Haya İmandandır

Örnek - Halis Bilgi

  /   534   /   02 Mayıs 2015, Cumartesi

Milligazete
 Yazdır

Utangaçlık sorun haline gelmişse kişinin yardım alması gerekir. Bunun yanında çevre desteğini de küçümsememek gerekir. Kişinin utangaçlıkla ilgili şemasının değişmesi için yardımcı olunmalıdır.

Haya güzel, utanmak güzel de Hastalık boyutlu olmasa

  

"Haya İmandandır" diyen peygamberin ümmetiyiz. Haya'yı yaşayan ve teneffüs eden bir toplumuz. Fakat, Haya'nın, utanmanın bir sınırı ve bir çerçevesi vardır. Bu çerçeve içerisinde bir pratiği yakalamakta önemlidir. 

Haya'nın, Utanma'nın aşrı boyutu kişilik bozukluğuna da neden olabiliyor. Bu dengeyi sağlama da gerekli. "Haya imandır" diyen peygamberin hayatının bu yolda örnek olması bize yön verecektir hiç kuşkusuz. Utanmak ile utangaçlık farklı boyutlarda. utangaçlık bir davranış bozukluğuna kadar uzanır. Milli gazetede utangaçlık konusunda kaleme alınan yazı okumaya değer...

Yeni bir ortama girdiğinizde yüzünüz kızarıyor ve kendinizi ifade etmekte zorlanıyor musunuz?

Yeni biriyle tanıştığınızda beğenilme kaygınız ağır basıyor ve heyecanlanıyor musunuz?

Bir konuda konuşmak istediğinizde yüzünüz kızarıyor, kalp atışlarınız hızlanıyor mu? Biri hatanızı söylediğinde kendinizi kötü hissediyor ve ortamı terk etmek istiyor musunuz?

Başarısız olduğunuz anlarda, kendinizi eve kapatıp insanlarla karşılaşmaktan kaçınıyor musunuz?

Biri bir soru sorduğunda heyecanlanıyor cevap ermekte zorlanıyor musunuz?

ABD’li Battler, hastalarının bu duygularına yoğunlaşarak büyük başarı elde ettiğini söyler. Bunun için şu önerileri yapar:

Utangaçlığın temelini bulun.

Konuşarak kişiye farkındalık kazandırın. Küçük uygulamalarla sorunu ortadan kaldırın.

Utangaçlığın Nedenleri

Çocukluk döneminde kişinin aşağılanması, cezalandırılması. Anne baba tarafından hayal kırıklığına uğramış olması, baskıcı aile ortamı. Aile tarafından sevgi ve ilgi ile desteklenmemiş olmak. Ailede ters giden bir şey olduğunda çocuğun suçlanması

Anne babanın sürekli değersiz işe yaramaz olarak damgalamaları

Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Utangaçlık sorun haline gelmişse kişinin yardım alması gerekir. Bunun yanında çevre desteğini de küçümsememek gerekir. Kişinin utangaçlıkla ilgili şemasının değişmesi için yardımcı olunmalıdır. Bu konudaki kaygılarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorgulanmalıdır. Hata yapabileceğini, her insan için bu riskin olduğu belirtilmelidir. Kişi yeni ortamlara teşvik edilmeli ve cesaretlendirilmelidir.

Hayatınızı Zorlaştırabilir

Utangaçlık insanın fıtratında vardır. Belli sınırları aşmadığı sürece sorun olarak görülmez aksine bulunması uygundur. Fakat kişinin yaşamına zarar getirmeye başladığında artık bir sorundur. Kişinin hayatını etkileyen utangaçlıkla yaşamak kolay değildir. Kişi sürekli takip edildiğini, reddedileceğini yetersiz görülebileceğini düşünmekte ve kendini kötü hissetmektedir. İnsanlarla bir aradayken şu düşüncelere kapılmaktadır:

Düşüncelerimi ifade edersem beni beğenmeyebilirler.

İnsanlar beni aptal yerine koyabilirler. Eğer güzel konuşamazsam aşağılanabilirim

Konuşurken sesim kötü çıkarsa gülebilirler.

Kendimi kontrol edemeyebilirim

Kalbim çarpıyor bu halde nasıl konuşacağım

Acaba nasıl görünüyorum

Biran önce konuşup buradan ayrılsam

Sanki bütün insanlar bana bakıyorlar

Benim ne kadar beceriksiz olduğumu düşünüyorlar

Ani hava değişimleri hastalıklara davetiye çıkarıyor

Uz. Dr. Mustafa Bostancı, ani ısı değişikliklerinin yaşandığı bugünlerde hastalıklara yenik düşmemek için dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Güne başlarken şiddetli rüzgar ve soğuğa maruz kalıp, öğleden sonra ani sıcak ve boğucu hava ile yüz yüze gelenlere uyarılarda bulunan Bostancı, giyecekler konusunda şaşırdıklarını ve bahar aylarında sıkça karşı karşıya kaldığımız durumlar olduğunu belirtti. Uz. Dr. Bostancı, “Mevsim geçişleri yaşanırken meydana gelen ani ısı değişimleri, bizi hazırlıksız yakaladığı için pek çok hastalığa yol açabiliyor. Hava şartlarındaki ani değişimler bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Sağlıklı bir kişide görülmesi gereken ortalama vücut ısısı 36,5-37 derecedir. Bu ısı ayarının beyindeki kontrol merkezi, dış ortam ile ilgili gerekli uyarıları alıp, kan damarları, ter bezleri, akciğer, deri, böbrekler, böbrek üstü bezleri, yağ dokusu ve kaslar ile ısıyı dengelemeye çalışmaktadır. Damarların genişlediği, büzüldüğü, ter bezleri salgılarının artıp azaldığı bu düzenleme sırasında terleme duygusu veya üşüme duygusu da ortaya çıkar. Denge sağlanırken, ihtiyaca göre, böbreklerdeki su da tutulmakta veya atılmaktadır. Hava şartlarında ani değişimler meydana geldiğinde, hissedilen rüzgar ve soğuk vücudumuzu hazırlıksız yakalayarak bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden olmaktadır. Direncin düştüğü bu zayıf dönemde hastalıklara yakalanmak da kaçınılmaz hale gelebilmektedir” dedi.

  

Yorumlar