Kardeş Kavgası

Halis Çocuk

  /   835   /   22 Temmuz 2020, Çarşamba

 Yazdır

  

İki veya daha fazla çocuklu anne-babaların en çok şikâyetçi oldukları meselelerden biri çocuklarının birbirleriyle kavga etmesi durumudur. Kuşkusuz her anne-baba için en ufak bir şeyden dolayı olay çıkaran, birbirini itip-kakan, saç saça-baş başa girişen çocuklarının kavgalarına son vermek oldukça güç ve sinirleri zorlayan bir durumdur. Bu durumda bazı ebeveynler çocuklarının akıbetleri ve birbirleriyle geçimi konusunda endişelenirken, bazıları da kardeş kavgalarını yıpratıcı ve çekilmez buldukları için hayıflanmaktadır.

Genelde bu gibi durumlarda ebeveynler ne yapacaklarını tam olarak bilemezler. Kavganın bir an önce son bulması için hemen müdahale ederler ve maalesef de bunu yaparken çoğu zaman hatalı davranışlar sergilerler. Örneğin; küçüğü kayırma, başka çocuklarla kıyaslama, bağırıp-çağırma, şiddete başvurma, onları küçümseme, tehdit etme, cezalandırma gibi davranışlarda bulunurlar.

Genelde paylaşılamayan oyuncak, başka eşyalar veya durumlar kavga sebebi gibi gözükse de esasında kardeşleri kavgaya iten başka nedenler söz konusudur. İşte bu başka nedenler, çoğu kez ebeveynler tarafından görülemediği veya bilinmediği için, ortada gözüken nedenlerden yola çıkarak kardeş kavgası engellenmeye veya bastırılmaya çalışılıyor. Böyle olunca da bu soruna kalıcı bir çözüm üretilemiyor. Peki, söz konusu bu başka nedenler neler olabilir, bakalım.

Bilhassa aralarında rekabet veya kıskançlık duyguları oluşmuş kardeşler, kavga yöntemini kullanarak anne-babalarının kimin tarafında olduğunu test etmek isterler. Kavgada her iki taraf ebeveynlerinin dikkatini üzerine çekmek ve tabiri caizse kazanan taraf olmak için kendilerini ispat etmeye ve savunmaya çalışırlar. Böyle bir durumda taraf tutmanız veya birini (örneğin yaşının küçük olmasından dolayı) kayırmanız, malumdur ki; birçok sorunu beraberinde getirir. Aralındaki rekabet ve kıskançlık körüklenir. Tarafı tutulmayan çocuk, sevilmediğini düşünmeye başlar. Anne-babasının sevgisini ve ilgisini üzerine çekmek için olur olmadık yollara başvurmaya kalkar. Kardeşine karşı nefret duygusu besler. Ya daha da asi olur ya da kendi kabuğuna çekilir. Böyle bir hataya düşmemek için mümkün mertebe kavgalarına müdahale etmemeye çalışın. Hatta kavgalarını görmezlikten gelin. Sorunlarını kendi başlarına halletmeleri için fırsat tanıyın. Fakat iş tehlikeli boyutlara ulaştığında aralarını ayırmak için derhal devreye girin ve birilerine zarar gelmesine müsaade edemeyeceğinizi açıkça bildirin. Evde daha önce belirlediğiniz net kurallar, bu durumda oldukça işinize yarayacaktır.

Kavganın başka bir nedeni de aile içerisinde anne-baba veya çevrede çocukları etkileyen başka yetişkinler arasında yaşanan gerginliklerdir. Yetişkinler olarak kavga ve tartışmalarınız hangi ölçüde ve ne sıklıkta? Öfkenize hâkim olabiliyor musunuz? Karşınızdakini incitiyor musunuz? Üste çıkmaya çalışıyor, karşı tarafın duygu ve düşüncelerine karşı kayıtsız kalabiliyor musunuz? Velhasıl sorunlar karşısında tutumunuz nedir? Bu soruları cevaplayın ve bu konuda evlatlarınıza nasıl örnek olduğunuzu tahlil edin.

