Çocuğunuza “Hayır” Demenin Yolları

Halis Çocuk - Örnek

  /   364   /   23 Aralık 2014, Salı

 Yazdır
Çocuğunuza ‘hayır’ı anlatmak, ilk başlarda zor görünse bile biraz sabırla kolaylıkla üstesinden gelebileceğiniz bir durumdur.

  

Bir markete girdiniz ve 5 yaşındaki çocuğunuz sizden çikolata ve cips istiyor ve “siz hayır alamam” dediniz, marketin orta yerinde kendini yerlere attı ve ağlıyor. Çözümü cipsi almakta buluyorsanız hata yapıyorsunuz demektir. Uzman Psikolog Ayben Ertem istediğini yaptırabilmek için zorluk çıkaran, hayırdan anlamayan çocukları anlattı.

Böyle bir olayın çözümü sabır gerektiriyor. İstediğinin yapılmasının yani cipsi almanın yanlış bir çözüm olduğunu belirten Ayben Ertem,

“Çocuğunuzu marketten çıkarın, gerekirse kucağınıza alın, bir yere oturtun ve susuncaya kadar sessiz bir şekilde başına bekleyin diyor. Sakinleştikten sonra- ki bu dakikalarca sürebilir-  “sakinleştin mi ve şimdi içeri girip alışverişimize devam etmeye hazır mısın” diye sorun ve tekrar içeri girin. Herhangi bir yorum yapmadan onun sizin istediklerinizi raflardan almasını sağlatarak alışverişte yardım etmesine izin verin”diyor.

Ağlamanın, yerlere yatmanın işe yaramadığını ona gösterin

‘Tutarlılık’ sizin en önemli anahtarınız. Bir kere “hayır” kelimesi ağzınızdan çıktığında tutarlı olun. Çocuğunuz bunu manipule etmeye çalışsa da, ağlasa da kendini yerlere atsa da hayır kelimesi hayır olarak kalmalı. Çünkü çocuk o zaman ağlamanın kendini yerlere atmanın işe yaramadığını görecek. Tam tersi olduğunda “ağlarsam ya da kendimi yere atarsam annem ya da babam istediğimi yapacak” diye öğrenebiliyor.

Çocuklarınızla dakikalarca niçin hayır dediğinizi de konuşmayın. Net olun, bir cümleyle neden hayır olduğunu açıklayın ve her seferinde sorduğunda da yeni açıklamalar eklemeyin.

Birçok anne babanın bazı zayıf tarafları vardır; ne zaman tutarlılık bozulsa bu zayıf noktalardan birisinin devreye girdiğini görürüz. Çocuklar zayıf tarafları görürse o düğmeye sürekli basarlar ve sizin o döngüden çıkmanız mümkün olmaz. Bu zayıf noktalardan bir tanesi ve en sık karşılaştığım “ zaten çalışıyorum çocuğumu çok az görüyorum, senden nefret ediyorum dediğinde bu beni çok üzüyor ve istediğini yapıyorum” oluyor. Hatta anneler kendilerine gerekçe göstermek adına “canım kural benim çocuğumdan önemli mi, canı çıktı ağlamaktan, dediğini yapsam ne olur ki o benim çocuğum sonuçta” diyerek kendilerini rahatlatıyorlar. Bunun yerine çocuğunuz sizden nefret ettiğini söylediğinde “şu an çok kızgınsın ve beni sevdiğin halde nefret ettiğini söylüyorsun, kızgın olmanı anlıyorum ama bunu başka şekilde ifade edebilirsin” diyebilirsiniz ve yine söylediğini yapmasanız da onun duygularını anladığınızı ama her istediğinin yapılmayacağını konuşabilirsiniz.

“Ebeveynlik yapın”

Sağlıklı çocuklar yetiştiren ailelerde kesin sınırlar ve kurallar vardır, herkesin rolü, sorumlulukları bellidir. Ebeveynler ebeveyndir; çocukların oyun arkadaşları değildir ve aynı seviyede değildirler. Çocuklar anne babalar için çok önemli olsa da, çocuk merkezli ya da çocuğun yönettiği bir aile olamaz. Anne babalar çocuklara iyi birer rol modeli olmalı; kurallarında, davranışlarında ve sözlerinde tutarlı olmalıdırlar.

Bazı ebeveynler çocuklarının ısrarlı hallerine bağırıp çağırıp hatta çocuklarına vurabiliyorlar. Bu da çok büyük çatışmalar meydana getirir ve sağlıklı bir iletişim değildir. Kurallar ve sınırlar ne kadar net olursa ve anne baba da kendi aralarında tutarlı olurlarsa çocuklar da bu netliği yıkmaya çalışmaktan vazgeçerler bir süre sonra ve anne babalar da bağırmak ya da vurmak zorunda kalmazlar.

Yemek yedirmek sorun mu oluşturuyor?

Ebeveynler genellikle çocukları yemek yemeyince çok endişeleniyor; ya kendileri yedirmeye kalkıyor ya da saatlerce arkalarından dolaşıyorlar.

Masada oturarak herkesle birlikte kendi yemeğini yemesi bir aile kuralıysa çocuğunuzun da bu kurala uyması gerekir. Masada oturmak yerine televizyon seyretmesine izin vermemelisiniz; eğer bunu bir defa öğrenirse her seferinde yemek yemek yerine televizyon izlemeyi seçecektir.

Küçük çocuklar zaten çok fazla yemek yemezler dolayısıyla tabağına bitirebileceği kadar az miktarda yemek koyun. Yemeğini yese de yemese de hep beraber yemek bitene kadar sofrada oturacağını söylemelisiniz. Günde 3 öğün yemeyen çocukların anneleri çocuğum yemek yemiyor diye kaygılanabiliyor. Ancak arada o kadar çok abur cubur yemiş oluyorlar ki zaten yemek yemeğe yer kalmıyor midelerinde. Dolayısıyla yemeklerden önce abur cubur vermemeye dikkat edin ama yine de yemek yememekte ısrar ederse kendisi acıkıp mutlaka yemek isteyecektir. Onun arkasında dolanıp yemek yedirmeye çalışmayın.

Aynı şeyi defalarca soran çocukla iletişim

Anne: Sen hiç “soruldu ve cevaplandı” diye bir şey duydun mu?(muhtemelen hayır diyecektir)

Anne: Sen bana biraz önce …..  yapabilir miyim diye sordun mu? (evet diyecek)

Anne: Ben cevap verdim mi? (evet diyecek)

Anne: Peki ben bu soruyu defalarca sorarsan cevabımı değiştirecek gibi görünüyor muyum? (ses gelmeyebilir ya da sinirlenip uzaklaşabilir)

Bir süre sonra tekrar geldiğinde ve aynı soruyu sorduğunda sadece “soruldu ve cevaplandı” demeniz yeterli.

Takıntılı, hiperaktif ya da otistik bir çocuğunuz varsa bu soruyu ve cevabını yazarak da yapabilirsiniz. Onun göreceği bir yere bir tahtaya ya da renkli bir kâğıda yazıp asabilirsiniz. Bunu küçük çocuklarla bir nevi oyuna da dönüştürebilirsiniz.

  

Yorumlar