İnsan, sosyal varlık

Örnek - Halis Bilgi

  /   432   /   04 Mayıs 2015, Pazartesi

Milligazete
 Yazdır

Sosyalleşme kişinin yaşadığı toplumun örf, adet, gelenek, inanç ve değerleriyle bütünleşmesi ve bu değerlere uyum göstermesini mümkün kılan bir süreçtir.

Toplumu oluşturan unsur İnsan

  

Sosyalleşme kişinin yaşadığı toplumun örf, adet, gelenek, inanç ve değerleriyle bütünleşmesi ve bu değerlere uyum göstermesini mümkün kılan bir süreçtir.

Bu süreç doğumla ölüm arasındaki hareketli maratonu kapsamakta ve bu zaman zarfında kişinin sosyal bireysel ve ideolojik yapılanmasını da sağlamaktadır. Aile bireyin sosyal edinimlerinin ilk şekillendiği küçük bir kurumdur. Orada ilk tohumlar atılır, yetişmeye, olgunlaşmaya ve büyüyüp serpilerek ürün elde etmeye bırakılır. Burası ilkokuldur ve aile bireyleri ilk eğitmenlerdir.

Sosyalleşmenin bir bütün olarak gerçekleşmesi, zamanın yelkovanları arasında yavaş yavaş gün yüzüne çıkar. Bir insanı gördüğümüzde onun yaşadığı topluma uyum sağlaması için hangi aşamalardan geçtiğini pek düşünmeyiz önce. Küçük bir filiz gibi aileden okula, okuldan işe, işten çevreye kadar yayılan geniş bir yelpazeden geçmiştir kişi. Çünkü sosyalleşme hemen gerçekleşebilen bir şey olmayıp doğumla yaşam arasındaki o zaman tünelinin içerisine yayılmaktadır.

Aile bu noktada bir başlangıç noktasıdır ve ailede bireyi bireyde toplumu görmek mümkündür. Aile içerisinde bireyin ruhuna ekilen sevgi, saygı, merhamet, adalet duyguları, ahlaki normlar, yazılı ve sözlü kuralların örfe göre benimsetilmesi bireyin bütün hayatı boyunca faydalanacağı birer değer olmaktadır. Çocuk dışarıda kendisini bekleyen o koca kalabalıklara bu deneyimlerle çıkma yeterliliği kazanır. Henüz yeni doğmuş bir bebekken, gayri ihtiyari gülümseyen, anlamsız sesler çıkaran, objeleri parmak uçlarıyla tanıyan insanların seslerini ayırt eden, evin eşyalarını karıştıran o çocuk bütün hayat deneyimlerini ailede gerçekleştirmiş ve artık dışarıya uyum sağlayabilmektedir. Çocuk hayatı evde anne babadan öğrenmektedir.

Hz. Peygamber’in aile hayatı

Hazreti Peygamber hanımlarının evi mescide bitişikti. Efendimiz eve girdiğinde selam verir, ev halkına hal hatır sorar ve onlarla sohbet ederdi. Ev işlerinde eşlerine yardım ederdi. Rivayetlere göre Hz. Peygamber söküklerini kendisi diker, evde ne bulduysa yer, eşlerine yardımcı olurdu. Eşleri arasında adil davranır birini diğerine üstün tutmazdı.

Hz Peygamber çocuklara ve gençlere karşı da son derece müşfikti. Onun sade bir yaşantısı vardı. Bazen bir hasır üzerinde yatar bir hurma ile yetinirdi. Eşlere şu tavsiyeleri yapmaktaydı: Sizin en hayırlınız ailesine en iyi olanınızdır. Ben de aileme iyi olanınızım. (Mace Cilt5 Syf 461)

  

Yorumlar