Tartışma ve anlaşmazlıkların olması tabii bir durumdur. Burada önemli olan bu anlaşmazlıklarla baş etme yöntemidir. Sağlıklı yöntemler ve sağlıklı çözüm yolları üreterek, tartışmaları tatlıya bağlama noktasında çocuklarınıza örnek olun. Çocuklarınıza kavga ve tartışmaların sınırlarını öğretin ve bu sınırlara siz de titizlikle riayet edin.

Kavga eden kardeşlerin yaşları da oldukça önemlidir. Genelde en şiddetli kavgalar 2 ile 5 yaş arası çocuklarda görülür. Kavga esnasında taraflar bağırma, ısırma, itme, vurma, tükürme gibi davranışlara eğilim gösterirler. Bunun sebebi de bu yaşlarda sorunlarla başka türlü baş etmeyi henüz idrak edememiş olmalarıdır. Benmerkezcidirler ve kendilerine ait eşyaları paylaşmak istemedikleri gibi başkalarının eşyalarını da sahiplenirler. Bu durum, bu yaşlarda görülen gelişim özelliklerinden biridir. Doğru yönlendirmelerle, çocuğunuzun bu eğilimlerinin önüne geçebilir; sorun çözme becerisi edinmesini sağlayabilirsiniz.

Kavgaların nedeni çoğu sefer de kendini ispat etme kavgasıdır. Bir nevi güç gösterisidir. İsteklerini baskıyla da olsa uygulama eğilimidir. Bu ve bunun gibi nedenlerden dolayı bir çocuğun kavga ettiğine şahit olduğunuzda, sorgulamanız gereken ilk husus şahsi davranışlarınızdır. Örneğin; çocuğunuza zorla yapmak istemediği bir şeyi yaptırdığınız bir başka deyişle güç kullandığınız zaman, bu çocuk da kendinden yaşça küçük veya gücünün yettiği herkese karşı aynı tutum içerisinde olacak, zayıf gördüğü herkese sizin kendisine yaklaştığınız gibi yaklaşacaktır.

Hiçbir çocukta sebepsiz davranış bozuklukları meydana gelmez. Bu yüzden davranış bozukluklarını çocuğunuzun size ulaştırmaya çalıştığı önemli bir mesaj gibi algılamalısınız. Çocuk eğitirken sevgi, ilgi ve güven ortamı kadar sizin davranışlarınız ve olaylara karşı tutumunuz da büyük önem arz eder. Bu nedenle çocuğun davranışları büyük ölçüde anne-babaların davranışlarını yansıtmaktadır.

Kardeşler kavga ettiğinde izlemeniz gereken yola değinecek olursak, derim ki; önce müdahale etmeden kavgayı uzaktan gözlemleyin. Sorunlarını çözüme kavuşturma yöntemlerini izleyin ki; başka bir zamanda onlara bu konuda dolaylı veya doğrudan nasihat edebilesiniz ve yol gösterebilesiniz. Müdahale etmeniz gereken noktaya varırlarsa, onları sakinleştirmeye ve birbirinden uzaklaştırmaya çalışın. Gerekirse ikisini de sakinleşene kadar farklı odalara götürün. Bu esnada sizin tarafsız ve sakin olmanız çok önemlidir. Adaleti ve sabrı elden bırakmayınız. Sakinleştiklerinde onları tekrar bir araya getirin ve beraber oturup durum tahlili yapın. Bunun için “araya girmemek, yüksek sesle konuşmamak” gibi özlü kurallar belirleyin. Her iki tarafın olay hakkında ifadesini aldıktan sonra sorunlarını çözüme kavuşturmaları konusunda teşvik edici olun ve çözüm önerilerini tartışın. İki tarafın da uzlaşacağı bir noktaya varılınca, onları tebrik edin ve övün. Birleştirici, aralarındaki sevgiyi pekiştirici sözler sarf edin. Ödüllendirin. İlk denemede bu yönteme yanaşmak istemeseler de sorunlar karşısında nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini bu şekilde öğreneceklerdir.

Esasında her anne-baba, kendi çocuklarını herkesten daha iyi bildiği için ustaca farklı yöntemlere de başvurabilir. Önemli olan, işin aslını öğrenmeden ani tepkiler vermekten ve adaletsizlik yapmaktan kaçınmaktır.

  

Yorumlar