Dokuma başörtüsü geleneği

Örnek

  /   751   /   30 Haziran 2014, Pazartesi

AA
 Yazdır

300 yıllık geçmişi olan ve geçmişte neredeyse her evde yapılan yöresel dokumacılığı günümüzde az sayıdaki kişi tarafından devam ettiriliyor

300 yıllık geleneksel başörtüsü dokuması kurslarla yaşatılıyor

  

Daha önce Antalya'nın İbradi içlesinde belde olan, Büyükşehir Kanunu gereğince İbradı ilçesine bağlı mahalleye dönüşen Ormana'da yöresel başörtü yapma geleneği, el emeği göz nuru ile dokuyan kadınlar aracılığıyla yaşatılıyor. Günümüzde başörtüsü yanında peştamal, masa örtüsü, perde gibi ürünler de üretiliyor.

İbradı Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mustafa Gökhan Uslu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 300 yıllık geçmişi olan ve geçmişte neredeyse her evde yapılan yöresel dokumacılığın günümüzde az sayıdaki kişi tarafından devam ettirildiğini söyledi.

Yöresel dokumacılığın unutulmaması için kurs açtıklarını anlatan Uslu, 2011 yılında açtıkları ve bir yıl süren yöreye özgü dokuma kursunda 13 kişinin eğitildiğini kaydetti.

Son dönemde Ormana Vakfı tarafından 5 yeni model tezgah alındığını belirten Uslu, "Kursu, yöresel dokumayı geliştirip marka oluşturulması amacıyla açtık. Başarılı da olduk. Eski el sanatlarını yaşatmış oluyoruz. Aileler de geçimlerine katkı sağlıyor" dedi.

- İpekten yapılıyor

Ormana'da yaşayan Sevim Kaplan ve Nevin Peşmen kardeşler de 20 yıldan bu yana geleneksel dokumacılığı sürdürüyor. Kaplan ve Peşmen'in yanı sıra kursiyerlerden de 3 kişi Ormana'da dokumacılık yapıyor.

Sevim Kaplan (64), Ormana dokumacılığında önemli yeri bulunan Dürdane Çevik'in gelenekleri korumalarını istemesiyle üretime başladıklarını söyledi.

Bunun üzerine giydikleri yöresel başörtüsünü dokuyarak geleneklerini canlandırdıklarını ve farklı model ortaya çıkardıklarını belirten Kaplan, Ormana başörtüsünün 300 yıllık bir gelenek olduğunu, ipek iplikten yapıldığını dile getirdi.

Bu geleneğin unutulmaması için açılan kursta kursiyerlere işi öğrettiklerini, böylece geleceğe taşınmasına çalıştıklarını vurgulayan Kaplan, "Çok pahalı olan incecik ipeği elimizde yapıyoruz. İpek dokuma ve el emeği, göz nuru olduğu için Ormana başörtülerini 150 liradan satıyoruz" diye konuştu.

Günümüzde başörtüsünün yanı sıra masa ve yatak örtüleri ile şal da dokuduklarını anlatan Kaplan, "Ürünlerimize ilk zamanlar daha çok ilgi vardı. Şimdi satışımız eskisi gibi olmuyor" diye konuştu.

- Dokuma yaparak aile bütçesine katkı sağlıyorlar

Peşmen de yıllar önce Akseki'de bile yüzlerce tezgah bulunduğuna işaret ederek, eski gelenekleri canlandırma ve yaygınlaştırma amacıyla başlattıkları dokumacılıkla aile bütçelerine de katkı sağladıklarını ifade etti.

Atölyedeki eski tezgahları tamir ettirerek başladıkları dokumacılığı zorluklarına rağmen çok sevdiğini dile getiren Peşmen, "Çocuklarımı bu meslekten kazandığım para ile okuttum. Kursiyerimiz de bu işe başladı. Şimdi onlar devam ettirecek" dedi.

En önemli sorunlarının pazarlama olduğunu, bölgenin dışına yöreye özgü dokumaları ulaştıramadıklarına dikkati çeken Peşmen, bu konuda yardım istedi.

Geleneksel dokumacılık kursu alanlardan Hacer Parmaksız, köylerinde eskiden beri yapan büyüklerinden dokumacılığı öğrendiklerini ifade etti.

Yaptıkları dokumaları satarak aile bütçelerine katkı sağladıklarını anlatan Parmaksız, "Yörede Ormana'dan başka yerde bu bezleri dokuyan yoktur. Bu dokuma sadece Ormana'ya özgüdür" şeklinde konuştu.

Halk eğitim kursuna katılanlardan Fatoş Kaplan da Ormana dokumasının oldukça zahmetli bir iş olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

"Eskiden daha fazla kişi ile bu işleri yapıyorduk. Şimdi sadece 5 kişi kaldık. Masa, yatak örtüsü, perde ve benzeri 15 çeşit model üretiyoruz. Bir günde yaklaşık bir metre dokuma yapıyoruz. Dokuma modelli olunca bazen 10-15 gün uğraştığımız oluyor."

Kursiyerlerden Dilek Canbaş ise ürünlerinin fiyatının 15 liradan başlayıp 100 lirayı geçebildiğini, ipekten dokunması ve zorluğu nedeniyle biraz pahalı olduklarını kaydetti.

  

Yorumlar