Nasıl bilgi ediniriz

Örnek - Halis Bilgi

  /   533   /   09 Mayıs 2015, Cumartesi

Milligazete
 Yazdır

Bellik sistemi kısaca şöyle işler: İlk değerlendirme (duyum algı düzeyinde gerçekleşir, acı, tatlı)

Alğılarla başlayan öğrenme

  

Bellik sistemi kısaca şöyle işler: İlk değerlendirme (duyum algı düzeyinde gerçekleşir, acı, tatlı…)

Kısa süreli bellek- (1. kayıt)

 Uzun süreli bellek- (2.kayıt)

Kısa süreli bellek bilgiyi sürekli prova eder, ancak kapasitesi sınırlıdır, çünkü çok hızlı işlemektedir.

 Kısa süreli bellek çalışma belleğiyle yakından alakalıdır.

Çalışma belleği, bilginin hazır bir şekilde geri getirilmesini sağlayan bellektir. Uzun süreli bellek ise, bilgileri geri getirilmek üzere saklıyor, ihtiyaç olduğunda kısa süreli belleğe ulaşıyor bilgileniyor ve istenilen bilgiyi çıkarıyor.

ALGILAMA SÜRECİ

Algılama sürecinde, gelen duyuların kimisini seçme kimisini eleme, kimisini ön planda tutma ve beklentilere göre anlam verme şeklinde düzenleyerek, belli aşamalar dâhilinde gerçekleştirmektedir.

Bunlar şu başlıklar altında toplanmaktadır

A- Seçici dikkat: Duyu organlarımızın yakaladığı uyarıcıların ancak bir kısmını seçerek algılarız. Beynimizin giren duyu verilerini işleyerek anlamlı bir algı oluşturma kapasitesi son derece sınırlıdır. Bu sebeple beyin, belirli değişkenlerin altında sürekli seçerek algılar. Bu değişkenler iki gruptur.

A- Algılanan uyarıcıyla ilgili olan özellikler

B- Algılayan bireyle ilgili özellikler

C- Uyarıcıyla ilgili değişkenler

Duyu organlarımız, karşılaştığı uyaranlara karşı oldukça hassastır. Bir uyaranla uzun süre karşılaştığında ona uyum sağlar fakat uyarıcıda küçük bir değişiklik dahi olsa, bunun hemen farkına varır ve sinyallerini verir.

 Reklam şirketleri uyarıcının bu özelliğinden yararlanır. Aynı hareketin tekrarı hemen dikkati çeker, tekrar olursa uyum yapılır, ancak algısal duyum ortaya çıkmadan önce, tekrar edilen uyarıcı tümüyle algılanır. Dış dünyadaki uyarıcılar: Uyarıcıların bazı özellikleri dikkatimizi çeker. Bunlardan biri uyarıcının büyüklüğüdür. Bir başkası uyarıcının şiddetidir. Parlak renkler, yüksek sesler, şiddetli acı, kuvvetli koku hemen dikkatimizi çeker.

 

Algılayan bireyle ilgili değişkenler

O an içinde bulunduğumuz durum, beklentilerimiz, ihtiyaçlarımız, ilgi alanımız, meraklarımız uyarıcılardan hangisini seçeceğimizi belirler. Meselâ İstanbul sokaklarını gezen iki turistten biri mimarsa, evlerin yapı biçimlerine dikkat eder, diğeri hayvanlarla ilgileniyorsa hayvan sever biridir.

Algılama bir örgütleme işidir:

Algı, kendisini oluşturan duyusal verilerin toplamından daha fazla anlam ifade eder. Kişi, kendisine gelen veriler, derler, toplar, organize ederek bir anlam verir. Algısal psikolojiyle uğraşan psikologlar, algılamamızla ilgili bazı organizasyon kuralları ortaya atmıştır.

Bunlar, şekil zemin ilişkisi, tamamlama, devamlılık, yakınlık ve benzerlik gibi kurallardır. Bunlara birer örnek vermek gerekirse,

şekil zemin ilişkisi: Bir biçimi şekil olarak görebildiğimiz gibi, biraz sonra zemin olarak ta görebiliriz. Ancak bir biçimi aynı anda şekil ve zemin olarak göremeyiz.

Tamamlama: Konuşmakta olan bir kişinin sözleri yarım yamalak duyulduğu halde, o kişinin ne demek istediğini anlarız. Devamlılık: Algısal alanımızda bulunan ve aynı yöne giden birimler birbirleriyle ilişkili gibi görülür.

Yakınlık birbirilerine yakın olan nesneler gruplandırarak algılanır. Sokakta birkaç kişiyi beraberce toplu halde gördüğümüzde onları grup olarak algılarız.

Benzerlik: Birbirine benzer birimler bir algısal bütünlük kazanır. Kalabalık bir topluma baktığımız zaman bazı özelliklerine göre bireyleri gruplarız.

  

Yorumlar