Protein-Açlık Bağlantısı

Halis Bilgi

  /   572   /   08 Ocak 2015, Perşembe

 Yazdır
Yüksek protein diyeti açlığı kontrol etmenin fizyolojik anahtarıdır.

  

Ekmek yemeği bırakan ve midesini tıka basa pastırma ile dolduran kişilerin kilo verdiği doğru olsa da (en azından kısa vadede) neden olduğu hiçbir zaman tam olarak bilinmemiştir. Ta ki şimdiye kadar, nedeni ekstra proteinin beyine “yemeyi bırak” sinyali göndermesidir.

En iyi düşük karbonhidrat-yüksek protein diyeti olarak bilinen diyete adını veren Robert Atkins karbonhidratları azaltmanın şekerin yağ olarak saklanmasını durduracağına ve proteini arttırmanın böbrekleri daha fazla çalıştırarak daha fazla kalori yaktıracağına inanmıştır. Bununla birlikte çalışmanın yazarlarından birisi olan Fransa’da Lyon Üniversitesinden Gilles Mithieux bilimsel olarak ortaya konan tek şeyin protein tüketiminin hayvan ve insanlarda açlığı bastırması olduğunu söyledi.    

Örneğin Washington Üniversitesi tarafından yürütülen daha önceki araştırma diyetinizdeki protein miktarını basitçe artırmanın karbonhidrat miktarını az miktarda olsa azaltmasanız dahi kilo vermenize yardımcı olduğunu gösterdi. Protein çoğu Amerikalının günlük kalori alımının %15’ini oluştururken yağ %35’ini ve karbonhidrat da %50’sini oluşturur. Çalışmada katılımcılar protein alımlarını %30’yükseltti ve yağ alımlarını %20’ye indirdi. Üç ay içerisinde katılımcılar kalorilerin yarısı hala karbonhidratlardan gelse de ortama 4 kilo kadar zayıfladı. Grup aynı zamanda daha az besin ile doyuma ulaştığını bildirdi. Diğer bir deyişle katılımcılar daha az kalori aldıkları için kilo verdiler.  

Proteinin bu özel etkiyi nasıl başardığını ortaya koymak için Mithieux ve meslektaşları fareleri protein bakımından zengin bir diyet ile besledi ve fareklerdeki metabolik değişiklikleri ölçtü. Mithieux ve arkadaşları diyetin ince bağırsakta glikoz üretimini arttırdığını ve bu artışın karaciğer tarafından hissedilerek beyinde açlık kontrolü ile ilişkili bölümlere iletildiğini ve bu durumunda farelerde daha az yemeye yol açtığını ortaya koydu. Araştırmacılar insan bağırsağının da glikoz ürettiği ve glikoz metabolizmasının gıda alımı rahatsızlıklarının tedavisinde yeni bir hedef olabileceği sonucuna vardı.

Proteinin faydaları bel bölgesini inceltmenin daha da ötesine gitmektedir. Beyin ve beynin uzun örümceksi nöronları aslen yağdan yapılır; fakat birbirleri ile proteinler yolu ile iletişim kurarlar. Kimyasal değişikliklere neden olan ve tüm vücut süreçlerini kontrol eden hormon ve enzimler de proteinden yapılır. Beynin ana yakıt kaynağı olan karbonhidratlar yorgun – ve enerjinin arttırılması için aç – hissetmenize neden olabilir; çünkü karbonhidratlar karşılığında sakinleştirici sinir taşıyıcı serotonin üretimini başlatan beyindeki amino asit triptofan seviyesini arttırır. Diğer taraftan protein, kişinin dikkatini toplamasını ve aktivitelerini sağlayan kimyasal ileticiler olan norepinefrin ve dopamin üretmesi için beyni tetikler.              

Buna karşılık tüm yüksek protein içeren gıdalar aynı şekilde elde edilmez – beslenme uzmanları düşük yağ oranı içeren süt ürünlerini, fasulyeleri, balıkları ve derisiz tavuk eti ve hindi göğsü gibi yağsız etkileri tavsiye eder.  Kurabiyeler gibi karbonhidrat seviyesi yüksek olan ürünler dahi yağsız süt tozu ve yumurta beyazı ile fırında pişirilerek protein bakımından zenginleştirilebilir. 

  

Yorumlar