Masrafsız, zahmetsiz, doğal ve sağlıklı spor “yürümek” 2

Halis Bilgi

  /   816   /   17 Ekim 2020, Cumartesi

 Yazdır

  

Bir önceki yazımızda özetle yürüyüşten bahsetmiştik. Yürüyüş genel olarak basit ve günübirlik bir eylem gibi algılansa da düzenli ve belli bir ritim dahilinde yapıldığında sayısız faydaları olduğu kesin. Yürümek yeryüzünde yaşayan bir çok canılının ulaşım aracı. Yaşam genelde hareket ile tanımlanır. Hareketin olduğu yerde hayat ta vardır.

Son yıllarda gelişen teknoloji sayesinde insan yaşantısı içinde otomasyon ve mekanizasyon önemli bir yer tutmaya başladı. Günümüzde nsanlar artık hareket gerektiren işlerinin bir çoğunu elektrikli ve ya elektronik aletlerle yapıyorlar. Çamaşır ve bulaşık yıkamaktan soğan doğramaya, hamur makinasından ayakkabı fırçalamaya kadar her geçen gün hayatı kolaylaştırmak adına üretilip, toplumların hizmetine sunulan bin bir çeşit alet sayesinde bugünün insanı çok daha az hareket etmektedir.

Hareket azlığının organizma üzerindeki olumsuz etkileri bilinmesine rağmen tüketim çarkının içindeki insan bilinçsiz bir şekilde, rahatlık ve ya pratiklik adına yeni çıkan bu aletleri kapış kapış almaya devam etmektedir. Öte yandan hayatı büyük oranda kolaylaştırdığını bildiğimiz bu aletler gün geçtikçe daha az aktif olmamıza, hareket alanımızı daraltıp bizi daha pasif bir konuma sokarak her geçen gün kas gücümüzü daha az kullanmamıza sebep olmaktadır. Yalnızca evde kullandığımız aletler değil elbette, modern dediğimiz mega-şehirlerin yapısı bizlere yürümeyi her geçen gün daha da yabancılaştırmakta. Trafik düzenlemesi, apartmanlar, alış veriş merkezleri ve hatta okullar bile neredeyse insanların daha az yürüyüş yapmasına sebep olacak şekilde tasarlanmakta.

Rahatlık ve daha pratik bir yaşam adına sahip olduğumuz bu imkanlar daha az hareket etmemize sebep oldu ve zamanla yetersiz aktivite yeni bir hastalık grubunun oluşmasına da sebep oldu. Bu hastalık grubuna “Hypokinetic- Disease” (hareket azlığı hastalıkları) adı veriliyor. Dolaşım sistemi hastalıkları bu hastalık grubunun başını çekiyor.

Geçmişte, günümüzde sahip olduğumuz imkanlar olmadığından ve ya çok sınırlı olduğundan insanlar ihtiyaçlarını gidermek, işlerine gitmek, uzaktaki akrabalarını ziyaret etmek için uzun mesafeleri yürüyerek ve ya hayvan üzerinde katetmek zorunda kalırlardı. Yine çalıştıkları alanlarda çoğunlukla insani güç ve ya hayvanlardan yararlanılırdı. İçinde bulundukları zor şartlar ve ya imkansızlıklar gereği bedensel aktivite fazla yapıldığından, o günün insanı genellikle gelişmiş kaslara, daha dayanıklı, sağlıklı ve güçlü bir vücuda sahiplerdi.

İnsan bu hareket azlığı ile başa çıkmak, yaşam kalitesini yükseltmek, fiziksel anlamda günlük yaşamdaki etkinlikleri daha kolay yapar hale getirebilmek amacıyla “ spor” olgusunu ortaya çıkardı. Bu olgu çeşitli dönemlerde, çeşitli ülkelerde değişik isimlerle anıldı. Kimi zaman “herkes için spor”, kimi zaman “sağlık için spor”, kimi zaman “kitle sporu” v.b. gibi.

Sporun insan sağlığına,kişinin bedensel ve zihinsel gelişimine yaptığı katkılar saymakla bitmez.  Yaş, ortam, kişinin sağlık durumu göz önünde bulundurularak sistemli ve düzenli bir şekilde yapılan spor sağlık için faydalıdır ve gözle görülür olumlu sonuçlar elde edilmektedir.

Sporun birçok çeşidi vardır. Bunlardan, bazıları ferdi, bazıları da toplu veya takım halinde yapılır. Futbol, basketbol, voleybol, kürek, hentbol gibi sporlar takım halinde, binicilik, yüzme, tenis, eskrim, judo, boks, güreş, avcılık koşu ve tempolu yürüyüş, tırmanmak, engebeleli yollarda yürümek gibi sporlar ise ferdi yapılır.

Biz, herkesin rahatlıkla yapabileceği, her hangi bir alet, özel bir ortam ve  ya ekstra bir harcama gerektirmeyen, rahat bir ayakkabı ve uygun bir kıyafetle yapabileceğiniz “yürüyüş” konusuna değinmek istiyoruz.

