Dağ Kadar Kötülüğü, Darı Kadar Hak Yener

İlim İrfan

  /   866   /   26 Temmuz 2020, Pazar

 Yazdır

  

Kimi insan vurmak istemez serini yere. Kan kusar ama sığınır kızılcık şerbetine. Gel saygı duy sen böyle insanlara. Mücadele etmek kolay değildir çünkü hayatla. Bunun bir çeşit başarı olduğunu düşünebilirsin, onurlu bir hayat mücadelesi de diyebilirsin. Öyle ya da böyle, hiç fark etmez! İnsanı sorgulamak, insana düşmez… Keyfî bir muhabbet konusu olmamalı tutumlar. Eleştiri deyince bu kadar pervasızca mı davranmalı insanlar? Yok! Biraz anlamak gerek hâlden. Kim bilir kimin acısı daha derin kimden. Ben derim ki; insanın acısı serinde durur. Ağacın kurdu içinde olur. Bilemez âdem, âdemin içini. Nasıl sınanır, nedir onun geçimi… Velhasılıkelam, herkes kendi usulüyle verir kendi savaşını. Gel sen karışma, varsa bir hak, Allah’a verir kul hesabını.
Hak demişken… Sen sen ol, mazlumun gözünden akıtma yaş. Bir bakmışsın gün doğmadan, ona inci olur, sana taş. Sanır mısın ki unutulur gider yapılan muamele. Kâr kalır yenilen hak, yiyene. Ama yok! Öyle değil işin aslı. Hak korur daima, haklının payını. Yanına kâr kalmaz kötülük edenin. Mazlum karşılığını alır elbet, döktüğü alın terinin. Güçlü, gücüyle övüne dursun, gün olur devran döner. Dağ kadar kötülüğü, darı kadar hak yener… Diyeceğim o ki; gel iyilikten şaşma, ikiyse birini paylaş. Hırstan, kibirden ayrılarak inayete yaklaş. Gönül ister ki insan insanı kollasın. Kimse kimseye muhtaç olmasın.

Şükürsüzlükten dem vurmak isterim biraz da. Ne çok memnuniyetsiz insan var etrafta. Her şeyde bir kinaye, her şeye bin bahane. Ne şükrü vardır böyle insanların ne teşekkürü. Ağzınla kuş tutsan cinsini sorar, onu da beğenmez, altında buzağı arar. Düğüne gider zurna beğenmez, hamama gider kurna beğenmez. Ne kendi uğraşır kendini yorar, ne de başkasının yaptığına kalır minnettar. Sahip olduklarına razı olmaz, hep daha fazlasını ister, ne yapsan doymaz. Nedendir bilinmez bu büyüklenme. Kendini fazla önemseyip başkalarından yüksek görme… Dönüp bir baksa aynaya, farkına varacak aslında. Ne iş gelir elinden, kime ne hayır çıkmış dilinden. Kendinde de yok hiç meziyet. Bilmiyor ki yaptığı, özüne eziyet. Ah insan! Yanlış yolda olduğunu hiç kabullenmez. Kibirden burnunun ucunu bile görmez…
İnsanları say, sev, hürmet et daima. Her kuldan öğreneceğin bir şeyler vardır mutlaka. Herkesi dinle, her şeyi kalbinle özümse. Kötü diyorlarsa vardır bir hikmet, iyi diyorlarsa hakkıyla teşekkür et. Övüyorlarsa alçak gönüllülüğü bırakma elden. Yeriyorlarsa, kötü sözü uzak tut dilinden. Hoşgörü ve iyi niyet eksik olmasın yaşamında. Ama tedbir almayı da sakın ha unutma. Fazla övgü, dikkat et başını döndürmesin. Sana istemediğin sözler verdirmesin. İnsanların tavsiyelerini ciddiye al, önemse. Lakin tutup da istenmedik dolduruşlara gelme. Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. Kendinin farkındaysan şayet, kanmazsın bu abartılı iltifatlara. Değilsen de artık, var ak çeşmelerde başını yıka…
Gün gelir kolaylıkla karşılaşırız, gün gelir zorluğu yaşarız. Böyledir bu dünyanın düzeni. Hep güldürecek değil ya seni. Hüzün de var yaşamda, mutluluk da. Gözyaşı da var, kahkaha da. Ölüm de var, düğün de. Zulüm de var, iyilik de. Dim dik durmak lazım gelir ayakta. Kim aksini iddia etmiştir ki bu sınavda… En güçsüz hissettiği anlarda bile direnir insan. Bilir ki bir şekilde elinden tutacaktır Yaradan… Sakın kapıp koyuverme kendini. Savrulup gitme bir yaprak misali. Dirayetli ol, sımsıkı tutun dalına. Sen ki insanoğlusun, kendini hafife alma. Cismine güven ve sarıl özüne. Dertler o kadar da büyük görünmesin gözüne. Durduğun yerden emin ol daima. Ağır yongayı yel kaldırmaz unutma…

Gel bozma niyetini. Sen daima temiz tut kalbini. Güzel düşün, güzel olsun. Şerrin yerini hayır tutsun. Gözlerin hep doğruyu seçsin. Yanlış, varsın kendi yolundan geçsin. Göreceksin ki işlerin hep rast gidecek, Allah, sana istediğinden fazlasını verecek… Gün günden gelirse iyi, niyetin doğru yolda belli ki. Bugün aratıyorsa dününü, aç tutma derim ben iki gözünü. Şükürde ol daima. Tamah seni yarı yolda koyar unutma! Heybene iyi niyet, gönlüne feraset dolsun. Niyetin halis, harmanın tepecik olsun.

Bil ki sen halis tuttukça niyetini, Hak, fazlasıyla verecek sana nasibini. Velev ki aldandın şu dünyanın rengine. Hırs, bir perde gibi indi gözlerine. İflah olmaz bir derde kapıldın. Cismini her şeye yeter sandın. Gel dön yol yakınken bu yanlıştan. Hırs ki seni çıkmaza sokar en baştan. Gözü açık olandan değil, niyeti temizden sorulur insan.

  

Yorumlar