Korkutucu rapor; % 43 arttı

Şifa Bahçesi - Halis Bilgi

  /   223   /   09 Ekim 2014, Perşembe

Ajanslar
 Yazdır

2013’te önceki yıla göre uyuşturucudan ölüm oranı yüzde 43 arttı. Dolaylı olarak uyuşturucuya bağlı ölümlerde ise yüzde 155’lik artış yaşandı.

Uyuşturucudan dolayı ölümlerde artışlar korkutucu rakamlara ulaştı

  

İzmir Tabip Odası Meclis Üyesi Dr. Ergün Demir, Türkiye’de uyuşturucu kullanımıyla ilgili yaptığı araştırmaların sonuçlarını açıklarken, dehşet verici bilgiler aktardı

Buna göre 2013’te önceki yıla göre uyuşturucudan ölüm oranı yüzde 43 arttı. Dolaylı olarak uyuşturucuya bağlı ölümlerde ise yüzde 155’lik artış yaşandı. Türkiye’de son yıllarda, sentetik uyuşturucu kullanımı korkutucu boyutlara ulaşırken, uyuşturucuyla ilk tanışma yaşı, gençlik dönemlerinden çocukluk yaşlarına (12) indi. Geçmişte üniversite çağlarındaki gençler için önemli tehlike olan uyuşturucu satıcıları, kent merkezlerindeki ortaokul önlerinde bile çocukları zehirler oldu.

     Özellikle 2007 ile 2013 yılları arasındaki istatistiki veriler, kötü yöndeki gelişmeleri ortaya koydu. En acı ve en çarpıcı sonuç ise uyuşturucudan ölüm oranlarında görüldü. 2008’de 147 olan can kaybı, 2012’de 162’ye yükseldi. Bu rakam 2013 yılında ise 232’ye çıktı. Uyuşturucu kullanımından kaynaklı, kaza, cinayet, kavga, kalp krizi, psikolojik bunalım sonucu intihar gibi dolaylı olarak ölüm oranı ise 2008 yılında 137 iken 2013’te 416’ya çıktı. Uyuşturucudan ölüm olayları en çok, sürekli göç alan ve nüfus yoğunluğunun olduğu İstanbul, Adana, Antalya, Ankara, İzmir, Mersin, Gaziantep, Kocaeli, Hatay ve Bursa illerinde yaşandı.

     İstanbul Tabip Odası üyesi ve Türkiye Tabipler Birliği delegesi Dr. Güray Kılıç ile araştırmalarını sürdüren Dr. Ergün Demir, madde kullanımını ortadan kaldırmanın, uzun vadeli ve kalıcı devlet politikaları geliştirmekle mümkün olacağını vurguladı. Önleme ve tedavi programlarının üretilmesi gerektiğini ifade eden Demir, bağımlılıkla mücadelenin bir asayiş sorununa indirgenmemesini istedi. Hükümetin ‘Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı’nı uygularken, belli konuları dikkate almaması durumunda başarılı olamayacağını ifade eden Demir, şu önerilerde bulundu: “Toplumun konu ile ilgili tüm kesimlerinin; sivil toplum kuruluşları, bağımlılık alanında çalışan meslek grupları, yerel yönetimler ve devletin ilgili organlarının katılımı ile sorunu çözecek politikaları geliştirmek hükümetin görevidir. Uyuşturucuya ilişkin bilimsel çalışmalarda belirtilen önerileri dikkate almadan, ergen ve genç erişkinlere yönelik bir planlama yapmadan, eğitim sistemini bilimsel ve nitelikli hale getirmeden, yoksulluk ve işsizliğe karşı mücadele ortaya konmadan sonuç alınamaz.”

  

Yorumlar