Çocuklarda uyku krizmi

Örnek - Halis Çocuk

  /   649   /   27 Mayıs 2015, Çarşamba

Yenibahar
 Yazdır

Bebeklerin uyku evreleri yetişkinlere göre farklı; her uyuduklarında sadece 1 saat derin uykuda oluyor minikler. Uykunun geriye kalan büyük kısmını ise göz kapaklarını titreştirdikleri, tekme attıkları, yüzlerini buruşturdukları ve güldükleri hafif uykuda geçiriyor

Uyku, anne ve bebek arasında bağa dönüşmeli

  

Çoğu ailede bebeğin veya çocuğun uyku saatinin gelmesi evde tam bir kriz. Peki uykusu gelen kimi çocuk niçin ağlar, huysuzlanır?

Çevremizdeki annelere “Bebek bakımında daha çok hangi hususta zorlanıyorsunuz?” diye soruyoruz. Hemen hepsinin cevabı emzirme ve bebeklerinin uyku düzeninin olmaması oluyor. Emzirmeyle ilgili sıkıntılar genellikle birkaç hafta sonra sona eriyor. Annenin sütü geliyor, bebeğin karnı doyuyor. Uyku düzeni sorunu ise bebek dünyaya geldikten sonra başlayıp, neredeyse 3-4 yaşlarına kadar devam ediyor. Öyle ki bazı aileler için bu mevzu, kapılara “Çocuk uyuyor, zile basmayın!” yazısı asacak kadar büyük bir problem.

Bebeklerin uyku evreleri yetişkinlere göre farklı; her uyuduklarında sadece 1 saat derin uykuda oluyor minikler. Uykunun geriye kalan büyük kısmını ise göz kapaklarını titreştirdikleri, tekme attıkları, yüzlerini buruşturdukları ve güldükleri hafif uykuda geçiriyor. Böylece açlık, ıslaklık veya ağrı gibi onları rahatsız eden bir durumda kolayca uyanabiliyorlar. Yani bir bebeğin kısa sürede çok derin uyumasını beklememek gerek çünkü onun gelişimine bir fayda sağlamıyor. Onların zaten zamanla yetişkinler gibi uykuları derinleşmeye başlıyor. Uyumayı evde kriz haline dönüştüren durum ise uykusu gelen bebeğin veya çocuğun ağlaması, huysuzlanması, mızmızlanması. Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden Psikolog Hilal Arslan bu hususa şöyle bir açıklama getiriyor: “Özellikle gün içerisinde enerjisi doğru yönlendirilememiş bebek ve çocuklar hâlâ hareket etmeye ihtiyaç duydukları için uykuya geçmekte zorlanıyor. Tabii bu durumda ağlıyor veya farklı bir şekilde tepkilerini belli ediyorlar. Bu sebeple gün içerisinde yaşlarına göre uygun aktiviteler ile enerjilerini atmaları için uygun ortam oluşturulmalı.”

Anneler hangi konuda hata yapıyor?

Anneler, bebeklerini veya çocuklarını uyutmak için her türlü yolu deniyor. Mesela emziriyor. Oysaki bu davranış karşısında bebek uyku saati gelmediği halde uyuyabiliyor ya da uyumak için emzirilmeye ihtiyaç duyuyor. Bu da uyku düzenini bozuyor, rutin oluşmasını engelliyor. Diğer bir yanlış yöntem de bir gün ayakta sallayarak diğer gün yatağına yatırarak uyutmak. Bu farklılıklar karşısında bebeğin zihni karışıyor ve rutinin verdiği güveni hissedemiyor.

Ev dışında çocuk nasıl uyutulur?

Çocukların uyku sorunu, evin içide olduğu gibi dışında da çoğu zaman annenin gününün kâbusa dönmesine sebep olabiliyor. Örneğin yolculuğa çıkıldığında veya misafirliğe gidildiğinde anne baba ne yapacağını şaşırıyor. Psikolog Hilal Arslan’a göre çocuğun burada sorun ettiği şey, başka bir yatakta yatıyor olması değil, uyku düzeninin bozulmuş olması ve kendini güvende hissetmemesi. Bu sebeple çocuğun evdeki rutinine en yakın şekilde uyku düzeni oluşturulması önemli. Örneğin evde pijamalarını giydikten sonra sütünü içiyor, dişlerini fırçalıyor ve annesinden masal dinliyorsa ya da gece lambası eşliğinde uyuyorsa bunlar olabildiğince sağlanmalı. Bu, onlara güven veriyor. Aksi halde kaygı oluşabiliyor. Çünkü çocukların özellikle ev dışında uyuma konusunda annenin bırakıp gitmesi ya da ihtiyaç halinde yanında olamayabileceği ile ilgili korkuları var.

Bebeğin odası ne zaman ayrılmalı?

Miniklerin ebeveynin yanından ne zaman ve nasıl ayrılacağı da zor bir süreç. Kimi anne “Daha çok küçük, kıyamıyorum.” düşüncesiyle hareket edip 4-5 yaşındaki çocuğuyla hâlâ aynı odayı paylaşıyor. Kimisi de ‘Bağlanmasın’ diyerek daha 1 yaşına dahi girmemiş bebeğini ayrı odaya taşıyor. Uzmanlara göre 2 yaşına kadar çocuklar anneyle aynı odada kalmalı. Bebeklerin emme refleksinin devam ettiği ve fıtri emme süresi olan 2 yıl boyunca annesi ile uyuması onlarda bağımlılık değil, güven duygusu oluşturuyor. Ayrıca kaygı düzenleri çok azalıyor, uyku süreleri artıyor, daha istikrarlı kalp atış hızları oluyor.

Çocuğun kendi odasında uyumaya alışması zaman alabiliyor. Bu sürede, anne babayı görememe kaygısı ile uyumakta direniyorsa, kısa aralıklarla odasına gidip ona bakacağınızı söylemek çocuğun uykuya geçişini kolaylaştırıyor. Ancak uyku düzeni sağlanırken ağlamalarına kıyamamak veya ilgisiz kalmak yanlış bir yöntem. Her ağladığında çocuğu ebeveyn odasına almak kendi odasına alışmasını zorlaştırıyor. Ağladığında umursamaz bir tavır sergilendiğinde ise çocuk odasına alışsa da, bu kez vicdan duygusu katılaşıyor. Çocuğun ağlayarak anneye iletmeye çalıştığı “Korkuyorum anne” ya da “Tedirginim anne, yanıma gel” mesajlarına ilgisiz kalmak, çocuğunun bilinçaltına “Annelere güvenilmez” düşüncesi yerleştiriyor. Böylece vicdan duygusu gelişemiyor.

  

Yorumlar