Böbrek Yetmezliğinin Belirtileri

Halis Sağlık

  /   569   /   17 Ekim 2015, Cumartesi

 Yazdır

Böbrek hastalıkları böbreklerin fonksiyonları ciddi oranda azalana kadar hiç belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle sıkı takip edilmeyen hastalar son aşamaya gelinceye kadar fark edilmeyebiliyor.

  

Toplumun yüzde 15’inde görülen böbrek hastalıkları, giderek yaygınlaşıyor. Anjiyo, tomografi ve MR öncesi içilen ilaçların akut böbrek yetmezliğine yol açabildiğine dikkat çeken uzmanlar, kansızlık ve kemikler-le ilgili rahatsızlığı olanların, bir uzmana görünmesini öneriyor.

Böbrek hastalıkları böbreklerin fonksiyonları ciddi oranda azalana kadar hiç belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle sıkı takip edilmeyen hastalar son aşamaya gelinceye kadar fark edilmeyebiliyor.

Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Gülay Yılmaz, “Böbrek yetmezliği böbreğin yarısı çalışmaz hale gelene kadar pek belirti vermez. O yüzden böbrek fonksiyonları yüzde 50 azalana kadar laboratuvar sonucuyla çok anlaşılamayabiliyor. Bu durum sıkı takip edilmeyen hastaların fark edilmeden böbrek hastalığının ilerlemesine sebep oluyor. Toplumumuzda kronik böbrek hastalığının görülme sıklığı yaklaşık yüzde 15’tir. Bu orana bakınca hastalığın oldukça yüksek bir grubu etkilediği anlaşılıyor.” dedi. Anjiyo, tomografi ve MR gibi işlemlerden önce verilen ilaçların da kişilerde akut böbrek yetmezliğine yol açabildiğini kaydeden uzman, “Hastalığın kronikleşmemesi için bu durumu başında fark edip müdahale etmek gerekiyor, aksi takdirde önce akut böbrek yetmezliği ve ardından kronik böbrek hastası olmak kaçınılmaz oluyor.” diyor.

Böbrek hastalıklarının takibinde böbrek koruyucu önlemlerin oldukça önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, böbrek sağlığı için şu koruyucu önlemleri sıraladı: “Tuz azaltılmalı, ideal kiloda olmaya özen göstermeli, egzersizler ihmal edilmemeli, kan kolesterol ve trigliserid düzeyi ayarlanmalı, gereken durumlarda kan sulandırıcı kullanılmalı, tansiyon mutlaka düzenlenmeli.”

İdrarda Kan Bulgusunu Önemseyin!

Özellikle kistik böbrek hastalıklarında genetik geçiş olabildiği için ailesinde polikistik böbrek hastalığı olanların yılda bir kez kontrolden geçmelerini öneren nefroloji uzmanı Yılmaz, “Annede, babada olmasa da anneannede, halada ya da diğer yakınlarında bu hastalığın olması durumunda çocuklarda da risk artıyor. Yapılan araştırmalar idrarında kan görülen fakat incelemelerde hiçbir şey bulunamayan hastaların takip edildiğinde ileriki yıllarda yüzde 50’sinde böbrek hastalığı çıktığını gösteriyor. Bu nedenle idrarda kan görülmesi basit bir bulgu olarak değerlendirilmemeli. Önce böbrek ve idrar yoluna ait yapısal bir bozukluk veya taş, tümör, kist gibi bir durum olup olmadığı araştırılmalı, böyle bir durum tespit edilmezse infeksiyonlar ve böbrek hastalıkları (nefrit gibi) değerlendirilmeli ve bir teşhis konmasa dahi hasta takipte tutulmalı.” diye konuştu.

Kansızlık da Böbrek Hastalığı Belirtisi Olabilir

Böbrek hastalıklarının teşhisinde kan ve idrar tahlili ile böbrek ultrasonu sonuçlarının değerlendirildiğini belirten Yılmaz, tedavi ile ilgili şunları kaydediyor: “Böbrek hastalığı bulunanlarda kemik hastalığı, kansızlık çok sık gelişiyor. Bu nedenle kansızlık ve kemiklerle ilgili rahatsızlığı olan kişilerde böbrekler mutlaka kontrol edilmeli. Son dönemdeki hastalara nakil ve diyaliz dışında bir tedavi veremiyoruz. Fakat prediyaliz dediğimiz diyaliz öncesi dönemdeki hastalar böbrek koruyucu önlemler alınarak takip ediliyor. Bu dönemde kan şekeri kontrolü, diyetin düzenlenmesi, tansiyon kontrolü, infeksiyonlardan koruma, aşılama, böbreğe zarar verebilecek ilaçlar ve maddelerden kaçınılması ile hastaların diyalize giriş süreleri geciktirilmeye çalışılmaktadır. Böbrek hastalarında fosfor oranı yüksek oluyor bu da yumuşak dokuda birikip diğer organların gelişimini ya da damarda birikip damarın yapısını bozuyor. Fosfor düşürmek için öncelikli diyet düzenlemesi yapılıyor ve gereken hastalarda da fosfor düşürücü ilaçlar veriliyor. Potasyum kaslarını etkiliyor ve kalp ritim bozuklukları çıkabiliyor. Potasyumu yükselten ilaçları varsa kesiliyor, potasyumu yüksek olan hastalara potasyum düşürücü ilaçlar veriliyor.”

  

Yorumlar