Türk halkı hareketsiz

Halis Bilgi

  /   525   /   15 Şubat 2016, Pazartesi

 Yazdır
Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması raporuna göre halkın yüzde 71,9'u hareketsiz yaşıyor...

  

Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı İrfan Şencan, Sağlık Bakanlığının "Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması"nın yayımlanmamış rapor sonuçlarına göre, Türkiye'deki bireylerin yüzde 71,9'unun hareketsiz yaşadığının belirlendiğini bildirdi.

Dünya Sağlık Örgütüne göre, Avrupa'da her 3 yetişkinden birinin yeterli fiziksel aktivite yapmadığını anlatan Şencan, "Bakanlığımızca gerçekleştirilen 'Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması'nın yayımlanmamış rapor sonuçlarına göre, ülkemizde bireylerin yüzde 71,9'unun hareketsiz yaşadığı belirlenmiştir. Aynı çalışmada, 6-11 yaş grubu çocukların yüzde 58,4'ünün düzenli egzersiz yapmadığı saptanmıştır" diye konuştu.

Fiziksel hareketsizliğin çocuklar ve gençler içinde ciddi sağlık riski taşıdığına dikkati çeken Şencan, bebeklik çağından itibaren çocuklarda hareketin artırılması ve gün içinde hareketsiz geçen sürenin azaltılmasının önemli olduğunu kaydetti.

Öte yandan Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Öcal Berkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gelişen teknolojinin insanı hareketsiz bir hayata sevk ettiği, bunun da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı belirtiliyor, gelişen teknolojik şartlar nedeniyle insanların daha çok masa başında çalıştığını, banka işlemlerini, alışverişlerini ve daha birçok işini internet üzerinden hallettiğine dikkati çekti.

Bu durumun insanları hareketsiz bir hayata sevk ettiğini söyleyen Berkan, bu kişilerin zamanla nedenini bilemediği sağlık sorunlarıyla karşılaşabildiğini söyledi.

Berkan, bu şekilde ortaya çıkan ve tanı konulamayan ani ölümleri "sessiz ölüm" olarak da adlandırdıklarını ifade etti.

Uzun süre hareket edilmemesi durumlarda kan akışının yavaşlamasına bağlı olarak bacak ve baldırlarda pıhtılar oluşabileceğini belirten Berkan, "Sessiz ölüm olarak da adlandırdığımız pıhtı oluşumu, dakikalar içinde gelişen olumsuz bir tablo sonucunda ani ölümlere yol açabilir. Her 100 kişiden 5'i hayatlarında en az bir kez  bu olayla karşılaşmakta. Bu hastalık, dünyada ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Tanıda yaşanan zorluklar göz önüne alındığında bu hastalığın görülme oranının aslında çok daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir" diye konuştu.

Prof. Dr. Berkan, akciğerlere pıhtı atma riskinin hastanede yatan hastalarda normal kişilerden 10 kat daha fazla görüldüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Özellikle hastanelerde beklenmedik hasta ölümlerinin en önemli nedenidir. Ameliyat sonrası, kalp yetmezliği ve nörolojik nedenle uzun süreli yatanlarda, kanser  tedavisi görenlerde, kalça kırıklarında, gebelik ve doğum sonrasında pıhtı oluşması olasılığı mutlaka düşünülmeli ve önlem alınmalıdır. Pıhtı oluşumunu engellemek için yatak istirahatlerinde hastaların aralıklarla kaldırılıp dolaştırılması, uzun süre hareketsiz kalınacaksa baldır kaslarının çalıştırması, varis çorabı giyilmesi, 'heparin' adlı kan sulandırıcı ilacın verilmesi çok önemli."

Uzun süre hareketsiz kalınmamasının pıhtı oluşumuyla ortaya çıkan ani ölümlerden korunmanın en önemli şartı olduğunu vurgulayan Berkan, uzun süre bilgisayar başında kalınmamasını, uçak, otobüs ve arabayla uzun mesafeli yolculuklarda kısa yürüyüşler, bacakların ve ayak bileğinin hareket ettirilmesi gerektiğini önerdi.

Berkan, 50 yaş üzeri kişiler, doğum kontrol hapı kullananlar, damar tıkanıklığı geçirenler, aşırı kilolular, gebeler, kanser hastaları, alkol ve uyuşturucu kullananlar, fazla sigara içenler, genetik yatkınlığı olanlar ile varis hastalarında pıhtı oluşma riskinin daha fazla olduğunu belirterek "Belirtileri, bacakta ya da baldırda şişlik, ağrı ve hassasiyettir. Hayat tarzında değişiklikler yapılması, kilo verilmesi, sigaranın bırakılması, bol su içilmesi, genetik yatkınlığı olanlarda düzenli ilaç kullanılması hastalık riskini en aza indirir" dedi.

Çok seyahat eden kişilere de uyarılarda bulunan Berkan, yolculuk sırasında gevşek, sıkmayan, rahat, bol giysiler giyilmesini, bol sıvı alınmasını, alkol ve fazla kahve kullanılmamasını tavsiye etti.

  

Yorumlar