Zeynep Turan ile “Çocuk ihmali ve istismarı” üzerine röportaj

Röportajlar

  /   797   /   28 Haziran 2020, Pazar

 Yazdır

  

Kıymetli okurlar, sizler için Üsküdar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Zeynep Turan Hanımefendi ile “Çocuk ihmali ve istismarı” üzerine röportaj yaptık. Anne-babaların, çocuklarını muhafaza etmek adına nelere dikkat etmeleri gerektiğine dair, görüşlerine başvurduk.

Çocuk ihmali ve istismarının yaygınlaşmasında, birden fazla etken olduğunu ve bunların başında çocuklarımızı değerler eğitiminden yoksun bir eğitim müfredatı ile büyütmemizin geldiğini ifade eden Zeynep Hanım; “Çocuklar daima anne ve babalarıyla bu konuda konuşabileceklerini hissetmelidir” diyor.

Sizleri röportajımızla baş başa bırakıyoruz…

“SEBEP: DEĞERLER EĞİTİMİNDEN YOKSUN BİR EĞİTİM MÜFREDATI”

Zeynep Hanım, son dönemde yaşanan bir takım tatsız olaylar hepimizin malumu. Çocuk ihmali ve istismarının temelinde sizce neler yatıyor?

Çocuk ihmali ve istismarının yaygınlaşmasında, birden fazla etken söz konusudur. Öncelikle çocuklarımızı değerler eğitiminden yoksun bir eğitim müfredatı ile büyütmemiz… Bu en büyük ve en önemli etkenlerden sadece biridir. Bunun dışında toplumun mahremiyet eğitiminden yoksun olması, sosyal medya, içeriği uygun olmayan çizgi filmler, hikâye kitapları, diziler ve filmler de başlıca etkenlerden bazılarıdır.

Değerler eğitiminin, sağlıklı ve çocuğun gelişimine uygun bir şekilde verildiği bir eğitim müfredatı olduğunu varsayalım. Çocuklar; ülkemizin ortak değerleri olan hoşgörü, adalet, sevgi, saygı, güven, paylaşma, dayanışma, erdem, sorumluluk, yardımlaşma, işbirliği, aile ve çevre bilinci ile büyürler. Bu çocukların istismar edilme oranları daha düşük olur ve ileride istismarcı olma ihtimalleri de yok denecek kadar azalacaktır.

“ÇOCUKLAR KENDİLERİNE İNANILMAYACAĞINI DÜŞÜNÜRLER”

Çocuklar neden istismar edildiklerini söylemezler?

Kendilerine inanılmayacağını düşünürler.

Başlarının belaya gireceğinden korkarlar.

İstismarcının tehdidinden korkarlar.

İstismarcıyı korumak isteyebilirler, istismarcıyı sevebilir ama yaptıklarını sevmezler.

Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler. Korkabilirler.

Büyükleriyle cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.

İyi çocukların cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmamaları gerektiği söylenmiş olabilir.

Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler.

Arkadaşları tarafından dışlanacağını düşünebilirler.

“ÇOCUKLAR, DAHA ÇOK DOLAYLI İFADE ETME BİÇİMİNİ KULLANIRLAR”

Anne-babalar, çocuklarını muhafaza etmek adına nelere dikkat etmeli? Neler tavsiye edersiniz?

İstismarın en önemli göstergelerinden biri, çocuğun bunu açıklama biçimidir. Bir ebeveyn olarak, çocuğunuz böyle bir bilgiyle size geldiği zaman ne yapılması gerektiğini bilmelisiniz. Çocuğunuz size doğrudan istismar edildiğini söyleyebilir. Fakat bu az kullanılan bir yoldur. Çocuklar, daha çok dolaylı ima, gizli ifade etme, koşul koyarak ifade etme biçimini kullanırlar. Çocukların kullandığı ifade etme biçimlerine dikkat etmeniz, soruşturma yapıcı tarzda sorular sormamaya özen göstermeniz oldukça önemlidir. Çocukların kullandığı dolaylı imalardan birkaç tanesine değinmek istiyorum:

Erkek kardeşim dün gece uyumama izin vermedi.

Komşumuz X ağabey çok komik iç çamaşırlar giyiniyor.

Annemin beni amcamla yalnız bırakmasından hiç hoşlanmıyorum.

Bir sorunum var fakat kimseye söylemeyeceğine söz verirsen sana anlatırım.

“ÇOCUĞUNUZA KIZMAMANIZ ÇOK ÖNEMLİDİR”

Peki, çocuğunun cinsel istismara uğradığından şüphelenen ebeveyn ne yapmalı?

