Karantina Günlerinde Ev İçi Rollerimiz

Bizim Aile

  /   986   /   30 Mayıs 2020, Cumartesi

 Yazdır

  

Küresel boyutta karşı karşıya kaldığımız ölümcül seyreden korona virüs salgını ile birlikte okulların bir süreliğine uzaktan eğitime geçmesi, ailelerin ve çocukların gündemine bir anda oturuvermiştir. Evde kalınmasının elzem olduğu bu süreçte, aileler birbirini desteklemeli, bu süreci en sağlıklı şekilde atlatabilmenin yollarını araştırmalı, bunun için gayret sarf etmelidirler. Zira şu anda içinde bulunduğumuz süreç, hem yetişkinler için hem de çocuklar için kolay adapte olunabilen bir durum değildir.

Bu yeni süreçte ebeveynlerin çocuklarını yaş gelişimine uygun şekilde doğru bilgilendirmesi ve duygusal açıdan desteklemesi oldukça önemlidir. Nitekim küçük çocuklar bilişsel gelişim düzeyleri nedeniyle hastalıkları, salgınları ya da virüs gibi konuları anlamakta ve adlandırmakta zorlanabilirler. Bu bağlamda çocuğun sorularına, sorduğu kadarıyla cevap vermeli ihtiyacından fazla bilgi verilmemeye dikkat edilmelidir. Zira ihtiyacı olmayan bilgiler daha fazla kafasını karıştırmaya neden olabilir. 

Çocuklar ebeveynlerinin duygularından ve tutumlarından oldukça etkilenirler. Bu sebeple ebeveynlerin aşırı kaygıdan uzak durmaları, varsa tedirginliklerini yansıtmamaları ve çocuklarına örnek davranışlarla rehberlik etmeleri gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki; çocuklar gizli saklı olan her şeyi hisseder ve fark ederler. Etrafında bir şeylerin yolunda gitmediğini pek âlâ anlar ve bu kaygılı durum karşısında ebeveynlerinin tutumunu mercek altına alırlar.

Virüsün dillerden düşmediği, okulun evden devam ettiği, daha önce çalışan veya günün büyük bölümünü dışarıda geçiren anne-babanın şimdi tam tersine, günün hemen hemen tamamını evde geçirdiği, sağlıkçı veya hastalığa yakalanan aile fertlerinin ve yakınlarının kendini ailesinden koruması gerektiği, gelen-gidenlerin azaldığı, dışarıya çıkmanın yasaklandığı bu süreçten kuşkusuz en çok etkilenen çocuklardır. Aile dışı ve aile içi rutinlerin bozulması çocukların ruhsal, sosyal, akademik, motor, zihinsel gelişimlerini sekteye uğratabilir; hatta farklı psikiyatrik sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir veya zeminde olan bazı sorunların derinleşmesine yol açabilir. Çocukların bu zor dönemi en az psikolojik zararla atlatabilmeleri için anne-babalara çok önemli görevler düşmektedir. Bunların bazıları nelerdir bakalım:

  • Mikroorganizmalar hakkında kısa ve anlaşılır bilgiler verin. Bu bağlamda her mikroorganizmanın zararlı olmadığını, iyi bakterilerin de vücudumuzda olduğunu ve bizi koruduğunu bildirin.
  • Uygun hijyen kurallarını anlatın. Bu konuda bizzat örnek olun. Çeşitli oyun ve etkinliklerle temizliği sevdirin.
  • Parka gidemeyen, arkadaşlarıyla bir araya gelemeyen özellikle 3-6 yaş arası çocuklar, annesi-babası tarafından cezalandırıldığı düşüncesine kapılabilir. Bu konuda açık ve net bilgilendirmeler yaparak çocuğun durumu anlamlandırmasına yardımcı olun.
  • Okulların uzaktan eğitime geçmesi ve aile fertlerinin evde olması durumu, ister istemez evde tatil görünümünü vermektedir. Bu yüzden uyku ve yemek saatlerinde ciddi sarkmalara izin vermeyin. Bilinmelidir ki; uyku ve yemek saatlerini düzenli tutmak çocuklarda kafa karışıklığını önlemenin en temel yollarındandır.
  • Evde ailece yapılacak aktiviteleri arttırın; oyun oynamak, resim yapmak, kitap okumak ya da birlikte yemek hazırlamak gibi…
  • Güne programlı başlayın. Günlük hedefler belirleyin. Günlük/haftalık program hazırlamak, neler yapılacağını planlamak hem size hem de çocuğunuza iyi gelecektir.
  • Evde kalınan şu süreçte çocuğunuza sorumluluk bilincini geliştirebilmesi için imkânlar verin, sorumluluk yükleyin.

