Affetmek ve bağışlamak

Halis Bilgi

  /   663   /   15 Şubat 2016, Pazartesi

 Yazdır

Affetme ve bağışlama insanların gözünde büyüklüğün göstergesidir. Affetmesini bilen insan cömerttir. İntikam peşinde koşmayan ve kin gütmeyen insan, nefsinin dizginlerini elinde bulunduran mutmain bir nefsin tecellisidir.

Affetmek ve bağışlamak bilinçli bir şekilde yapıldığında birçok nimet ve berekete kapı aralar.

  

Affetmek ve bağışlamak

Af, mümkün mertebe yapılan hata ve yanlışın üstüne örtmek, hata ve yanlışı üstelememektir...

Af, şahsın hata ve günahlarından geçmek ve bu günahların karşılığı olan cezalandırmak hakkından sarfınazar etmektir. 

İmam sadık (a.s) affı tarif ederken şöyle buyuruyor:

"Af, intikam almaya gücü ve kudreti olduğu halde hatalardan geçmek ve bağışlamaktır. Af, peygamberlerin ve muttakilerin izlemiş olduğu yoldur."

Af, mümkün mertebe yapılan hata ve yanlışın üstüne örtmek, hata ve yanlışı üstelememek, yapılan hatayı unutmaya çalışmak ve hata yapana karşı eskisinden daha çok sevgi duymaktır.

Ayetler ışığında "Bağışlamak"

Kuran'da af ve afla eşdeğer olan rahmet ve mağfiret kelimeleri geçen ayetlere bakıldığında, Allah'ın insanları af ve bağışlamaya teşvik ettiği açık bir şekilde görülür. Zira affetmek İlahi bir vasıftır.

 Allah affedicidir:

"…İçinizden bazısı dünyayı istiyordu ve bazısı da ahreti istiyordu. Sonra (Allah), sizi sınamak için, sizi onlardan (onlarla savaşmaktan) vazgeçirdi. Gerçekten Allah, sizi affetti. Allah, müminlere karşı lütufkârdır." (Ali imran-152)

Allah'ın velileri affedicidir:

"(Yusuf) Dedi ki: Bugün sizin üzerinize bir azarlama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir." (Yusuf-92)

Bu ayette Hz. Yusuf'un kendi hakkından geçtiği gibi her hangi bir azarlamanın olmayacağı ve hatta Allah katında kardeşleri hakkında bağışlanma dilediği ve Allah'ın merhamet edici olduğunu belirterekten tedirgin olmamalarını vurgulamıştır.

Yine başka bir ayette bağışlama ve affetmenin güzel ve ilahi bir sünnet olduğu, bu ahlaki erdemi insanların yaşamlarında icraata geçirmeleri buyurulmuştur:

"Biz, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri hak dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık. Hiç şüphesiz o saat (kıyamet) de mutlaka gelecektir; öyleyse güzel bir hoşgörüyle hoş gör. (göz yum)" (Hicr-85)

Allah, insanların yapmış oldukları inatçılıkları, cahillikleri, önyargıları ve verdikleri sözlerinden caymaları karşısında peygamberinden muhabbetli ve hoş görülü davranmasını ve onları bağışlamasını istiyor.

Rivayetler Işığında "Bağışlamak"

 Affedici ve bağışlayıcı olmak ve insanları buna teşvik etmek hususunda Ehlibeyt 'ten nakledilen rivayetlerin çokluğu bu konunun önem ve değerini göstermektedir. Af ve bağışlamak belirlenen koşul ve şartlar çerçevesinde yapılmadığı takdirde “methedilen affedicilik” olma özelliğinden çıkar.

Peygamber efendimiz(s.a.a) şöyle buyuruyor:

"Kim (intikam almaya) gücü olduğunda affederse Allah kıyamette onun hatalarından geçer."

İmam Ali (a.s):

"Dine zarar vermeyecek ve İslam'ın gücünü zayıflatmayacaksa iyiliğe iyilikle karşılık ver ve kötülükleri affet."

Affın çeşitleri

Affetmek her zaman tasvip edilen ve övülen bir şey olmayabilir. Affetmek suçlunun suça olan eğilimini körükleyecekse veya günahkârı günah işlemesi için cesaretlendirecekse güzel bir sıfat olmaktan çıkar. Bu durumlarda affedici olmak övülmeye değil aksine kınanmaya sebebiyet verir. Bu nedenle affetmek iki çeşittir.

Beğenilen (methedilen) af:

Beğenilen af, Ehlibeytin tarif ettiği üzere; intikam almaya gücü olduğu halde bağışlamak ve bağışladıktan sonrada her türlü kınama ve azarlamadan kaçınmaktır. Elbette daha öncede değinildiği gibi affetmek, suçlunun veya günahkârın cesaretlenmesine sebep olmamalıdır.

Beğenilmeyen (kınanan) af:

Affetmenin, bağışlamanın ve intikam peşinde koşmamanın fazileti konusunda hiçbir şüphe yoktur. Ama bu fazilet istisnai durumları kapsamaz. Bazen affetmek insanın günah ve suçta ısrar etmesine ve hatta işlenen suç ve günahın çoğaltmasına neden olabilir. Böyle durumlarda toplumun emniyet ve asayişini korumak ve suçlunun hatasını tekrarlamaması için bağışlama göz ardı edilmelidir. çünkü kullarını affedici olmaya davet Allah, diğer taraftan İslami öğreti ve kanunların korunması için insanları suç ve günaha karşı mücadeleye davet etmektedir.

