Ekmek parasına çalışan çocuklar

Şifa Bahçesi - Dünya Ailesi

  /   402   /   27 Temmuz 2014, Pazar

Aljaera
 Yazdır

Anne Tûlpan aç kalmamak için çocukları ile beraber çalışmak zorunda olduklarını söylüyor:

Kırgızistan'da ekmek parasına çalışan çocukların drama

  

Kırgızistan’da 90’lı yıllarda artmaya başlayan iç göç sonucu başkent Bişkek’in dış mahallelerinde gecekondulara yerleşenler yoksullukla mücadele ediyor.

İş ve daha iyi yaşam umuduyla Bişkek’e göç eden ailelerde işsizlik yaygın bir sorun. Sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimlerinde de sorunlar var.

Aileler ekonomik zorluklar karşısında çareyi çocuklarını da çalıştırmakta buluyor.

Çocuklar bir yandan öğrenimlerini sürdürmeye çalışırken, kent pazarlarında çalışarak aile bütçesine katkı sağlıyor.

Sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre ülkede 8-16 yaş aralığında yaklaşık 500 bin çocuk çeşitli işlerde çalışıyor.

Çocuklar okul ve iş arasında mekik dokuyor

8 yaşındaki Sezimay Abdıcaparova da bu çocuklardan yalnızca biri. İkinci sınıfta okuyan Sezimay Abdıcaparova, boş zamanlarında annesi ile Dordoy pazarında kağıt ve plastik şişe topluyor.

Sezimay okul hayatıyla çalışmayı birlikte götürüyor:

“Sabah annemle pazara gidiyoruz. Öğlene kadar kâğıt topluyoruz. Öğleden sonra da ben okula gidiyorum. Bazen çok yoruluyorum. Ancak anneme yardım etmem gerek.”

Sezimay’ın annesi Elmira Abdıcaparova bundan 14 yıl önce Batken eyaletinden Bişkek’e taşındığını anlatıyor. Eşini kaybedince, iki çocuğu ile yalnız kalan anne Abdıcaparova’nın kızı için hayalleri var:

“Kızımı çalıştırmak istemiyorum. Ama parasız kalınca çaresizlikten onu da çalıştırmak zorunda kalıyorum. Paranın nasıl kazanıldığını öğrenmesini istiyorum. Ben sekizinci sınıfa kadar okudum. Lise, üniversite okumadım. Kızımın iyi bir eğitim almasını istiyorum. Benim yaşadığım zorlukları çekmesini istemiyorum.”

Kırgızistan’da Sezimay gibi pazarlarda, tarlalarda çalışan yüzlerce çocuk var.

10 yaşındaki İslam Tokombayev de Bişkek’teki Oş pazarında annesi ile birlikte satıcılık yapıyor. Pazarda çalışabilmek için haftada iki, üç gün okuldan izin alıyor.

Dağlardan Işgın adlı bitkiyi toplayıp pazarda satan İslam yaşadığı zorlukları şöyle anlatıyor:

“Sabah saat 8’de arkadaşlarla dağa çıkıyoruz. Akşam 7’ye kadar ışgın topluyoruz. Dün de ışgın toplamaya gittim. Çok yoruldum. Dağdan inerken çok zorlandım. Şu an annemle dün topladıklarımızı satıyoruz. Günde yaklaşık 1000 som (19-20 dolar) kazanıyoruz.”

10 yaşındaki İslam Tokombayev de Bişkek’teki Oş pazarında annesi ile birlikte satıcılık yapıyor.

Anne Tûlpan kalmamak için çocukları ile beraber çalışmak zorunda olduklarını söylüyor:

“Üç çocuğum var. Eşimden ayrıldım. Çocuklarımı tek başıma büyüttüm. Çocuklarım küçük yaşlarından itibaren çalışmak zorunda kaldılar. Yeterince param olmadığı için oğlumu yatılı okula vermek zorunda kaldım.”

Henüz 15 yaşındaki yürüme engelli Kuştarbek Kubatuulu da anne ve babası ile beraber Dordoy pazarında kâğıt topluyor. Kuştarbek daha iyi bir gelecek umuduyla çalıştığını söylüyor:

“Her gün annem ve babamla kâğıt kutu toplamak için pazara gidiyoruz. Kâğıt kutuları toplamak çok kolay. Günde 300-400 som (6-8 dolar) kazanıyorum. Bugüne kadar okula başvurmadım. Ancak iyi eğitim alıp, gelecekte milletvekili olmak istiyorum.”

