Sevgi Kurtulmuş: ABD ve AB'de aile kurumu çöktü

Şifa Bahçesi

269   /   03 Mayıs 2014, Cumartesi

Haber7
 Yazdır
ABD ve AB'de İnsanlar, çocuk sahibi olmak yerine kedi ve köpek sahibi oluyor

  

Bağcılar Belediyesi Kadın ve Aile Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen Kadınlar Akademisi programına konuk olarak katılan Prof. Sevgi Kurtulmuş, İnsan ve Anne Olarak Kadın konulu bir konuşma yaptı. İnsan olmanın kolay bir şey olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, bu konuda çok düşünmek ve konuşmak gerektiğini ifade etti. Davetlilere Hoca Yusuf Hemedani Hazretlerinin Hayat isimli kitabını okumaları tavsiyesinde bulunan Kurtulmuş, kitapta hayatın canlılar için teselli ve avunmak olduğunun vurgulandığını belirtti. Kurtulmuş, Sadece bütün canlıların yaptığı gibi yiyip içip barınma ihtiyacımızı karşılayıp ve eş bulup hayatımızı sürdürebiliriz. Ancak, bu mahlukatın en aşağı derecesidir. Bunların dışında bir şeyler yapmalıyız. Hemedani Hazretleri, insanın en doğru ilişkisinin Allah ile olan ilişkisi olduğunu ifade ediyor. Sınırlı bir hayatımız var. Geldik gidiyoruz. Gittiğimiz yerde de yapamadıklarımız ve yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğiz. şeklinde konuştu. Modern insanın hayata şaşı baktığını ifade eden Kurtulmuş, batılı insanın kendisini her şeyin sahibi olarak gördüğünü ve Allah'ın konumunu unuttuğunu belirtti. Müslümanların hayatta her şeyin kendisine emanet olduğunun farkında olması gerektiğini anlatan Kurtulmuş, mülk ve emanet duygusuyla hayata bakmanın çok farklı olduğunu kaydetti.

MODERN DÜNYADA AİLE YAPISI ÇÖKMÜŞ

Basın ve televizyon vasıtasıyla bu bakış açısının kaybedildiğini savunan Kurtulmuş, bugün modern insanın mutsuz olduğunu anlattı. Modern dünyada aile yapısının çöktüğünü de kaydeden Kurtulmuş, uzun yıllar ABD'de yaşadığını ve Avrupa ülkelerini gezdiğini belirterek şöyle konuştu: Aile yapısı çökmüş, boşanma oranları artmış ve evlilik dışı ilişkiler yükselmiş çocuk sayısı ise azalmış. İnsanlar, çocuk sahibi olmak yerine kedi, köpek sahibi oluyorlar. Batıda aile yapısı çökmüştür. Eğer ülkemizde de tedbir alınmazsa bu tehlike Türkiye için de geçerli. Türkiye'de de evlilik yaşı yükseliyor ve evlilik dışı ilişki yaygınlaşıyor.

Her şeye emanet gözüyle bakıldığı için insanın kendi bedenine, ailesine ve evlatlarına özel ihtimam göstermesi gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, iyi bir örnek sergilemeyen anne ve babanın evlatlarını da iyi yetiştiremeyeceğini anlattı.

ANNE VE BABALAR TUTARLI OLMALI

İnsanların anne ve babalarının davranışlarını tekrar ettiklerini ifade eden Kurtulmuş, ebeveynlerin tutarlı ve ölçülü olması gerektiğinin altını çizdi. Kurtulmuş, Maalesef bugün çoğumuz bunu yapamıyoruz. Dün ak dediğimize bugün kara diyoruz. Onurlu olmayı beceremiyoruz. Eğer çocuklarımıza yeterli sevgiyi versek, onurlu yaşamayı öğretebilirsek çocuklarımıza verebileceğimiz en önemli şey budur. diye konuştu.

28 ŞUBAT'IN SEBEBİ BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİ SAYISININ ARTMASIDIR

Kurtulmuş, konuşmasının sonunda kendisine yöneltilen soruları cevapladı. 28 Şubat sürecinde yaşadıklarıyla ilgili bir soru yöneltilmesi üzerine Kurtulmuş, profesör olmasına kısa süre kala başörtüsünden dolayı İstanbul Üniversitesi'nden ayrılmaya zorlandığını belirtti. Tırnaklarıyla kazıyarak elde etmeye çalıştığı kariyerine son verilmek istendiğini anlatan Kurtulmuş, oysa önceden Amerika'daki bir üniversitede başörtüsüyle rahatça eğitim alabildiğini anlattı. Buna karşın İstanbul Üniversitesi'nde görevinden uzaklaştırıldığını belirten Kurtulmuş, Türkiye'de başörtüsü taktığınız için bunu yaşıyorsunuz. dedi. 28 Şubat'ın asıl sebebinin üniversitelerde başörtülü öğrenci sayısının artışı olduğunu savunan Kurtulmuş, doçentlik yaptığı yıllarda çok sayıda başörtülü öğrencisi olduğunu anlattı. Merhum bir hocam bana demişti ki; 'Evladım gözlemliyorum, kız öğrenciler seni örnek alıyor ve sana benzemek istiyor. Erkek öğrenciler de senin senin gibi birisiyle evlenmek istiyor. diye konuşan Kurtulmuş, şu an bir çok öğrencisinin profesör olduğunu söyledi. Kurtulmuş, 28 Şubat sürecinin Müslümanlar için öğretici olduğunu düşünüyorum. En azından sadece şekil olarak değil Rabbimin istediği gibi Müslüman olmayı öğreniyoruz. İnançlarımızı tekrar öğrenmeye çalışıyoruz. Kolay değil. Yıllar sonra üniversiteye tekrar döndüm profesörlük unvanını aldım.'