Çocuklar istismara uğradıklarında utanç, suçluluk ve korku duygularını yaşarlar. Böyle durumlarda yetişkinler, cinsellik etrafında bir tabu oluşturmaktan kaçınmalı ve çocukların üzüldükleri, endişe duydukları ve kederli oldukları anlarda hangi büyüğe başvurabileceklerini bilmelerini sağlamalıdır. Çocuklar bir şeylerin doğru olmadığını hissedebilirler. Yetişkinler, her zaman çocukların duygu ve davranışlarına duyarlı ve açık olmalıdır. Çocuğun bir başka yetişkinle veya bir başka çocukla temas kurmayı reddetmesinin pek çok nedeni olabilir. Buna saygı gösterilmelidir. Çocuklar daima anne ve babalarıyla bu konuda konuşabileceklerini hissetmelidir.

Çocuğunun cinsel istismara uğradığından şüphelenen ebeveynlere şunları tavsiye edebilirim:

Öncelikle çocuğunuza kızmamanız çok önemlidir. Çocuğunuza, yanlış bir şey yaptığı duygusunu sakın yaşatmayın! Çocuğunuzu sorguya çekmeyin! Ne olduğunu, ne zaman ve kiminle olduğunu sorabilirsiniz, ama bu olayın neden olduğunu sormayın.

Çocuğunuzun önünde üzüldüğünüzü belli etmemeye çalışın. Zira çocuklar bu durumda kolaylıkla kendilerini suçlu hissedebilir ve bilgi vermekten kaçınabilirler. Az veya muğlâk bilgilere dayanarak sonuç çıkarmaya çalışmayın.

Çocuğunuza bu konuda bir şeyler yapacağınıza dair telkinlerde bulunun ve derhal yardımcı olabilecek kimselerle, örneğin; bir psikolog, çocuk gelişimi uzmanı, sosyal yardım görevlisi veya polisle temasa geçin.

Türkiye’de cinsel şiddete maruz kalan çocuklara yardım için özel telefon hatları oluşturulmuş ve merkezler kurulmuştur. Ortada bir çocuğun cinsel şiddet mağduru olma riski ve olasılığı varsa, hemen size yol gösterebilecek olan bu merkezler ve telefon hatlarıyla temas kurmalısınız.

“TOPLUMUN BİLİNÇLENMESİ İÇİN KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM ŞART”

Bu konuda toplumsal anlamda bir duyarlılık söz konusu mu sizce? Değilse toplumu bilinçlendirmenin yolu nerden geçiyor?

Evet, bu konuda toplumsal anlamda bir duyarlılık söz konusu lakin bütün bölgeler için aynı şey söz konusu değildir. Batı illerinde toplumsal duyarlılığın daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Toplumun bilinçlenmesi için köklü bir değişime ihtiyacımız var hem eğitim ve sosyal açıdan hem de yasalar bakımından…

“KORKU VE DEPRESYONA DİKKAT”

Cinsel sömürü ve cinsel istismarın psikolojik ve davranışsal etkileri nelerdir?

Çocuk istismara uğradığında; korku, depresyon, dikkat eksikliği, düşük benlik algısı, arkadaşlık kurmada ve devam ettirmede sorun, başkalarına güvenmeme, kendine zarar verme, alkol ve uyuşturucu kullanımı, riskli davranışlar gösterme, kendi değeri, kimliği ve cinselliği hakkında kafasının karışık olması, okulda öğrenme ve odaklanma sorunları, kendisinden yüksek beklentilerinin olması, ihtiyaçlarını tanımlama ve ifade etmede sorunlar yaşayabilir.

“HEM EĞİTİM HEM DE YASALAR BAKIMINDAN EKSİKLERİMİZ MEVCUT”

Hali hazırdaki yasalar ve eğitim sistemi bu konuda yeterli bir seviyede mi sizce? Hangi adımların atılması lazım?

Maalesef, hem eğitim hem de yasalar bakımından eksiklerimiz mevcut. Değer eğitimi, çocuk hakları ve çocuk ihmali/istismarı temalarına uygun eğitim modellerinin oluşturulması gerekiyor. Ulusal mevzuat, uluslar arası metinlerdeki ilkeleri çoğunlukla kapsamakla birlikte hala bir takım eksiklikler bulunmaktadır. Söz konusu eksiklerin, uluslararası mevzuata uyumunun acilen sağlanmasının gerekliliği ortadır. Ulusal mevzuatta, çocuğa karşı işlenen cinsel suçların doğrudan önlenmesine yönelik hükümler bulunmamakta, sadece ceza temelli düzenlemeler yer almaktadır. Bu durum da giderek artan çocuk istismarı ve sömürüsüne çözüm getirmekten uzaktır.

Röportaj: Elif Yüksek 

  

Yorumlar