Anne baba hakkı

Örnek - Halis Bilgi

  /   804   /   22 Eylül 2014, Pazartesi

Milligazete
 Yazdır

Anne-baba ile gereksiz tartışmalara girmemeli, onların gönlünü incitmemeliyiz.

İnançlarımız değerlerimiz, anne ve baba haklarını korumayı zaruret kabul eder

  

Onun (memeden) ayrılması da iki yıl içinde olmuştur onun için biz insana bana ve ana-babaya şükret, dönüş banadır diye öğüt verdik.”

Rabbimiz anne-babaya iyilik etmeyi emretmiş ve hayırlı evlat olmayı teşvik etmiştir.

Bir gün bir kişi Resulûllaha (S.A.V.) gelerek, “Anne-babanın evlatları boynundaki hakkı nedir?” diye sordu, Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Onlar senin cennet ve cehennemindir.”

Bir kişi hayırlı bir kul olur ve anne-babasına hürmet ederse bu ameli onun cenneti olur. Allah’a isyan eden anne-babanın gönlünü incitmek ise Allah’ın hoşnut olmayacağı bir davranıştır.

Aciz bir varlık olarak dünyaya geldiğimizde ilk destekçimiz anne babamızdır. Onlar bütün yaşamlarını evlatlarına adamış birer kahramandırlar. Hz. Peygamber kişinin anne-babasına karşı vazifelerini yerine getirdiği takdirde, Allahın rızasını kazanabileceğini haber veriyor.

Hz. Peygamber bir hadisinde de şöyle buyurur: “Kim ömrünün uzamasını ve rızkının bollaşmasını istiyorsa, anne-babasına iyilik etsin ve akrabalarına sılayı rahimde bulunsun.”

Anne-baba müşrik dahi olsa evlada düşen onlara iyilik etmek olmalıdır. Bir gün birisi Resulûllaha sorar: “Ben kime iyilik yapayım?” Resulûllah, “Annene” der. Sonra tekrar kime diye sorduğunda tekrar, “Annene” der. Adam tekrar sorar; Resulûllah tekrar, “Annene” der. Adam tekrar sorunca Resulûllah bu sefer, “Babana” diye cevap verir.

Rivayet edildiğine göre birisi Resul-i Ekrem’e gelerek, “Ya Resulûllah, ben çok kötü işler yapmışım, acaba benim tövbem kabul olur mu?” demiş. Resul-i Ekrem, “Acaba annen veya baban yaşıyor mu?” diye sormuş; o da, “Babam yaşıyor” demiş. Resul-i Ekrem, “Git ve ona iyilik et” buyurmuş. Adam çıkıp gittikten sonra, Resul-i Ekrem yanındakilere dönerek şöyle buyurmuş: “Keşke annesi olsaydı da ona iyilik etseydi; tövbesi daha çabuk kabul olurdu.”

Evladın Görevleri

Anne-baba düşünce, yaşantı ve hayat tarzı bakımından bize uzak bir noktada dursa dahi hürmette kusur etmemeliyiz.

Anne-babanın ihtiyaçlarını gidermeli, zor günlerinde yanlarında yer almalıyız.

Anne-babanın sohbetine iştirak etmeli ve onlara destek vermeliyiz.

Anne-babayı ziyaret etmeli ve evlat olarak sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.

Hastalıklarında yanlarında olmalı ve destek vermeliyiz.

Anne-baba ile gereksiz tartışmalara girmemeli, onların gönlünü incitmemeliyiz.

Anne ve babaya iyilik etmek, hizmet etmek ve gönüllerini almak -Allah’a ibadetten sonra- başka hiçbir davranışla elde edilemeyecek bir sevaptır.

Abdullah b. Mesûd (R.A.) anlatıyor: Peygamberimize Allah’ın en sevdiği amel hangisidir? diye sordum. Peygamberimiz:

– Vaktinde kılınan namaz, buyurdu.

– Sonra hangisi? dedim. Peygamberimiz:

–Anneye-babaya iyilik etmek, buyurdu. Ben:

– Sonra hangisi? dedim. Peygamberimiz:

– Allah yolunda savaştır buyurdu.

Abdullah b. Amr b. EI-Âs (R.A.) da şöyle demiştir:

Peygamberimize bir adam geldi ve:

– Ey Allah’ın Resulü, mükâfatını Allah’tan dilemek üzere hicret ve savaş için emrinize girmek istiyorum, dedi. Peygamberimiz:

– Annen-babandan sağ olan var mı? diye sordu. Adam:

– Evet, hatta ikisi de sağdır, dedi. Peygamberimiz:

– Sen Allah’tan ecir mi istiyorsun? diye sordu. Adam:

– Evet, (hicret ve savaşla Allah’tan ecir istiyorum) dedi.

Peygamberimiz:

– Öyle ise annene ve babana dön de onların gönüllerini al (umduğun mükâfat onlara hizmet etmektedir) buyurdu.

Pişmanım Ama Çok Geç

        Takva, Ben asi bir evlattım. Annem beni İslami konularda uyarır, haramlardan uzak yaşamamı tavsiye ederdi. Ama ben ön yargılıydım o ne dese tersini yapar hiç dinlemezdim. Annem arayıp namazlarını kıldın mı derdi. O zamanlar üniversite okuyordum, anne ne yapacaksın sana ne der onu incitirdim. Annem çok kibar bir insandı, bana cevap vermez sessizce ağlardı.

Akşam eve geldiğimde, oğlum seninle biraz Peygamberimizin hayatından konuşalım, sohbet edelim ben geleceğinden endişe ediyorum derdi. Bana çok manasız gelirdi. Biz üç kardeştik annem diğer iki abimi istediği gibi yetiştirmişti. Ama ben ona hep karşı çıkardım.

Annem bir kaza ile hayata veda etti. Onun yokluğuna çok zor alıştım. Hayatımdaki yerini ölünce daha iyi anladım. Ölümünden sonra çok pişmanlık duydum. Namazlarımı kılmaya başladım. Ama o bunları görememişti. Annem hayatta olsaydı bir dediğini iki etmezdim. Ama artık yoktu. Şu an sadece onun için dua edebiliyorum…

(Muzaffer Y.)

  

Yorumlar