Eşim!

Popüler Haber

  /   245   /   09 Mayıs 2018, Çarşamba

 Yazdır

  


Sesi sesimin üzerinde, sözü sözümün üzerinde olan; iyi ve kötü günümdeki arkadaşım... Zaman zaman boyumun ölçüsünü aldığım, kendim hakkında en hızlı ve en doğru bilgileri edindiğim... 

Eşim! 

Gönlünü gönlümün yanında hissettiğim, soyadını kendi adımla bir kördüğüm gibi bağladığım, onsuz bir yanımın yarım kaldığı tamamlayanım... Bir elmanın diğer yarısı gibi duygularımın eksik kalan rengini tanımlayan, hiç ve hiç hassas olamayan diğer yanım... 

Eşim! 

Hedefimin, hizmetimin, davamın yareni… Bunca uzunca ve zahmetli yolda yürürken, her yorulduğumda, her tökezlediğimde elimden tutan, bir yudum teselli verenim... Heybeti tüm evi saran gölgem... Hükmünü o yokken dahi hissettiğim... Her baktığımda hesabını vereceğimiz bir hayatta yaşadığımızı hatırlamaya ve ayağımı ona göre denk atmaya çalıştığım... 

Eşim! 

Libasım... Rabbimin “Eşleriniz sizin elbiseleriniz, siz de onlar için birer elbisesiniz” (Bakara / 187) ayeti sırrınca ayıplarımda örtüm, kusurlarımda affedenim, yanlışlarımda sabredenim. Sır arkadaşım, ortağım... 

Beni olduğum gibi şartsız seven, hastalandığımda endişelenip dua eden, yokluğumda bekleyenim. Eksikliğimi hissettiği anda yüreği daralan, ruhu sıkılan, ama bir türlü itiraf edemeyenim... 

Eşim! 

Bazen de acılarımda, sancılarımda, sıkıntılarımda ve hassaslaştığım dönemlerde, kırılganlığımda beni anlamadığını hissettiğim. Ama yine de "olsun!" dediğim... Hata yaptığımı anlayınca geri dönüş yapmaya çalışan, fakat bunu gurur yaptığından ifade edemeyenim... 

Belki de tamir yapmayı bir tamirci edasıyla yapmaya çalıştığından kabaca yapan, ince ve hassas dikişler dikmesini beceremeyen, kıvrımlı yolları dahi düşünüp hesabını yapamayanım... 

Eşim! 

Rabbimin benim hakkımdaki tercihi. Kaderi kaderime kal-u beladan yazılmış olan. Razı olduğum kaderim, alın yazım... Ruh ikizim. Dünyadaki evimde yolunu gözlediğim, iki çift güzel sözünü duymayı istediğim... Aynısını benden umanım... Dünya telaşesi ve koşturmacasından bunalmış, sıkılmış bir halde eve geldiğinde kalbine bir damla sevgi, bir damla da anlayış ve azıcık da sabır damlatmamı bekleyenim... 

Umduğunu bakışlarıyla arayan, gözlerimin içi güldüğünde teselli bulanım. Bulamadığında sıkılan, göremediğinde ise üzülenim... 


Eşim! 

Bazen akıl danışan bazen de akıl verenim. Farklı bakış açılarıyla bakmayı öğretip, düşünce hayatımı zenginleştiren, bana yol gösterenim... Tüm farklılıklarım ve ayrılıklarımın zenginliğe, birliğe dönüştüğü ailem. Hayat bahçemizin çiçekleri olan evlatlarımın her birinde bir yanını gördüğüm... 

Eşim! 

Bazen sözleri içime kan gibi oturan, belleğimi sarsan, duygularımda med-cezir yaşatan, yüreğimi boğan, akbabaları üzerime yollayanım... Sözünün ağırlığını omuzlarımda taşımakta zorlandığım. Altta kaldığımda ezildiğim, yorulduğum, kederlere boğulduğum, bunaldığım. Tüm güzellikleri kararttığını, tarifi imkânsız yaralar açtığını düşündüğüm. 

Ama şeytana uymanın sonuçlarını ve bedelini hesap edince, uymamak için direndiğim. Bütün sıkıntılarımın, İslam gibi yüce bir davanın karşısında ayağımın altındaki toz kadar değersiz olduğunun inancını her an ruhumda yenilemek zorunda olduğum imtihanım... 

Eşim! 

Sabredince ruhumda dalgaların dindiği, avını bekleyen akbabaların yuvamdan bir parça dahi kopartamadan savrulduğu, savaşın barışa, kederin sevince, huzursuzluğun huzura dönüştüğü, yüzlerin güldüğü; kirli ve karalanmış bir sayfanın birden tertemiz bir sayfaya dönüştüğü, hatta eskisinden daha fazla parladığı, hayat güneşimin henüz batmadan yeniden doğuşunu hissettiğim hayat arkadaşım... 

O yüzden ya cennetim ya cehennemim. Anlık hata ve gafletine sabretmediğimde ailece cehenneme sürüklenecek kadar ahiretimizin heba olacağı bir yola girecek olduğum... 

Eşim! 

Beraber geçirdiğimiz yılların meleklerin şahitliğinde bir bir yazıldığı; sevaplarıyla, günahlarıyla defterimin beraber dürüldüğü şahidim... Boynuzlu keçinin boynuzsuz keçiden hak iddia edeceği o büyük mahkeme kurulduğunda, defterler açılıp tüm günahlarım, hatalarım deşifre edildiğinde; ya davacım ya şefaatçim... 

Belki de o gün benim üzerimde benden daha fazla hak iddia edecek olanım. Ya affedecek ya da amele ihtiyacı olduğunda hak isteyecek olanım... 

İnsanların “Keşke toprak olsaydım!” diyeceği günde bizim yüzümüzü birbirimize kara eyleme, bizi birbirimizden davacı eyleme, birlikte cemalini görmeyi nasip eyle ya Rab! Bizi ve evlatlarımızı heva ve hevesine kul köle olanlardan eyleme, tüm ömrünü Sana adayanlardan eyle! Âmin... 






  

Yorumlar