Bebeğin anne karnındaki duruşu gereği oluşan bazı şekil bozuklukları kalıcı değil
Bebeğin anne karnındaki duruşu gereği oluşan bazı şekil bozuklukları kalıcı değil

Bebekler icin anne ve babalara önemli uyarı

Halis Çocuk

  /   1083   /   19 Nisan 2016, Salı

 Yazdır

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Hüner, yeni doğan bebekte anne karnındaki duruş şekli nedeniyle, şekil bozukları olabileceğini anne ve babaların paniklememesi gerektiğini belirterek, önemli uyarılarda bulundu. Bebeklerin ısıya hassas olmalarına karşın terleme titreme gibi tepkiler vermediklerini söyleyen Dr. Hüner, bebeklerin üstlerini değiştirirken dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Anne karnındaki duruşlar şekil bozukuğu gibi algılanmamalı

  

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Hüner, bebeğin anne karnında durduğu şekil gereği elleri ve ayaklarında hatta kafa tasındaki kemiklerle şekil bozukluğu olabileceğini belirterek, ailelerin paniklememesini istedi. Morarma, şişlik ve kanama gibi bulguların da şekil bozukluklarına eşlik etmesi halinde vakit kaybetmeden doktora müracaat edilmesini isteyen Dr. Hüner, "Bebekler, ilk haftada anne karnında durduğu şekil gereği elleri ve ayakları kendine yakın durur. Elini ve ayağını çekip düzeltmek istediğinizde belirgin dirençle karşılaşırsınız. Anca bu durum ilerleyen haftalarda kendiliğinden düzelir. Normal doğan bebeklerde bebek, doğum kanalına girerken kafatası kemikleri hafifte olsa birbirlerinin üzerine gelebilir. Bu durum zamanla düzelmektedir. Kafa tasında morarma ve şişliklerin olması, göz kapakların da şişlikler veya gözde bazı küçük kanama alanlarının da ve buna eşlik eden ciddi bulgular olmadığı sürece önem teşkil etmez ve zamanla düzelir" dedi.

İlk 5 günde kilo kaybı yaşanır

Bebeklerin ilk aylarında nelere dikkat edilmesi konusunda da bilgi veren Dr. Erkan Hüner, bebeğin ilk ay değerlendirmesinde kilo izleminin ailelerin de üzerinde durduğu hususlardan olduğunu ifade etti. Bebeğin ilk günlerdeki kilo kaybı endişelendirmemesi gerektiğini ifade eden Dr. Hüner, "Bebeğin doğum tartısında vücudunda bulunan bir miktar fazla sıvı da bu tartıya dahildir. Birçok bebekte bu fazla sıvı farklı oranlarda olabilmekle birlikte yüzde 1-10, ilk 5 gün içinde vücuttan atılmaktadır. Bu nedenle bebeklerin bu dönemde kilo kayıpları olabilir. Takip eden günler de ise düzgün beslenen ve kilo alan bebek takiben 7-10 günlükken doğduğu kiloya ulaşır. Bu dönemle beraber bebekler, 3-6 haftalar arası da hızlı kilo alırlar. Bu günde 25-30 gram alması demektir. Boyu da ayda 3-4 santim uzar" diye konuştu.

Erkek bebekler daha hızlı büyür

Erkek bebeklerin kız bebeklere göre daha hızlı büyüdüğünü ifade eden Dr. Hüner, "İlk ayda genelde erkekler kızlara göre hem daha fazla uzar (1 santimetre), hem de bir miktar daha fazla kilo (250-300 gram) alabilir. Baş çevresi ölçümü ve takibi beyin gelişimini yansıttığı için önemlidir. İlk ay, baş çevresinin en hızlı büyüdüğü dönemdir. Bu dönemde baş çevresi yaklaşık 2,5 santimetre büyür. Erkek bebeklerin baş çevresi kızlara göre bir miktar daha büyüktür" ifadelerine yer verdi.

Özellikle bebeklik döneminde göz kaymasına neden olabilecek nedenlerin başında yüksek hipermetropi geldiğini ifade eden Op.Dr.Şeyda Atabay, “İki gözü birlikte odaklamayı başaramayan gözde kayma gelişir. Bu durum göz tembelliği ile neticelenir. Bazen kayma bir gözde olurken, bazı durumlarda her iki gözde de olabilmektedir. Genelde daha iyi gören göz tercih edilendir. Yeni doğan kataraktları kayma oluşturmadan önce genelde verdiği beyaz refle sayesinde tanınabilir ancak tanı konulmadığında ileri dönemlerde kayma nedeni olabilmektedir" dedi. Göz arkası problemlerine de dikkat çeken Op.Dr.Şeyda Atabay, "Bunlar içinde göz tümörleri önemli bir yer işgal etmektedir. Çocuklardaki göz tümörleri hızlı başlangıçlı olabilmekte ve gözde beyaz refleye neden olmaktadır. Özelikle fotoğraf çekimlerinde karşılaşılan göz bebeğindeki kırmızı refle normal iken, beyaz refle görülmesi anormal bir durum olarak kabul edilmektedir.Bebeklerde kayma tedavilerinde ilk yapılacak olan sebebin tespitidir. Öncelikle sebebi ortadan kaldırdığımızda sorun düzelebilmektedir ancak bebeklerde bu durum sıkıntılı bir sürece de neden olabilmektedir. İlk 9 yaşa kadar göz hastalıkları açısından çocuğa yapılan yatırım çok önemlidir. Bu dönemde tedavi edilemeyen pek çok hastalık daha ileri yaşlarda tedavi edilemezken, işlevsel yetersizliklere neden olabilmektedir" diye konuştu.