Allah Kuran-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:

"Fitne yok oluncaya ve din (kulluk) yalnız Allah'a yönelik (ait) oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, zalimlerden başkasına saldırı yoktur." (Bakara-193)

Affın Faydaları

Affetmek ve bağışlamak bilinçli bir şekilde yapıldığında birçok nimet ve berekete kapı aralar. Bu nimet ve bereketlerden bazılarını şöyle sıralaya biliriz.

 Dünyevi Faydaları:

a-Takva:

Allah Kuran'da şöyle buyuruyor.

“…affetmeniz, takvalı olmaya daha yakındır…” (Bakara-237)

İnsanın Allah'ı razı etmek için kendi hakkından vazgeçmesi takvanın bir nişanesidir.

b- Saygınlık ve İtibar:

Affetme ve bağışlama insanların gözünde büyüklüğün göstergesidir. Affetmesini bilen insan cömerttir. İntikam peşinde koşmayan ve kin gütmeyen insan, nefsinin dizginlerini elinde bulunduran mutmain bir nefsin tecellisidir.

Allah'ın Resulü şöyle buyuruyor:

"Affetmek ve sabırlı olmak, izzetli ve şahsiyetli olmanın göstergesidir. çünkü affetmek insana izzet kazandırır."

c- Bedensel ve Psikolojik Huzur:

Affetmek ve kin gütmemek insana stresten uzak huzurlu bir hayat sunar.  Huzurlu ve stresten uzak bir hayatın semeresi ise uzun ömürdür.

Allah'ın Resulü şöyle buyuruyor:

"Affetmek, ruhun huzurlu, bedenin sağlıklı ve ömrün uzun olmasına sebep olur."

d- Zarar İhtimalini Yok Etmek:

İntikam peşinde koşmak kalpteki kin ve nefret ateşini alevlendirir. İnsanın intikam alma dürtülerini coşturur. Böyle bir çıkmazın getirisi kabiller ve ırklar arasında savaşa kadar uzanabilir.

İmam Rıza (a.s) şöyle buyuruyor:

"İki gurup karşı karşıya geldiğinde zafere ulaşan taraf affetmesini bilendir."

Uhrevi Faydaları:

a-Cennete Giriş

Hz. Muhammed'den (s.a.) şöyle rivayet ediliyor:

"İnsanlar mahşerde bir araya toplandıklarında “onlar cennete girsinler. Onların mükâfatı Allah'a aittir.” diye bir ses duyulacak. “Mükâfatları Allah katında olanlar kimlerdir” diye sorulduğunda “Onlar insanların hatalarını affeden ve bağışlayandır” diye cevap verilir."

b- Mükafat ve ödüllendirme

Bir rivayette şöyle geçer;

 "Cezalandırmada acele etmeyin. Suç ve ceza hususunda affetme yolunu seçin. Böyle yaparsanız ahirette sevaba ulaşırsınız."

Bağışlayıcı Olmanın Yolları

a- Allah'ın Kudretine Teveccüh:

Affetmek ve bağışlamak ahlaki erdemlerdendir. İnsanın bu yönünü güçlendirmede en önemli etken, Allah'ın kudretine teveccüh etmektir.

Allah (c.c), dünyada insanları adaletiyle değil merhameti ile sorgular. Eğer ilahi adalet devreye girerse insanların kahır ekseriyeti ilahi cezanın muhatabı olmaktan kurtulamaz.  Burada Allah'ın merhamet ve bağışlayıcı sıfatı ön plana çıkar. Bu ise merhamet ve bağışlamanın aslında yüce bir İlahi sıfat olduğunu gösterir. Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır:

"(Yapmış olduğunuz) bir iyiliği açıklasanız veya gizleseniz ya da bir kötülüğü affetseniz,(tüm bunları Allah bilir,) kuşku yok ki Allah çok affedendir." (Nisa-149)

Allahu Teala, cezalandırmaya muktedir olduğu halde bağışlayıcı olduğunu vurgulayarak insanların da ilahi renge bürünmelerini yani bağışlayıcı ve affedici olmalarını tavsiye etmektedir.

b- Kapasitenin Farkında Olmak:

"Allah, hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla yükümlü kılmaz…" (Bakara-286)

Ayetten de anlaşılacağı üzere Allahu Teala, kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez. Allah, adil olma, affetme ve bağışlama yetilerini bütün insanlara kendi kapasitelerince vermiştir.

c- Allah'ın Affına Teveccüh:

İnsanı affedici olmaya teşvik ve sek edecek diğer bir etken Allah'ın affedici sıfatına teveccüh edilmesidir. Peygamber efendimiz (s.a.) şöyle buyuruyor:

"İnsanların günah ve hatalarından geç ki Allah'ta seni cehennem ateşinden uzaklaştırsın. Allah'ın rahmetine nail olmak istiyorsan kendin merhamet edici ve de bağışlayıcı ol."

d-Öfke Kontrolü:

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

"Onlar büyük günahlardan ve çirkinliklerden kaçınırlar ve öfkelendikleri zaman bağışlarlar." (şura-37)

Öfkeyi kontrol altına almak, bağışlamaktan önce gelir. Yani insan öfkesini ve sinirini yenmeden kimseyi affedemez. Bu nedenle insan önce öfke kontrolünü yapabilmeli ki kendisine karşı yapılan hatayı affedebilsin. Bu bağlamda affetmek ve bağışlamak öfke kontrolünün getirilerindendir.

 

 

 

 

  

Yorumlar