Akran zorbalığı

Bizim Aile

  /   395   /   29 Ocak 2018, Pazartesi

 Yazdır
Günümüzün özellikle okullarda sıkça karşılaştığımız önemli sorunlarında bir tanesi.

  

Çocuk ve gençlerin benzer yaş grubu çocuk ve gençlerden fiziksel, duygusal ve cinsel olarak maruz kaldıkları örseleyici, her türlü kötü davranışa akran zorbalığı diyoruz. Akran zorbalığı günümüzün özellikle okullarda sıkça karşılaştığımız önemli sorunlarında bir tanesi. Zorbalığa maruz kalan çocuklar genellikle yaşadıkları olayları anne-baba veya öğretmenlerine rahatlıkla anlatamazlar. Bu nedenle çevreden yardım almaları oldukça gecikir. Bu gecikmenin en önemli nedeni ise, inanılmama, alay edilme ve anne baba tarafından suçlanma korkusudur. Zorbalık yapan akranın korkutma ve tehditleri de çocuğu sindirir. Olup bitenlerin anlaşılmaması, zorbalık yapan çocuğa cesaret verir. Tacizin uzun sürmesine ve rahatsız edici yeni davranışlar eklenmesine neden olur. Zorbalık yapan tek bir çocuk olabileceği gibi, bir grup da olabilir. Grup olduğunda çocuk daha zor anlar yaşar ve ruhsal olarak daha fazla zedelenir. Akran zorbalığı aşağıda saymaya çalıştığımız birçok farklı şekilde karşımıza çıkabilir.

Alay etme, dalga geçme, aşağılama: Çocuk, akademik başarısı, bedensel ya da zihinsel özrü, sosyal konumu, kılık ve kıyafeti, dili, dini ve ekonomik durumu gibi herhangi bir nedenle alay konusu olur.

İsim, lakap takma: En sık karşılaştığımız zorbalık çeşitlerinden biridir. İsim ya da lakap takma tamamen karşı tarafı aşağılama ve küçük düşürme amaçlı yapılan bir eylemdir. Çocuk bundan rahatsız oldukça daha fazla üzerine gidilir. Yine bu alanda en zedeleyici etkiyi çocuğa "karşı cins" ismi takmak yani çocuğun cinsiyeti konusunda dalga geçmektir.

Kızdıracak eylemler yapma: Çocuğun kızacağı her türlü eylem ve sözle sataşma da zorbalığa girer. Burada amaç kızdırmak ve rahatsız etmektir. Örneğin çocuğun bir eşyası saklanır ya da eşyalarına zarar verilir. Zorbalık yapan çocuk bundan keyif alır ve karşısındaki çocuk kızdıkça bu davranışına dozunu artırarak devam eder.

Korkutma, tehdit etme: Sindirme amaçlı tehdit ve korkutmalar ister yapan çocuğa maddi bir kazanç sağlasın ister sağlamasın bir tür zorbalıktır. Korkutulan çocuk farklı amaçlarla adeta bir emir eri gibi kullanılır. Ekonomik olarak çocuk sömürülür. Sürekli para ya da sahip olduğu eşyalar, kıyafetler istenir. Harçlığı elinden alınır.

Fiziksel şiddet uygulama: Şiddet sindirmenin en kestirme yoludur. Böylece çocuk korkar karşı tarafın isteklerini kolaylıkla yapar.

Cinsel söz ve eylemler: Çocuğu cinsel söz ve eylemlerle rahatsız etme her yaş grubu çocukta görülebilecek bir zorbalık şeklidir. Mahrem yerlerine dokunarak ya da jest ve mimiklerle çocuk rahatsız edilir. Zorbalık yapan çocuk, cinsel içerikli söz ve küfürler kullanılır. Bu eylemler, başka çocukların yanında yapıldığında yaşanan utanç duygusu zedeleyici etkiyi daha da artırır.

Şunu unutmamak gerekir ki; her çocuk akran zorbalığına uğrayabilir. Zorbalığa uğramaya aday net bir çocuk profili çizmek zordur. Ancak bazı çocukların daha riskli olduğu da bir gerçektir. Özellikle kendini savunamayan, çekingen, içine kapalı, sözel ifade becerileri iyi olmayan çocuklar riskli grubu oluştururlar. Bu çocuklar hem zorbalık yapan çocuğa tepki göstermekte, hem de olanları ailelerine anlatmakta zorlanırlar. Öğrenme zorluğu çeken, depresyon, kaygı bozukluğu, tik bozukluğu gibi herhangi bir psikiyatrik bozukluğu olan çocukların zorbalığa uğrama riskleri daha yüksektir. Örneğin öğrenme sorunu nedeniyle akademik başarısızlığı olan çocukların ders notları ile alay edilmesi ve sınıfa sözlülerde yaşadıkları zorluklar hep sorun olagelmiştir. Bedensel hastalığı ve özrü olan çocuklar da zorbalığa aday çocuklardır. Özrü ve engeli ile dalga geçme, engelini taklit etme şeklinde ortaya çıkan bu durum çocuk için hayli yıpratıcıdır. Her anne baba ve eğitimci akran zorbalığı konusunda bilgili ve uyanık olmalıdır. Çünkü daha başında duruma müdahale edilmezse zorbalığın oluşturduğu psikolojik etkileri sonradan tamamen yok etmek çok güç olabilir.

  

Yorumlar