Bebeğin vücudundaki sivilceler normal

Dr. Hüner, yeni doğan bebeklerin vücutlarında sivilcelerin de olabileceğini belirterek, bunun ise anneden geçen hormonlarla ilgili olabileceğini ifade etti. Bebeklerin el ve ayaklarının vücudunun diğer bölümlerine göre mor ve soğuk olmasının da hassas damarlı olmasına işaret ettiğini belirten Hüner, "Yeni doğan bebeklerde sivilce (akne) görülebilir. Bu anneden geçen hormonlarla ilgilidir ve 3-4 hafta içerisinde düzelir. Bebeklerin elleri ve ayakları vücutlarının kalan kısımlarına göre daha mor ve soğuk olabilir. Bu bebeklerin hassas damarlı olması ile ilişkilidir. Bu durum el ve ayakların hareket ettirilmesiyle düzelir" diye konuştu.

Bebekler ısı hisseder ama terlemez

Dr. Hüner, yeni doğan bebeklerin ısı değişimine çok hassas olmasına rağmen terleme ve titreme gibi tepkiler göstermediğini vurguladı. Bu nedenle ısı değişimlerine karşı bebeklerin çok dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Dr. Hüner, "Yeni doğan bebeklerde erişkinlerde olduğu gibi vücut ısısı arttığında terleme düştüğünde ise titreme olmaz. Bununla beraber bebekler ısı değişimlerine de hassastırlar. Bu nedenle bebeğin kıyafetlerini değiştirirken çok dikkat etmeli ve hava sıcaklığına göre giysi özellikleri dikkate alınmalıdır" ifadelerini kullandı.

Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Evren Semizel, yaptığı açıklamada, kalp rahatsızlıklarında genetik etkenlerin önemli olduğunu söyledi. Anne veya babasında kalp hastalığı olan çocukların rahatsızlığa yakalanma ihtimalinin diğer çocuklara göre daha fazla olduğunu anlatan Semizel, geçmişinde kalple ilgili sorunu bulunan ailelerin, çocuklarını kontrol ettirmesi gerektiğini ifade etti.Kalp rahatsızlığının annede bulunmasının riski artırdığına değinen Semizel, sözlerini şöyle sürdürdü:"Annede doğumsal bir kalp hastalığı varsa bunu bebeğe iletme olasılığı yüzde 3 ila yüzde 15'tir. Babada kalp rahatsızlığı varsa bunun çocuğa geçmesinde genetik risk daha az oluyor. Bu oran ise yüzde 1 ila yüzde 6'dır. Anne ya da babasında kalp hastalığı bulunan çocuğun diğer popülasyona göre kalp hastalığıyla doğma olasılığı daha yüksek. İşin genetik kısmı bu nedenle önemli. Diğer bir neden ise gebelikte annenin maruz kaldığı etkenler. Gebeliğin ilk 12 haftasında organların oluşma dönemi ve oluşan ilk organda 8. haftada meydana gelen kalptir. Kalp, anne karnında 10'uncu haftadan itibaren atmaya başlar. Bu dönemde annenin maruz kaldığı radyasyon, bazı ilaçlar, annenin stresi veya yorulması bebekteki ritim sorunlarını tetikleyebilir."

2-3 hafta içinde göbek düşer

Bebeğin göbeğinin ise 2 ya da 3 hafta içerisinde düştüğünü hatırlatan Dr. Hüner, aksi durumlarda hekime başvurulması gerektiğini söyledi. Olası enfeksiyonlara karşı da dikkatli olunmasını isteyen Dr. Hüner, "Bebeğin göbeği doğumda bağlandıktan sonra kurumaya başlar. Bu dönemde göbek kordonundaki damarlar kurur ve siyahlaşır. Göbek 2 veya 3 haftalıkken düşer. Göbek çevresinde oluşan belirgin kızarık veya kötü koku varlığı olası enfeksiyonu işaret eder. Bu durum mutlaka hekime bildirilmelidir" dedi.

  

Yorumlar