Herhangi bir özel ekipman, ekstra bir harcama ya da ortam gerektirmeyen yürüyüş,kalp sağlığından metabolizmanın hızlanmasına, ruh ve beden sağlığının korunmasından diyabetin önlenmesine kadar hayatımızda önemli bir yere sahip. Uzmanlar, yetişkin bir insanın haftada en az 150 dakika orta seviyede egzersiz yapmasının önemli olduğunu vurguluyor. Haftanın 5 günü 30-35 dakikalık yürüyüşlerle bu hedefi tutturabilirsiniz. Bazı araştırmalar günde 60 dakika, haftada üç gün yapılan düzenli yürüyüşlerin orta düzeydeki depresyonun iyileşmesinde önemli etkisinin olduğunu ortaya koymuştur. ....... yürüyüş özellikle orta düzeydeki depresyon semptomlarının ortadan kaldırılmasını sağlar

Yürüyüş ne zaman yapılmalı

Yürüyüşü, her mevsimde, mevsimine göre günün farklı saatlerinde yapabilirsiniz. Sıcak mevsimlerde sabah saatlerinde, soğuk mevsimlerde ise öğlenden sonra yapılması uygundur. Ayrıca yemeklerden 2 saat sonrasında yapılması önemli.

Yürüyüş nerelerde yapılmalı

Have şartları,  sağlık durumu ve diğer bazı şartlar uygun ise açık havada yürümek idealdir. Ancak hareketin sağlığımız üzerindeki önemini dikkate alırsak yürüşü evde, bahçede, deniz kenarında, doğada, dağlarda, mahallenizdeki küçük bir çocuk parkının içinde ve ya çevresinde, yaşadığınız bölgedeki ara sokaklarda, odanızdaki altı metrekarelik bir halının üzerinde sekiz rakamı çizecek bir şekilde, ve ya koridorlardan odalara geçip tur atarak yapabilirsiniz, yeter ki yürüyüş yapmaya niyet edin.  Önemli olan düzenli bir şekilde yapmaya çalışmak. Bir süre yaptıktan sonra ve üzerinizdeki olumlu etkilerini farkettiğinizde artık bırakmak istemeyeceğiniz bir aktivitedir yürüyüş.

Yürüdüğümüzde vücudumuzda neler olur

Yürüyüşün insanda oluşturduğu mekanizma, vücudun yüzde 40’ını oluşturan kasların üçte ikisinden fazlasını çalıştırıyor olmasıdır. Düzenli ve dengeli adımlar sayesinde eklemler, tendonlar ve bantlar zarar görmeden sağlamlaştırılır. Sonuç ise daha güçlü dizler ve daha az baskıya maruz kalan kalça eklemleridir.

Düzenli yapılan yürüyüşler kasları daha iyi çalıştırdığından bedeni korumaya ve güçlendirmeye yardımcı olur. Kasların ve kemiklerin koordinasyonunu sağlar ve ileri yaşlarda vücudun dengede tutulmasına yardımcı olur.

Düzenli yürüyüş yapanların kemik kalsiyum gücü yaşlansa da azalmaz. Düzenli yürümek kemik erimesini önler, en azından yavaşlatır.

Kalbinizde yeni kılcal damarlar gelişir. Kullanılmayan kılcal damarlarınız yeniden devreye girer. Mevcut kılcal damarlarınız da güçlenir ve elastikiyet kazanır.

Kan basıncınız düşer, kalbinizin yükü azalır.

İki kalp atışınız arasındaki zaman uzar. Bu kalbin dinlenme zamanının uzaması demektir. Kalbinizin bir defada pompaladığı kan miktarı artar.

Hücrelerinizdeki yaşlı “mitokondriler” ölür, yeni ve genç mitokondriler (enerji üreten fırıncıklar ve ya hücrelere enerji sağlayan yapılar/hücrenin jeneratörü) dünyaya gelir.

Yürüyen birinin “mitokondriler”i hareketsiz birininkilere oranla en az yüzde 50 daha fazla enerji harcar.

Siz yürüdükçe kalp kaslarınız güçlenir. Kalp kasının içindeki “mitokondriler”in de yaşlıları gider, yerine gençleri gelir, sayıları da yükselir.

Stresin azalmasına ve zihnin toparlanmasına da yardımcı olarak  psikolojik bir rahatlama sağlar.

Yürümek, beyinsel gelişimi destekleyerek zekayı da artırır. Beyine gerekli miktarlarda oksijen ve glukoz geçişine yardımcı olur. Arterleri tıkayan LDL kolesterol seviyesini azaltır ve bu da felç ihtimalini en aza indirir. Beyin ve hücresel fonksiyonlara yardımcı olan kan dolaşımını iyileştirir.

Özgüveni artırır, kendinizi dinç ve zinde hissetmenizi sağlar.

Kronik hastalıkların neden olduğu ağrıları azaltır

Devamlı ve tempolu yapılan yürüyüş, belli bir zaman sonra akciğerlerin de güçlenmesini sağlayarak solunum sistemi üzerinde önemli fizyolojik yararlar sağlar.

Uykunuzun düzenlenmesine faydalı olur ve geceleri daha iyi uyumanızı sağlar

Yürüyüşler düzenli yapıldığında siz dinlenirken dahi vücudunuz enerji harcamaya devam eder ve böylelikle kilo kontrolü de sağlanır ve daha sağlıklı bir vücuda sahip olursunuz.

Son olarak: Sonbahar aylarında olduğumuz bu süre içerisinde fiziksel aktivite daha bir önem kazanmaktadır. Mevsimin  etkisi ve korona salgını ile birlikte, sürekli duyduğumuz olumsuz haberler, evde kalma zorunluluğunun beraberinde getirmiş olduğu olumsuz etkiler ile  depresyona yatkınlık, kaygı bozuklukları ve duygusal dalgalanmalar daha fazla görülebiliyor. Bütün bunların üzerimizdeki negatif etkisini daha aza indirmek amacı ile düzenli yürüyüşler ve ya evde yapılacak basit egzersizler bu durumdan kurtulmaya önemli ölçüde katkıda bulunacaktır.

 Sağlıkl ve bol yürüyüşlü günler dileklerimle...

  

Yorumlar