Aile bağları intiharı önlüyor

Örnek - Halis Bilgi

  /   354   /   24 Ağustos 2014, Pazar

Zaman
 Yazdır

Türkiye’de sayıları 300 bini aşan atanamayan öğretmenlerin yüzde 35’i işsizlik nedeniyle intiharın eşiğine geldi.

Aile bağları güçlü olan gençlerin, intiharı daha az düşündüğü ortaya çıktı

  

Türkiye’de yaşanan siyasî, sosyal ve ekonomik problemler, birçok kişiyi cinnete ve intihara sürüklüyor. Son 12 yıl büyük artış gösteren intihar vakaları 2013’te tam 3 bin 189’a yükseldi. İntihar oranlarını açıklayan TÜİK, artışın sebebini ekonomik problemler olarak gösterirken, uzmanlar gençlerde yitirilen değerlere dikkat çekiyor.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, ruh ve sinir rahatsızlıkları nedeniyle 2013’te 9 milyon 258 bin 37 kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğunu açıkladı. Bu nedenle de 25 milyon 958 bin 726 kutu antidepresan ilaç tüketildi. 2013 intihar oranlarını açıklayan TÜİK, intihar artışının sebebini ekonomik problemler olarak gösterirken, uzmanlar gençlerde yitirilen değerlere dikkat çekti.

İntihar artışını öğretmenler üzerinden ele alan Bağımsız Eğitim-Sen’in yaptığı araştırmaya göre ise Türkiye’de sayıları 300 bini aşan atanamayan öğretmenlerin yüzde 35’i işsizlik nedeniyle intiharın eşiğine geldi. Atanamama süresi arttıkça öğretmenlerde sinirsel rahatsızlıkların ve buna bağlı olarak intihar eğiliminin artması da araştırma kapsamında ortaya çıktı. Mersin’de bunalıma giren polis memuru 51 yaşındaki Turgut Can, oturduğu sitenin bahçesindeki otomobilin içinde tabanca ile intihar etti. Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde 3 yıllık evli 30 yaşındaki Remzi Bakıcı ise borç yüzünden annesinin mezarı başındaki ağaca kendini asarak intihar etti.

Rize’de bıçakla yaralama suçu nedeniyle Kalkandere L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan 22 yaşındaki Bora Sarı da kendini asarak intihar etti. Adana’da psikolojik sorunları olduğu belirtilen 28 yaşındaki Aykut Topaloğlu, 5’inci kattaki evlerinin balkonundan atlayarak intihar etti. Bilecik’te intihar eden 24 yaşındaki polis memuru Tufan Kuvan, memleketi Ordu’nun Altınordu ilçesinde gözyaşları arasında toprağa verildi.

Bunlar son 3 üç ay içerisinde medyaya yansıyan intihar olaylarından sadece birkaçı. Ne var ki intihar vakaları birkaç örnekle sınırlı kalmıyor. Hemen her gün gazete sütunlarına yansıyan vakalar artık 3. sayfa haberleri olmaktan çıktı. Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri haline gelen intihar vakalarındaki artışı istatistiki veriler de ortaya koyuyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bu konuda yaptığı 2013 yılındaki son araştırmasına göre ölümle sonuçlanan intihar sayısı, 2013 yılında 3 bin 189 oldu. İntihar edenlerin yüzde 72,7’sini erkekler, yüzde 27,3’ünü kadınlar oluşturdu. Kaba intihar hızının en yüksek olduğu il yüz binde 9,33 ile Karaman oldu. Kaba intihar hızının en düşük olduğu il ise yüz binde 0,74 ile Gümüşhane oldu.

HER İNTİHAR VAKASI TOPLUMA BİR İMDAT ÇAĞRISIDIR

Uzmanlara göre intihar psikolojik bir sorun gibi görünse de artış göstermesi sosyolojik bir problem. Ekonomik temelli sıkıntılar, işsizlik, rekabetle birlikte artan bireysellik ve ailelerin dağılması gibi temellere dayanan intiharlar esas itibarıyla intihara girişen birey tarafından ‘mesaj verme’ kaygısını içeriyor. Uzmanlara göre  ölmeyi istemek artık başka çare kalmadığı mesajı vermektir ve her intihar bir imdat çağrısı. İnsanın hayata dair umudunun kalmamasının en önemli sebebi ise dini-ahlaki değerlerin azalması ve bireyin otokontrolünü sağlayacak manevi bir mekanizmanın bulunmaması.

Yaşa özel intihar hızları incelendiğinde, en çok intihar olayları 75 ve üzeri yaş grubunda görülürken en az intihar olayı 35-39 yaş grubunda görüldü. Kaba intihar hızının en yüksek olduğu yaş grubu, erkeklerde 75 ve üzeri yaş grubunda, kadınlarda ise 15-19 yaş grubunda görüldü. İntiharlar büyük oranda hastalık, aile geçimsizliği, geçim zorluğu, istediği ile evlenememe ve başarısızlık gibi sebeplerden dolayı gerçekleşti. İntihar eden kişilerin yüzde 38,4’ü ilkokul mezunuydu ve en fazla intihar evli olan kişilerde görüldü.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Türk toplumu ile ilgili bir başka  gerçeği ortaya çıkardı. OECD’nin hazırladığı 36 sanayileşmiş ülkeyi kapsayan mutluluk ligi sıralamasında Türkiye sonuncu çıktı. 11 kriter dikkate alınarak hazırlanan raporda gelirden güvenliğe, hayat memnuniyetinden eğitime kadar birçok kriterin dikkate alındığı rapora göre en mutsuz ülke Türkiye. Rapor, intiharların sebebi olarak görülen tükenmişlik ve mutsuzluğun ülkeye ne kadar hakim olduğunu da gözler önüne serdi.

Gençler, manevi boşluklarını dolduramıyor

Marmara Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Balkanlıoğlu, gençlerin intihar etmesiyle ilgili şunları söylüyor: “Bireyin kendisini toplumdan ayrışmış, yalnız ve hayatı anlamsız hissetmesinden dolayı bu intiharlar gerçekleşiyor. Sosyal kontrolün zayıfladığı, aile bağlarının koptuğu ve bireyselleşmenin arttığı toplumlarda bu tür intiharlara rastlanır. Bizim toplumumuzda da bu durumlar ortaya çıktığından, intiharlara daha sık rastlamaya başladık. Sebeplere gelince; bireyin değer yoksunu ve donanımsız olarak yetişmesi, doldurulamayan boşluklara sebep oluyor. Bu boşluğu bir şekilde doldurması gerekiyor ve kimisi zararlı maddeyle, kimisi sevgiliyle kimisi de başka şeylerle doldurmaya çalışıyor. Gençlerimiz değer yoksunu ve donanımsız olarak yetişiyorlar. Yani kendilerini ifade edebilecekleri bir bilgi birikimleri ve kültürleri yok denecek kadar az maalesef. Sanat, edebiyat, dil, müzik ve derinliği olan maneviyat konularında özellikle boşluklarımız var. Manevi duygulardaki zayıflık, intihar oranlarının yükselmesine sebep oluyor. İntihar, eskiden emanete hıyanet olarak görülürdü, şimdi bedeni bir sahiplenme var!”

Balkanlıoğlu, intiharın önlenmesi için çözüm olarak değerler eğitimi ve aile bağlarının güçlendirilmesi ve çocuklara ahlaki değerlerin verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

  

Yorumlar