7-12 yaş grubunu tanımak

Örnek - Halis Çocuk

  /   272   /   22 Haziran 2014, Pazar

 Yazdır

Gündelik yaşantımızda da, yanlış davranışın olumsuzluğunu ortaya koymak yerine karşımızdaki kişinin şahsiyetine saldırıyor ve büyük zarar veriyoruz

Çocukların gelişme dönemi 7-12 yaş döneminde nelere dikkat etmek gerekir

  

12 yaşında soyut düşünce yavaş yavaş gelişmeye başlar.

Ahlaki vicdan gelişir. Çocuk olayları vicdan ekseninde değerlendirmeye başlar.

Hayata dair meraklar artar: Çocuk hayatı tanımaya başlar ve bu konuda anne babaya sorular sorar.

Özdeşim belirginleşir: Çocuk örnek alabileceği bir özdeşim modeline ihtiyaç duyar.

Çocuk duygusal katılım ve duygu ifadesi kullanmak isterler.

Kendini anlatamayan çocuk, annem babam beni anlamıyor diye ortaya çıkar.

Bilinmelidir ki, sizi en az anlayan kişi iletişiminizin en az olduğu kişidir. İletişimsizlik toplumda yanlış anlaşılmakla başlıyor.

Anne baba olarak çocuklarınızın iletişim dilini öğrenmeli ve onu anlamaya çalışmalısınız.

Çocuklarınız bazen içine kapanır, kimselerle konuşmak, iletişime geçmek istemez, ya da tamamen dış dünyaya açılmak, vaktini dışarıda geçirmek ister her iki durumda da sorun var demektir.

Anne baba çocuğun sorununu anlamalı ve elinden tutmalıdırlar.

Söze Sevgiyi Bulaştırın

Sözünüze ahde vefayı, sadakati, sevgiyi katın,

Sözünüze sevginizle yoğrulmuş tebessümünüzü katın,

Elleriniz sadece şefkate kalksın, bir sevgi ve şefkat dokunuşu olsun elleriniz

Düşünceleriniz kararmasın, duygularınız sevgiye dönük olsun,

Pozitif, aydınlık ve huzur versin varlığınız.

Vicdanınız her daim açık, düşünceleriniz berrak; ailenizle, toplumunuzla, varlık âlemiyle olan İletişiminizin kanalı sevgiden geçsin, şefkatle hareket edin ve adil davranın.

Sözü Doğru Kullanmak

Dili zehirli bir silaha dönüştürerek kendimize ve yakınlarımıza zarar verebiliriz. Mesela çocuk ders çalışmak istemez, çünkü anlamakta zorluk çekiyordur. Baba ona yardım edeceği yerde, “Senin kafan basmaz, zaten sen bir aptalsın” diyerek onun kişiliğini rencide eder.

Bunun yerine baba çocuğa “Bu problemi çözmekte biraz zorlanıyorsun galiba, yardıma ihtiyacın var, destek verebilirim” diyerek onun yanında yer almalıdır.

Gündelik yaşantımızda da, yanlış davranışın olumsuzluğunu ortaya koymak yerine karşımızdaki kişinin şahsiyetine saldırıyor ve büyük zarar veriyoruz. Yukarıda da zikrettiğimiz gibi, yanlış düşünce kalıpları, geçmişten getirdiğimiz çarpık ifadeler iyileştirilmediğinde dilin musibeti haline gelebiliyor. Bu tür sorunlara fırsat vermemek için neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt etmeli ve buna uygun davranmalıyız.

Özellikle erkek çocuklarla ilgili ön yargılar erken yaşlarda biçimleniyor. Örneğin, erkek çocuk düşüyor ve doğal olarak ta ağlıyor aile, “ Erkek ağlamaz, kalk, ayıp” diyorlar. Çocuğun şemalarında erkekler ağlamamalı anlayışı yerleşiyor. Bu temelde yanlış bir inanıştır. Ağlamak gülmek kadar doğal ve insani bir durumdur. Üstelik Güçlü olmakla duyguları ifade etmek farklı şeylerdir.

Böyle bir inançla yetişen erkek çocuk büyüdüğünde de duygularını ifade etmekte güçlük çekiyor. Aile yanlış bir düşünceyi dayatarak onun hayatına büyük zarar veriyor.

İnsan yaşamında sevgi ve sadakat olduğu gibi öfke ve nefret te vardır. Öfkenin asıl sebebi ise, ya engellenmiş olmak ya da anlaşılmamış olmaktır. Öfkeyi kontrol edebilmenin yolu ise, kişinin duygu ve düşüncesini tartmayı ve makul hale getirmeyi öğrenmesiyle mümkündür.

Çocuklara, sevgi ve şefkat gibi değerlerin biçimlenmesi erken yaşlarda anne babanın desteği ile olur. . Çocuğun ilk sevgi nesnesi olan anne bu sorumluluğunu hakkıyla yerine getirmelidir. Anne sevginin öğretmenidir. Toplumları yönlendiren, eğiten ve şekil veren annelerdir. Dolayısıyla hem çocuğu hem çocuğun babasını sevgi ile kucaklamakta ve ailenin huzuruna büyük katkı sağlamaktadır. Anne bu başarılı eğitimciliğiyle sadece çocuklarını değil, torunlarını ve insanlığın istikbalini de biçimlendirmektedir.

 En Etkili Söz

*En etkili söz karşınızdaki kişiyi taktir ederken sarf ettiğiniz sözdür. Bu sizin vaktinizi almaz, bir şey eksiltmez. Fakat kazancı büyüktür.

*Hz Peygamber, Allah için savaşan sahabesini ve iyi işler yapan kimseleri yeri geldiğinde takdir etmiştir. Allah’ın Resülü insanlara değer vermiş ve onları iyiliğe teşvik etmiştir.

*Yapılan iyi şeyleri takdir etmek kişiyi başarıya götürür. Ancak bu övmekten farklı bir şeydir. Çünkü övmek, kişinin doğuştan getirdiği özelliklerini yüceltmektir ki, bu insanların enaniyetlerini yükselterek kibre neden olabilir.

*Taktir etmek başarıya götürür.

*Övmek ise kibir ve bencilliğe

*Takdir etmek, kişinin özgüvenini geliştirir.

*Övmek ise insanın kendini görmesine engel olur.

*Takdir etmek kişiyi çaba göstermeye teşvik eden bir araçtır.

*Övmek ise tembelliğe ve çalışmadan kazanmaya teşvik eder.

*Takdir etmek kişiye güç verir ve motivasyonunu yükseltir.

*Övmek ise kişiye ben diğerlerinden farklı ve üstünüm düşüncesine neden olur.

 

  

Yorumlar