Koşmanın da bir nimet olduğunu biliyor muyuz?

Şifa Bahçesi - Halis Çocuk - Bizim Aile

  /   256   /   21 Eylül 2014, Pazar

Zaman
 Yazdır

Kerem Ali ve Yusuf Eren adlı iki kardeş teşhisi konulamayan fiziksel yetersizliği hastalıkları sebebiyle koşamıyorlar

Fiziksel yetersizliği sebebiyle koşamayan çocuklar için koşmanın nimet olduğunu kim bilebilir?

  

Kerem Ali (6) ve Yusuf Eren (12) iki kardeş. Tıbben teşhis konulamayan bir hastalığa yakalanan kardeşler, fiziki yetersizlik sebebiyle kalem tutamıyorlar. Okula başlama heyecanı yaşayamayan kardeşlerden Kerem Ali, yürüteç desteğiyle anasınıfına gidebilse de yaşıtlarından geride kalıyor. Yusuf Eren ise eve öğretmen gelmezse eğitim alamıyor. 

Bu yıl 17 milyon öğrenci dersbaşı yaptı. Öğrenciler yeni eğitim ve öğretim yılının heyecanını yaşadılar. Ancak Kerem Ali ve Yusuf Eren Turgut kardeşler, teşhisi konulamayan hastalıkları sebebiyle bu heyecanı yaşayamadı. Kerem Ali, bitirdiği anasıfını tekrar okumak zorunda. Zira kaynaştırma eğitimi kapsamında ona özel bir okul ya da sınıf tavsiye edilmiyor. Bu yüzden mahallesindeki okula gidiyor. Ağabeyi Yusuf Eren ise yürüyemediği için iki senedir eve öğretmen geliyor. Her iki çocuğunun yaşadığı rahatsızlığa rağmen onları okutmak istediğini belirten anne Ayşe Turgut, her gün çocukları için dua ediyor.

Maddi yetersizliklerine ve eşinin asgari ücretle çalışmasına rağmen umudunu yitirmeyen Ayşe Hanım, Kerem Ali ve Yusuf Eren’in hastalıklarının ilerlememesi için kullanacakları tıbbi destek aletlerinin masraflarını ödemekte zorlanıyor. Turgut ailesi, İstanbul Bayrampaşa’da yaşıyor. Dün okula başlayan Kerem Ali, Bayrampaşa Prof. Dr. Muharrem Ergin İlköğretim Okulu’nda birinci sınıfa gitmeyi umuyordu. Ancak son sağlık kontrolleri sonucu öğrendiklerini pekiştirmesi, yazma ve okuma becerilerini artırması için sınıfını tekrar etme kararı verildi. Dede Aydın Alptekin ise iki engelli torunu için “Onlar aramızdaki melekler!” diyor ve ekliyor: “Ben emekliyim. Torunumun okula gidip gelmesinde ben yardımcı oluyorum. Kızım yorulmamı istemediğinden izin vermiyor ama ben kendimi onlara adadım. Torunumun okuyup tahsil görmesini çok önemsiyorum. Okullarını başarıyla bitirdiğini görsem gönlüm rahat edecek.”

Anne Ayşe Hanım, çocukların hastalık sürecini şöyle özetliyor: “Büyük oğlum Yusuf Eren 1,5 yaşına kadar sağlıklıydı. Daha sonra fiziki işlevleri yavaşladı ve kendine mukayyet olamamaya başladı. Şu an başını bile tutamıyor. İlk zamanlar çok üzüldüm. Büyük oğlum yürümenin ve koşmanın tadını hiç bilmiyor. Onun eğitimi için şimdi haftada iki gün eve öğretmen geliyor. 12 yaşında ama harfleri, heceleri öğrenmeye çalışıyor. Onun durumuna alıştım derken bu kez 4 yaşındaki Kerem Ali’nin aynı hastalığı taşıdığını öğrendim. 4 yaşına kadar sağlıklı bir çocuktu. Koşmanın, top oynamanın tadına varmıştı. Hareketleri yavaşlamaya başladığında ‘anne niye ayağım kalkmıyor’ diyordu. Bu, bir anne için anlatılamaz duygular... Kerem Ali, ağabeyine göre daha şanslı. O yüzden bütün güçlüklerine rağmen onu okula götüreceğim.”

Yaşadığı bunca üzüntüye rağmen tevekkül sahibi Ayşe Hanım, “Şükrediyorum ki, çocuklarımın zihinsel bir hastalığı yok.” diyor.


  

Yorumlar