Bir bedende kaç yüz taşıyoruz

İlim İrfan

  /   963   /   16 Eylül 2020, Çarşamba

 Yazdır

  

İnsanları değerlendirirken yaptığımız en büyük hatalardan birisi ırklarına, cinsiyetlerine, toplumdaki statülerine, dinlerine göre değerlendirmektir. İyi giyimli birisi gelip bizden yardım istediğinde elimizden geleni yaparız ama kötü giyimli birisi istediğinde daha sözünü tamamlamadan yanından kaçarız. Bize her türlü kötülüğü yapan insanla aynı dini veya ırkı paylaştığımız için aramıza engel koymayız fakat bize hiçbir zararı olmayan hatta faydası olan bazı insanlarla aynı ırk veya dinden olmadığımız için aramızdaki nefretin bir sınırı bile olamaz. İnce ayrıntılarıyla düşündüğümüzde insanları bu şekilde kategorize etmenin genellikle yanlış sonuçlara ulaştığını görebiliriz. İnsanları ayırmak istersek yapacağımız en doğru işlem iyi ve kötü diye ayırmak olacaktır.

İnsanoğlu tuhaf ve şu zamana kadar henüz tam anlaşılmayan bir varlıktır. Girdiği toplulukta, ailesinin yanında, yalnız kaldığında… Her birinde farklı karakterlere bürünür. Kötü kategorisindeki insanların özellikle toplumda büründükleri yüz daha farklıdır. Örneklerle açıklayacak olursak; kötü bir yüz taşıyan insan siz ne derseniz ve yaparsanız küçümserler, her zaman umut kırma üstüne konuşurlar ve muhakkak bir zarar görürsünüz o kişiden ister çok yakınınız olsun isterse çok uzağınız. Küçük insanlardır bunlar. Nerede ne yapacakları belli olmaz. Her zaman başkasına verecekleri akılları çoktur ama kendileri için kullanmak zor gelir. Çünkü başkalarına karşı büyüklenmeyi, yadırgamayı daha çok severler. Bütün kullandıkları kelimeler dikenlidir. Arada iyi bir yüz kullanırlar ama çok uzun sürmez başka yüz arayışlarına devam ederler.

Bir de iyi insanlar vardır. Etrafına zararı olmayan, bir karıncayı bile incitmeyen, bazen çok saf davranıp kötü insanları hep alttan alan iyi insanlar. Sadece göründükleri gibidirler ve öyle de kalmışlardır.

Hani bir söz vardır ya iyi insanlar iyi atlara binip gittiler. Evet, tam olarak öyledir. Peki, kötü insanlar bu sırada ne yaparlar? Onlar ise bulundukları yerlere çivi çakma derdine düştüler ve bunun için sürekli yüz değiştirip acımasızca eleştirdiler…

  

Yorumlar