Cep telefonlarındaki 'Mavi' tehlike

 

16 Eylul 2020 08:13
Cep telefonlarındaki 'Mavi' tehlike




Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, Mavi Bebek ve Mavi Balina gibi mobil oyunlar nedeniyle artan çocuk intiharlarına karşı aileleri uyardı. Prof. Dr. Dilci, Ailelerin çocuklarının telefonlarına gelen link içeren maillere dikkat edilmesi gerekir dedi.


  Sivas
Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim
Üyesi ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci,
son zamanlarda ölümlere yol açan 'Mavi Balina' ve 'Mavi Bebek' oyunlarıyla
ilgili, "Dünyanın farklı yerlerinde gerçekleşen oyunların bir şekilde bize
sirayet etmesi çocukların merakla başlayan duygularını tatmin etmeleri
kırılgan, hayalperest, ailesiyle bağları zayıf, yaşam enerjisi ve yaşam
dinamiği zayıflamış çocukların bu tuzağa düşebileceklerini söyleyebiliriz. Ailelerin
bilinçli dijital medya okur yazarı olması noktasında fayda var" dedi.
Dilci, çocukların telefon veya bilgisayarlarına gelen link içeren maillere
dikkat edilmesi uyarısında bulundu.

SCÜ
Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Dijital Bağımlılıkla
Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, son zamanlarda
çocuklarda ve gençlerde intihar ile sonuçlanan 'Mavi Balina' ve 'Mavi Bebek'
oyunları ile bunların yayılımını sağlayan cep telefonları konusunda DHA'ya özel
açıklamalarda bulundu. Bu tür oyunların sonunun genelde ölüm ile sonuçlandığını
söyleyen Prof. Dr. Tuncay Dilci, şunları söyledi:

"Dünyada
maalesef son zamanlara sıkça karşılaştığımız çocuk ve ergenler üzerinde en
büyük manipülatör eylemlerden bir tanesi bu siber korsanların ortaya koyduğu,
geliştirdiği oyun türlerine bağlı olarak, ölümler, intiharlar başka türlü
kendine zarar verme gibi şiddet olaylar gerçekleşmektedir. Mavi balina ve mavi
bebek kavramındaki mavi olgusu neden mavi sorusu aklımıza geliyor? Daha çok
uhrevi hayatı ifade eden Hristiyan kültüründe belli anlamı olan ve tüm sanat
eserlerinde Orta Çağ'dan günümüze ulaşacak şekilde hatta ve hatta bazı
Hristiyan ülkelerinin bayraklarında yoğun bir şekilde maviyi kullanmaları bunun
özellikle Hz. Meryem ve Hz. İsa'nın sürekli mavi giydiği şeklinde ve mavinin
aynı zamanda sonsuzluğu ifade etmesi, gökyüzünün, denizin, yani uhrevi,
güvenilir, sakinliği, dinginliği yeni bir hayatı, yeni bir başlangıcı ifade
etmesidir. Bir anlamda da yalnızlığı ifade etmesi dolayısıyla mavi balina ve
mavi bebek daha çok aile içinde, bazı dinsel inançlara bağlı olarak metafizik
ötesi algıların yaşatıldığı, söylemlerin geliştirildiği ortamlarda yeşeriyor.
Çünkü olağanüstü güçlere inanılan durumlarda bir merak duygusu
oluşturuyor."

'ÇOCUKLARIN BEYNİ ETKİSİZ HALE GELİYOR'

Bu
tip oyunların beyni etkisiz hale getirerek davranışların tamamen verilen
komutlara uyarak gerçekleştiğini belirten Dilci, "Kırılgan kişilikli
çocuklar ki 9-15 yaş arası çocuklar bu dönemde, ergenlik döneminde çeşitli
hormonal basınç altında davranışları değişebilmektedir. Asileşebilmekte,
ailelere karşı yabancılaşmakta, yalnızlaşmakta isyankar bir tutum içine
girmektedir. Bu anlamda dijital korsanların ortaya koyduğu belli hipnotik
tekniklerle beyin alfa modundan, beta moduna geçerek komutalara cevap
verebilecek hale gelmektedir. Buradaki amaç sistematik bir şekilde intihara
kadar giden bu olay çocuklarımıza dünyada mutsuz bir şekle evrilerek
davranışlarının sonunda kendince dünyadaki olumsuz insanları yok etmek gibi
aslında psikolojik bozukluğun ürettiği ürünlerdir. İnsana ve insanlığa karşı
intikam peşinde olan, tamamen inanç bozukluğuna bağlı sapkın bir inancın ürünü
olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla hipnotik tekniklerle manipülatör bir
şekle dönüştürülen çocukların beyni etkisiz hale geliyor. Komutlara açık olduğu
için ailenin kredi kartlarıyla, dijital ortamda para harcama olabileceği gibi
sonuçta ölümle sansasyon yaratma ve dünya insanlığına karşı bir kazanım olarak
algılayan bozuk zihinli insanların oluşturduğu bir durum oluyor" diye
konuştu.

'MAVİ RENGE DİKKAT'

İçeriyi
ölüme kadar ilerleyen oyunlar ile ilgili alınması gereken önlemler hakkında
bilgi veren Dilci, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu
sistematik, hipnotik yaklaşıma karşı öncelikle bilgisayarımıza ve android
sistemli cep telefonumuza gelen
mailleri asla sorgulamadan indirmemek, çocuğumuzun bilgisayarında veya cep
telefonunda hangi link var hangisi kullanımda, ne amaçla kullanılıyor bunları
kontrol etmek lazım. Çocuklarımızın uzun süreli kullanımları durumlarında
değişen zamanlı biçimde sistematik kontroller yapılması gerekir. Bu kontrollere
bağlı olarak çocukların hangi dijital mecralarda daha yoğunlukla gezindikleri,
ne amaçla bulunduklarını sorgulamakta fayda var. Mavi rengiyle ilgili
çocukların gündelik hayatı içerisinde söylemlerine dikkat etmek gerekir. Mavi
tonlu tişörtler giyiyorsa, mavi tonlu oyuncaklar tercih ediyorsa, ısrarla
istiyorsa, mavi vurgusu söylemlerinde, dilinde ifade şekline dönüşmüşse bunları
ipucu olarak görebiliriz" dedi.

"Çocuğumuz
gece saatlerinde kalkıp bilgisayarın başına oturuyorsa bunun için
çocuklarımızın özel odasında bilgisayar ve cep telefonu olmaması gerekir"
uyarısında bulunan Dilci sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hem
biyolojik olarak çocuğun zihin ve kas koordinasyonuna verdiği zarar hem de
düzensiz uyku sebebiyle zaten dinlenmesine engel olmaktadır. Zihnin
dinlenmesine engel olmaktadır. Mavi balina ve mavi bebek ya da momo gibi
dünyanın farklı yerlerinde gerçekleşen oyunların bir şekilde bize sirayet
etmesiyle, çocukların merakla başlayan duygularını tatmin etmeleri, kırılgan,
hayalperest, ailesiyle bağları zayıf, yaşam enerjisi ve yaşam dinamiği
zayıflamış çocukların bu tuzağa düşebileceklerini söyleyebiliriz. Bu anlamda
ailelerin bilinçli dijital medya okur yazarı olması noktasında fayda var."

Vatandaşlar
ise sık sık duydukları bu tür oyunlara karşı mümkün olduğunca dikkatli
davranmaya çalıştıklarını, cep telefonu veya bilgisayar kullanan çocuklarını
yakından takip ettiklerini dile getirdi.  



Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.