Salgın nedeniyle değişen hayat, sadece çocuklarda değil aynı zamanda anne-babalarda da psikolojik değişimlere sebep olabilir. Ayrıca eşler arası ilişkilerde de olumlu-olumsuz bazı durumlar gelişebilir. Annenin psikolojisini ele alacak olursak, şunları söyleyebiliriz:

Evin ve içerisindeki aile bireylerin sorumluluğunu büyük oranda anne taşımaktadır. İşlerin her zamankinden daha fazla artması, anneyi strese sokabilir. Eşinin veya çocuklarının desteğini görememesi kadını psikolojik olarak yıpratır. Bu psikolojiyle çevresine pozitif enerji veremez. Kendisi mutsuz olduğu gibi başkalarını da mutsuz eder. Bu durumda eşlerin birbirine yardımcı olmaları, birbirini idare etmeleri ve birbirini tamamlamaları önemlidir. Olağanüstü bir süreç söz konusu olduğu şu günlerde eşler birbirine sabır, merhamet ve anlayışla yaklaşmalı, her zamankinden daha çok birbirlerine kenetlenmelidirler. Tüm işlerin kadın tarafından yapılmasını beklemek adil bir yaklaşım olmaz. Anne-babanın evdeki sorumluluk yükünü beraberce omuzlaması, aileye huzur ve mutluluk kazandırır. En önemlisi ebeveynler çocuklarına; aile olmada, birlik ve beraberlik, yardımlaşma, sevgi ve saygıda çocuklarına güzel örnek olurlar. 

Salgın öncesi günün büyük bölümünü dışarıda geçiren, akşamları da yorgun argın eve gelen babalar ise bu süreci fırsata dönüştürüp ailesiyle daha fazla zaman geçirmenin yollarını aramalı. Özellikle baba ile çocuk arasında ilişkilerin sağlamlaştırılması için önemli adımlar atılmalıdır. Çocuklarına ve eşine önem vermeli, beraberce sohbet edebilecekleri ortamlar oluşturmalıdır. Aile mefhumunun ortadan kaldırılmaya çalışıldığı günümüzde şeytanın ve yandaşlarının ekmeğine yağ sürecek davranış ve girişimlerden uzak durmalı, bu hususta Allah’tan korkmalı ve aile olmanın hakkını vermeye çalışmalıdır.

Eşler arası sağlıklı bir iletişim, kuşkusuz çocukların psikolojilerini de olumlu yönde etkileyecektir. Elbette zaman zaman sıkıntıların yaşanması normaldir. Önemli olan bu sıkıntıların beraberce üstesinden gelinmesidir. Zira aile olmak bunu gerektirir.

Aslında içinde bulunduğumuz bu süreç, bize gerçekte nasıl olmamız gerektiğinin ipuçlarını veriyor. Bu süreçte yapılmasını önerdiğimiz şeyler, esasında hayatımız boyunca yapmamız gereken şeylerdir. Yoğunluklar, telaşlar, sonu gelmez koşuşturmalar unutturuyor, koparıyor bizi değerlerimizden, en değerlilerimizden. O yüzden şimdi bu musibetten ders çıkarma zamanı; öze, fıtrata dönme zamanı, aile olma zamanı…

Hepimizin zorlu bir süreçten geçtiği şu günlerde, bu dönemi ruhsal olarak en az zararla atlatmayı ve bu zorlu dönemden anlamlı dersler çıkarmayı Rabbim hepimize nasip etsin.

  

Yorumlar