Kuştarbek’in ailesi de bu sene Batken eyaletinden geldi. Annesi Mavluda Atabayeva, memleketlerinde kazandıkları para yetmediği için Bişkek’e geldiklerini anlatıyor:

“Batken eyaletinden geldik. Köyde kazandığımız para yetmiyordu. Çalışmak için buraya geldik. İki çocuğum var. Küçük oğlum da benimle çalışıyor. Oğlum engelli olmasına rağmen çalışıyor. Bu arada oğlumun engelliler okuluna gitmesi için görüşüyoruz.”

Yasak ama binlerce çocuk çalışıyor

Kırgızistan yasaları, çocukların kötü koşullarda ve erken yaşlarında çalıştırılmasını yasaklamasına rağmen, binlerce çocuk tütün tarlalarında ve pazarlarda çalışıyor. Sosyal Kalkınma Bakanlığı, çalışan çocuk sayısının 2013’te 2 bin 552 kişi olduğunu ıklarken, sivil toplum kuruluşları gerçek sayının çok daha fazla olduğunu belirtiyor.

Çalışan çocuklara kapsamlı yardım veren 45’ten fazla sosyal toplum kuruluşu var.

Bunlardan Çocukları Koruma Merkezi'nin halkla ilişkiler uzmanı Gladis Temirçiyeva, çalışan çocukların eğitimlerine devam edebilmeleri için çalıştıklarını söylüyor. Temirçiyeva sorunun tek çözümünün maddi destek olmadığı görüşünde; aynı zamanda göçmenlerin yaşam koşullarıyla ilgili yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguluyor:

“Çocukların çalışması da şiddetin bir çeşitidir. Çocukluklarını yaşamaları gerekirken çalışmak zorunda kalıyorlar. Çocukların çalışmak yerine daha çok eğitime odaklanmaları için yoksul ailelerle görüşmeler yapıyoruz. Buna yönelik projelerimiz var. Çalışan çocukların okulu bırakmamaları veya okula başvurmaları için şartlar oluşturmaya çalışıyoruz.”

Sosyal Kalkınma Bakanlığı'nın verilerine göre ise, Kırgızistan genelinde 2012’de 9 binden fazla çocuk çalışıyordu, 2013’te büyük bir düşüş gösterdi, 2 bin 500’e geriledi. Ancak Sosyal  Kalkınma Bakanlığı Aile ve Çocukların Korunması Departmanı Müdürü Gulmira Ahmatova ağır koşullarda çalışan çocuk sayısının arttığını belirtti:

“2012’de ağır koşullarda 96 çocuk çalışırken, 2013’te sayı 849’a ulaştı; yani yüzde 123 oranında arttı. Bunların çoğu Bişkek’te çalışıyor.”

Gulmira Ahmatova, çocukların emek gücünün kullanılmasına karşı projeleri çerçevesinde, anne babaları bilgilendirme çalışmaları yürüttüklerini, çocuklara kapsamlı sosyal yardımlar verdiklerini anlatıyor:

“Bakanlığın bölge temsilcilikleri tarafından yoksul aileler tespit ediliyor. Zor koşullar altında yaşayan çocukların anne-babaları ile çocukların korunması ile ilgili bilgilendirme görüşmesi yapıldıktan sonra onlara devlet tarafından yardımlar veriliyor.”

Sosyal Kalkınma Bakanlığı uzmanları, bugüne kadar 8 binden fazla aileye çocuklarının tütün tarlalarında çalışmasının zararları hakkında bilgi verdi. Bakanlık uzmanı Ahmatova, tarlalarda çalışmanın veya diğer ağır işlerin çocukların okulu bırakmak zorunda kaldığını ya da derslerinden geri kaldıklarının altını çiziyor.

Bakanlık yetkilileri, yoksul aile çocuklarının çalışmasının önüne geçmek için 30’dan fazla sosyal toplum kurumu ile işbirliği yaptığını vurguluyor. Ancak bu çabalar çalışan çocuklar sorununun çözümüne yeterli olmuyor.

  

Yorumlar