İnsan denilen varlık

Halis Bilgi

  /   266   /   09 Ağustos 2014, Cumartesi

Milli gazete
 Yazdır
Akleden, düşünen ve İman eden; İnsan denilen varlık

  

Rabbimiz ayetinde “Biz insanı gerçekten en güzel bir biçimde (Ahseni Takvim üzere ) yarattık buyurmaktadır. Varlık âlemi mükemmel yaratılmıştır, insanın ise bu kulvarda farklı bir yeri ve ayrıcalığı vardır. Çünkü o bedenen ve ruhen mükemmel yaratılmıştır. İnsanın bu güzelliğini daim kılabilmesi için iman üzere bir hayat yaşaması gerekir.

İnsanın varlık aleminde özel bir yeri vardır. ,O fıtrı olarak küçük alemler, katmanlar ve envai çeşit zenginlikler taşır ve yüce Allah’ın bahşettiği bu güzelliklerle sorumluluklarını yerine getirir. Sorumluluğunu ihmal ettiğinde ise esfele sefilin seviyesine düşer.

Müslüman Vakar Sahibidir

Müslüman kardeşinden tebessümü esirgemez.

Müslüman muhtaçlara yardım eder, malında ve sevgisinde cimri değildir.

Müslüman insanlara sevgi ile muamele edendir.

Müslüman tebliğ vazifesini yerine getirendir

Müslüman vakar sahibidir

Müslüman kibir ve büyüklenmeci tavır içinde olmaz

Müslüman affedicidir, kin ve intikam sahibi değildir

Müslüman mütevekkildir, kanaatkardır israf etmez, yalan söylemez

Müslüman vefakârdır, sözünde durur ve elinden ve dilinden emin olduğumuz kişidir.

Müslüman Namazlarını İhmal Etmez

Namaz İslam’ın beş esasından biri ve imandan sonra en önemlisidir. Bu nedenle hazreti Peygamber, “Kulun kıyamet günü ilk önce namaz ibadetinden sorgulanacağını haber verir”

‘’Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler. Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Onlar ki, zekatı verirler. Onlar ki, iffetlerini korurlar. Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmış değillerdir. Kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir. Onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler. İşte asıl bunlar varis olacaklardır. Firdevs (Cennetin)’e varis olan bu kimseler orada ebedi kalıcıdırlar.’’ (Mü’minûn, 23/1-11 )

Gençlere namazı nasıl sevdirebiliriz?

Çocuklarınıza küçük yaştan itibaren namaz bilinci veriniz.

Çocuk namazı niçin kıldığını öğrenmeli ve bunu bir sorumluluk olarak kabul etmelidir.

Çocuklara dini konularda baskı yapmayın öncelikle onları bilgi ve bilinç yönünden destekleyin

Çocuklara hazreti peygamberin hayatını öğretin.

Çocuklarınızın sahabe ile tanışması için destekleyin ve rol modellerini buradan seçmeleri için yardımcı olun.

Çocuklarınızla iyi ilişkiler kurun ve sürekli eleştiren kusur arayan taraf olmayın

Çocuklarınız namazlarını kıldığında ödüllendirin, onlara bunun mükafatından bahsedin

Akran gruplarına yönlendirin ve dini eğitimi grup içinde vermeye çalışın

Çocuklarınıza vakit ayırın ve birlikte sohbet edin

Vaktin bir kısmını İslami eğitimlere ayırın ve bu konuda aile bireylerinizi teşvik edin

Çocuklarınızın Allah’ın bir emaneti olduğunu unutmayın

Camiye çocuğunuzu da götürün ve onu teşvik edin

Çocuklarınızı büyütürken sadece dünyasını değil ahretini de düşünün.

Müslüman Boş İşlerle Meşgul Olmaz

Boş zaman kavramı Müslümanların literatüründe yoktur. Zira onlar, bu dünyanın kendileri için bir imkân olduğunu bilirler ve her anı faydalı işlerle geçirirler. Çünkü hayat kısadır ve yapılacak çok iş vardır:

“…Boş şeylerin yanından geçtiklerinde vakarla geçip giderler…”

Furkan, 72)

Müslüman vaktini faydalı işler peşinde tüketir ve onun boşa harcayacak vakti yoktur. Çünkü mümin sadece kendine karşı sorumlu değildir bununla beraber bütün insanlığın sorunları ile meşgul olur. Bu da zamanı düzenli bir şekilde kullanması ile mümkündür.

Müslüman, zamanı boş işler peşinde harcamaz, gereksiz işler peşine düşmez geçici heveslere kapılmaz, gıybet iftira ve meleyani ile vakit geçirmez. Çünkü zamanın kendisi için ne kadar değerli olduğunu bilir.

 ‘’Boş ve faydasız işleri terketmek, kişinin İslâmiyetinin güzelliğindendir.’’ (Tirmizî, Zühd, 11; İbn Mâce, Fiten, 12)

Boş şeylerden yüz çevirmek ve boş işler peşinde koşanları da uyarmak müminin sorumluluklarından biridir. Çünkü o, kendisine ailesine ve topluma gelebilecek zararı ortadan kaldırmakla sorumludur.

‘’Dört huy vardır ki, bunlar kimde bulunursa, o kimse katıksız münafık olur.

 Kimde bunlardan bir şey bulunursa -onu bırakıncaya kadar- kendisinde nifaktan bir haslet var demektir. (bunlar:) konuştu mu yalan söyler, söz verirse sözünde durmaz. Vaat ederse vadinden döner, bir dava ve duruşma esnasında haktan ayrılır.’’ (Müslim, İman, 25)

  

Yorumlar