamya sofralarda seçkin yerini alsa da tıpta da bolca kullanılmış ve kullanılmaya da devam edilmektedir. Bol lifli A, C ve B kompleks, niasin,tiamin ve B-6  vitaminleri açısından zenginliği, içinde barındırdığı demir, manganez, magnezyum pantotenik asit özellikleri de vücudun bir çok bölgesine şifa olarak  hizmet etmektedir.

İçinde bulunan salgılar eklemlerdeki sıvı kayıplarını önler, içinde var olan lifler bağışıklık sistemini güçlendirir, kötü kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olur, kalp ritimini dengeler ve olası felç riskini  giderir. İçinde bulunan C vitamini özelliği ile toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Protein özellikleri ile  kanserli hücrelerle savaşarak hücrelerinin  büyümesini önler.

Bamyanın geleneksel tıptaki yeri nedir?

Bamya, geleneksel tıpta “soğuk ve rutubetli” özelliğe sahiptir. Bu yüzden sıcak mizaçlılar için oldukça yararlıdır. Rutubetli olması da özellikle eklemlerdeki sıvı kaybına karşı  etkilidir.

İltihap sökücü özelliğini de hatırlatarak, bamyanın  geleneksel tıpta nerelerde kullanıldığını kısaca aktarmakta yarar var.

Diyabeti önleyicidir. Prostatı güçlendirir, iltihap söktürücü özelliği vardır, guatır hastalarına iyi gelir,  vücutta “sovda”, “balgam” ve “safra” maddesini (hıltlarını) dengeler. kansızlık için iyidir,  ses kısıklığına faydalıdır, öksürük ve nefes darlığına yararlıdır. Hazmı kolaylaştıran özelilği ile kabızlığı gidererek sindirim sistemini rahatlatır.

Yemek olarak tüketilmesinin yanı sıra,  ciltteki yaşlı hücrelerin temizilenerek cilde canlılık vermesi ve amacıyla maske olarak, saçların güçlendirilmesi için iyice yıkanmış saçlara bamya salyasının iyice yedirilerek ( bir jöle olarak kullanılması),  saçlardaki kepeklenmeye karşı saçların nemlendirilerek, bamyanın salyasının saç diplerine yedirilmesi şeklinde kullanılır. Ayrıca eklemlerdeki sıvı kayıplarının önlenmesi, romatizmal hastalıklar ve kemiklerin güçlendirilmesi için orta boy bamyaların yemek yapılarak 15 gün süreyle yenilmesi tavsiye olunur.

Bir çok yararını saydığımız bamyanın dikkatil kullanılması gereken durumları da gözönüne almak gerekir. Kan şekerini düşürücü özelliği olan bu sevilen sebzeyi şeker hastalarının kontrolsüz kullanmaması tavsiye edilmektedir. Özellikle uzun süre tedavi amaçlı kullanmayı düşünüyorsanız bunun doktor kontronünda yapılması önerilir.

Ayrıca kan sulandırıcı ilaçlar kullanan ve böbrek rahatsızlığı bulunan kişilerin daha dikkatli kullanması gerekir

  

Yorumlar