Babalar günü mü!?

Popüler Haber

  /   353   /   16 Haziran 2014, Pazartesi

 Yazdır
Baba mı!? Arkadaş mı!? Baba ile oğul arasındaki ilişki nasıl olmalı!?

  Bugün Babalar Günü… Kimi elinde hediye ile babasına koşuyor kimi de çektiği selfie fotoğrafı iyi dilekleriyle birlikte sosyal medyaya yüklüyor. Son yıllarda değişen baba rolü, eskilerin ata ve bilge kabul ettiği babalık makamının çok altında kalıyor. Çocuklarının arkadaş gibi yaklaştığı baba, hak ettiği saygı ve hürmeti görmüyor. Annenin eşine karşı davranışları da çocuğun baba algısını etkiliyor.

Toplumda çekirdek aile yapısının yaygınlaşmasıyla ebeveynler daha fazla çocuk merkezli yaşamaya başladı. Özellikle tek çocuklu ailelerde baba hem kardeş hem ebeveyn hem de arkadaş rolünü üstleniyor. Çok çalıştığı için çocuklarıyla yeteri kadar vakit geçiremediğini düşünen babalar da bu eksiğini çocuğunun her dediğini yaparak kapatmaya çalışıyor. Bu tür bir baba-çocuk ilişkisi ise olması gereken saygı ve sevgiyi içinde barındırmıyor. Çocuk, bu rahatlıktan yola çıkarak babasına büyüğü gibi değil yaşıtı gibi hitap ediyor. Bazen bu durum saygı sınırlarını da aşıyor. Ancak birçok âlimin hayatına bakıldığında bu durumun aksine adab-ı muaşerete uygun hareket ettikleri görülüyor. Bu maneviyat büyüklerinden kimi babasının rahlesinde eğitim almış, kimi babasına duyduğu saygı sebebiyle gölgesine dahi basmamış. Aile danışmanları ve uzmanlar ise eskiden daha kısa ama daha kaliteli ve saygı içeren baba-çocuk ilişkisi yaşandığına dikkat çekerek, ebeveynin arkadaş rolünü oynamasının doğru olmadığını belirtiyor.

Önceki zamanlarda babaların çocuklarıyla arkadaş gibi olmadığına dikkat çeken Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi Efkan Yeşildağ, “Babalar özellikle mesafe koyuyordu. Bu mesafe de çocuklar üzerindeki otoriteye olumlu katkıda bulunuyordu. Babalarımız eskiden az konuşurlardı. Ama baba ne kadar mesafeli olursa olursun ilişkiler kopuk olmuyordu. Çünkü aynı evin içinde çalışıyorlardı. Fakat şimdi farklı işlerde çalıştıkları ve farklı ortamlarda yaşadıklarından dolayı sadece akşam vakti bir araya gelebiliyorlar.” diyor. Babanın çocuğu ile yapacağı fiziksel veya duygusal temasın çocuğa güven vereceğini aktaran Yeşildağ, babaların çocuklarına vakit ayırmaları gerektiğini söylüyor.

Ebeveynin anne-baba olarak kalması gerektiğini belirten Yeşildağ, “Anne-baba çocuğuyla arkadaş olursa arkadaşlığını yürütemediği zaman onlarla ilişkisini koparamazlar. O nedenle anne-babanın kendi rolünde kalması çok önemli. Çocuklarla kopuk ilişkisi olan baba bankamatiğe dönüşürken, tersi durum da ise aşırı yüz göz olunduğunda da çocuk üzerindeki otoritesi sarsılıyor.

ANNENİN DAVRANIŞI, BABANIN ROLÜNÜ BELİRLİYOR

Annelerin eşlerine olan davranışlarının da çocuklara yansıdığını söyleyen aile ve evlilik uzmanı Ebru Kodak, kadın eşine saygı duymadığında bunu çocuğunda örneklediğini aktarıyor. Örneğin anne, eşine sesini yükselttiğinde çocuk da aynı tepkiyi verebiliyor. Babanın otoritesini tesis eden kişinin anne olduğunu kaydeden Yeşildağ, “Eskiden anneler, çocuklarının önünde eşlerini eleştirmiyor ve sorgulamıyorlardı. Çocuğun yanlış davranışlarının önüne geçebilmek için babanın evde bir otoritesinin olması gerekiyor. Bu otorite iki şeye dayanıyor: Birincisi babanın çocuklarına sevgiyle yaklaşması. İkincisi güvenin vermiş olduğu bir otorite. Maalesef günümüzde bilginin otoritesi değil de sanki gücün otoritesi ön plana çıkmış durumda.” diye konuşuyor.

‘BABAMIN GÖLGESİNE DAHİ BASMADIM’

Babanın aile içindeki rolünü iyi anlayan ve anlatan maneviyat büyükleri ise babalarına gereken hürmet ve saygıyı gösteriyordu. Aile içerisinde hem ata hem de bilge kabul edilen baba, yanında boş söz konuşulmayan ve konuştukları ise tefekküre yönlendiren en kıymetli aile büyüğü kabul edilirdi. Bu zatların manevi hayatları gibi aile hayatları da örnek alınabilir. Kiminin ilk hocası babası olmuş, kimi babasının helal haram hassasiyetini ömrü boyunca unutamamış.


  

Yorumlar