Verimli uyku, sağlığın başı

Halis Bilgi

  /   227   /   28 Ağustos 2014, Perşembe

Zaman
 Yazdır

Uyku, insanı sağlıklı tutan fonksiyonlardan biri. Düzenli bir uyku olmadığı takdirde bu durum beslenmeye, günlük yaşamda strese kadar birçok problemi de beraberinde getiriyor.

Sağlıklı bir hayatın başında uykunun verimli olmasını sağlamak

  Çok uyuyanlar, çalışmak için daha çok zamana ihtiyacı olanlar, çoğunlukla uyku sürelerini kısaltmak arzusunda. Ancak, uyku süresini belli bir oranın ötesinde kısaltmanın mümkün olmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, yapılan deneylere göre, az uykuyla yetinmenin insan sağlığını bozduğunu vurguluyor.

Uyku, insanı sağlıklı tutan fonksiyonlardan biri. Düzenli bir uyku olmadığı takdirde bu durum beslenmeye, günlük yaşamda strese kadar birçok problemi de beraberinde getiriyor. Yeterince uyumamanın hafıza ve öğrenme kapasitesini olumsuz etkilediğini kaydeden uzmanlar, bu durumun vücudu hastalıklara daha açık hale getirdiğini ifade ediyor. Buna göre sağlıklı olmanın ön koşulu düzenli uyku. Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Murat Aksu, uykunun, yemek yemek, su içmek ve nefes almak gibi vücudun vazgeçilmez bir zorunluluğu olduğunu ifade ediyor. Uyku sürelerinin genetik faktörlerin etkisiyle kişiden kişiye değiştiğini anlatan  Prof. Aksu, bu sürenin 4-11 saat arasında farklılık gösterdiğini aktarıyor. Doğuştan itibaren belirlenmiş olan bu uyku süresini belli limitler dışında değiştirmenin mümkün olmadığını belirten Aksu, “Uyku, hayatımızda feragat edilmemesi gereken bir dönem. Sağlıklı olmanın ön koşullarından biri sağlıklı uyumaktır. Bu nedenle bebeklikten itibaren uyku hiçbir yaşta boşa geçirilen bir dönem olarak görülmemeli.” diye vurguluyor.

    Uyku süresini kısaltmak zorunda kalındığında uyku yoksunluğu sonucu istenmeyen belirtilerle karşılaşıldığını dile getiren Prof. Aksu, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yetersiz uykunun kısa vadedeki en belirgin sonucu, hafızamızın ve öğrenme kapasitemizin kötü etkilenmesi, öğrenme güçlüğü çekilmesi ve hastalıklara daha açık hale gelinmesidir. Üniversite öğrencileri ile yapılan bir çalışmada, kısa bir zaman diliminde uyku süresinin kısaltılması mümkün olmamış, deneklerde ertesi gün yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon güçlüğü ve hafıza bozuklukları gibi şikayetler saptanmış. Deneye katılanlar, uygunsuz zamanlarda uyku ihtiyaçlarına yenilip, uyuya kalmışlardır. Kısacası uykudan feragat edip daha iyi öğrenemezsiniz. Bu nedenle kalıcı belleğin oluşması için uyku şart.”

    Türkiye’de yapılan araştırmalarda, toplumun büyük çoğunluğunun yaklaşık yüzde 75’inin 7-8 saat süreyle uyuma alışkanlığına sahip olduğunu anlatan Prof. Aksu, Türkiye’de, toplumun sadece yüzde 10’unun, 6 saatin altında bir uyku ile hayatını sürdürdüğünü vurguluyor.

  

Yorumlar