Eşler arasında sağlıklı bir iletişim için nelere dikkat etmeli

Halis Bilgi

  /   904   /   20 Haziran 2020, Cumartesi

 Yazdır

  

Eşler arasında uyum sorunları ve tartışmalar hemen her evlilikte yaşanır ve kaçınılmazdır. Atalarımız “tartışma evliliğin tuzu biberidir” demişler. Ne var ki tuz ve biberin ölçüsü ayarlanamadığında yemeğin tadı kaçtığı gibi eşler arasındaki ilişkilerde yaşanan tartışmalar da karşılıklı saygı ve sevgi dikkate alınmaz, tartışmanın dozu ayarlanamaz ise evlilik ilişkisini yaralayabilecek sonuçlar kaçınılmaz olur. Kurallar, karşılıklı sevgi ve saygı dikkate alınarak, yıkıcı ve kırıcı olmadan ılımlı bir ortamda yapılan tartışmalar, tarafların birbirlenin ihtiyaçlarını daha iyi anlamasına, kendilerini daha iyi ifade ederek sorunları dillendirebilmelerine ve birbirlerini daha kolay tanımalarına sebep olur.

Daha sağlıklı ve huzurlu bir evlilik için dikkat edilmesi gereken bazı noktaları sizler için derledik

Güç gösterisine girmemeli: Tartışmada karşı tarafı aşağılayarak ve ya değersizleştirerek üstün gelmeye çalışmak en büyük kural ihlallerindendir ve konuyu çıkmaza götüren önemli sebeplerdendir “Bu evde benim sözüm geçer, ben bu evin reisiyim” şeklinde baskın çıkma girişimleri adil olmamakla birlikte sağlıklı iletişimi kesintiye uğratır.  Olabildiğince sakin bir şekilde adil, duyguların rahat dillendililebileceği konuşulabilir bir tartışma ortamı oluşturulması daha iyi sonuçlara götürecektir.

Pasif Agresyon ve Saldırganlık Tehlikeli: Eşe kızıp surat asmak, işleri yokuşa sürmek, inatlaşmak, istemediği şeyleri yapmak veya istediği şeyleri yapmamak, iğneleyici sözler söylemek gerginliği artırır, sorunu da çözümsüz bırakır. Bunun yerine yargılamadan, sorgulamadan sormak, dinlemeye çalışmak, konuşmak, duyguları net ve anlaşılır bir dille aktarmak son derece etkili olacaktır.

Karşınızdakinin hataları kadar kendi hatalarınızla da ilgilenin: Tartışmalarda hep karşımızdakinin ne yapması gerektiğini söylemek ve iletişimi bunun üzerinden kurmaya çalışmak muhatabımızı zamanla sıkacaktır ve bu da aradaki mesafenin açılmasına sebep olmaktadır. Kendi hatalarınmızı da gözden geçirip Iç muhasebe yaparak nerelerde hata yapıldığını düşünüp sorgulamak, bunları açık bir dille itiraf edebilmek büyük bir olgunluk işaretidir ve ilişkide saygı ve güveni artırır

Suçlayıcı konuşmalardan sakının: Suçluluk duygusu vicdanlı insanları son derece rahatsız eden bir durumdur. Suçlayıcı tavırlar karşımızdaki insanı ister istemez savunma durumuna geçirecektir. Hakim, savcı veya avukat rollerinden kurtulup sorunlarını çözmeye çalışan iki yetişkin insan modunda sorunları çözmeye çalışmak gerekir Aksi taktirde bu mahkeme uzar gider ve bir türlü karar çıkmaz.

Öğüt, nasihat, konferans şeklinde konuşmalar çok samimiyetsiz gelir: Öğüt vermek, bir şeyleri öğretmeye çalışır şekilde davranmak karşımızdakini yıldırır ve uzaklaştırır. Herkes bir şeyler bilir, herkesin birbirine verecek bir şeyleri vardır ve herkeste aynı akıl mevcuttur. Bu temel espriyi kaçırmamak, ortak akılı yaratmaya çalışmak çok daha etkilidir.

Genellemeler, damgalar, kalıplar olmamalı: “Sen hep böylesin zaten, senden başka türlüsü beklenmezdi, sen bana hiç değer vermedin zaten, erkek milleti böyledir, siz kadınlar hep böylesiniz” şeklindeki damgalar ve genellemeler inançsızlığın göstergesidir. Böyle bir düşünce ile yaklaşan eşlerin konuşmalarına gerek kalmaz. Çünkü birbirlerini hep aynı kalıpta göreceklerdir. Onun yerine damgalardan, kalıplardan, genellemelerden uzak kalarak duruma ve sürece yönelik tartışmak daha akıllıca bir tutum olacaktır.

Kıyaslamak son derece yanlış bir tutumdur: “Falancanın kocası ne kadar ilgili, filancanın karısı çok becerikli” tarzındaki kıyaslamalar moral bozukluğu ve hayal kırıklığına sebep olduğu gibi eşlerin motivasyonunu da düşürür. İki kişilik ilişkiye üçüncü şahısları hiçbir surette katmamalı. Tam tersi karşımızdaki insanın olumlu yönlerini dillendirerek destek olmak daha büyük avantajlar kazandıracaktır

  

Yorumlar