Eşim!

 

09 Mayıs 2018 07:47
Eşim!





  
Sesi sesimin üzerinde, sözü sözümün üzerinde olan; iyi ve kötü günümdeki
arkadaşım... Zaman zaman boyumun ölçüsünü aldığım, kendim hakkında en hızlı ve
en doğru bilgileri edindiğim... 

Eşim! 

Gönlünü gönlümün yanında hissettiğim, soyadını kendi adımla bir kördüğüm gibi
bağladığım, onsuz bir yanımın yarım kaldığı tamamlayanım... Bir elmanın diğer
yarısı gibi duygularımın eksik kalan rengini tanımlayan, hiç ve hiç hassas
olamayan diğer yanım... 

Eşim! 

Hedefimin, hizmetimin, davamın yareni… Bunca uzunca ve zahmetli yolda yürürken,
her yorulduğumda, her tökezlediğimde elimden tutan, bir yudum teselli
verenim... Heybeti tüm evi saran gölgem... Hükmünü o yokken dahi hissettiğim...
Her baktığımda hesabını vereceğimiz bir hayatta yaşadığımızı hatırlamaya ve
ayağımı ona göre denk atmaya çalıştığım... 

Eşim! 

Libasım... Rabbimin “Eşleriniz sizin elbiseleriniz, siz de onlar için birer
elbisesiniz” (Bakara / 187) ayeti sırrınca ayıplarımda örtüm, kusurlarımda
affedenim, yanlışlarımda sabredenim. Sır arkadaşım, ortağım... 

Beni olduğum gibi şartsız seven, hastalandığımda endişelenip dua eden,
yokluğumda bekleyenim. Eksikliğimi hissettiği anda yüreği daralan, ruhu
sıkılan, ama bir türlü itiraf edemeyenim... 

Eşim! 

Bazen de acılarımda, sancılarımda, sıkıntılarımda ve hassaslaştığım dönemlerde,
kırılganlığımda beni anlamadığını hissettiğim. Ama yine de "olsun!"
dediğim... Hata yaptığımı anlayınca geri dönüş yapmaya çalışan, fakat bunu
gurur yaptığından ifade edemeyenim... 

Belki de tamir yapmayı bir tamirci edasıyla yapmaya çalıştığından kabaca yapan,
ince ve hassas dikişler dikmesini beceremeyen, kıvrımlı yolları dahi düşünüp
hesabını yapamayanım... 

Eşim! 

Rabbimin benim hakkımdaki tercihi. Kaderi kaderime kal-u beladan yazılmış olan.
Razı olduğum kaderim, alın yazım... Ruh ikizim. Dünyadaki evimde yolunu
gözlediğim, iki çift güzel sözünü duymayı istediğim... Aynısını benden
umanım... Dünya telaşesi ve koşturmacasından bunalmış, sıkılmış bir halde eve
geldiğinde kalbine bir damla sevgi, bir damla da anlayış ve azıcık da sabır
damlatmamı bekleyenim... 

Umduğunu bakışlarıyla arayan, gözlerimin içi güldüğünde teselli bulanım.
Bulamadığında sıkılan, göremediğinde ise üzülenim... 


Eşim! 

Bazen akıl danışan bazen de akıl verenim. Farklı bakış açılarıyla bakmayı
öğretip, düşünce hayatımı zenginleştiren, bana yol gösterenim... Tüm
farklılıklarım ve ayrılıklarımın zenginliğe, birliğe dönüştüğü ailem. Hayat
bahçemizin çiçekleri olan evlatlarımın her birinde bir yanını gördüğüm... 

Eşim! 

Bazen sözleri içime kan gibi oturan, belleğimi sarsan, duygularımda med-cezir
yaşatan, yüreğimi boğan, akbabaları üzerime yollayanım... Sözünün ağırlığını
omuzlarımda taşımakta zorlandığım. Altta kaldığımda ezildiğim, yorulduğum,
kederlere boğulduğum, bunaldığım. Tüm güzellikleri kararttığını, tarifi
imkânsız yaralar açtığını düşündüğüm. 

Ama şeytana uymanın sonuçlarını ve bedelini hesap edince, uymamak için
direndiğim. Bütün sıkıntılarımın, İslam gibi yüce bir davanın karşısında
ayağımın altındaki toz kadar değersiz olduğunun inancını her an ruhumda
yenilemek zorunda olduğum imtihanım... 

Eşim! 

Sabredince ruhumda dalgaların dindiği, avını bekleyen akbabaların yuvamdan bir
parça dahi kopartamadan savrulduğu, savaşın barışa, kederin sevince,
huzursuzluğun huzura dönüştüğü, yüzlerin güldüğü; kirli ve karalanmış bir
sayfanın birden tertemiz bir sayfaya dönüştüğü, hatta eskisinden daha fazla
parladığı, hayat güneşimin henüz batmadan yeniden doğuşunu hissettiğim hayat
arkadaşım... 

O yüzden ya cennetim ya cehennemim. Anlık hata ve gafletine sabretmediğimde
ailece cehenneme sürüklenecek kadar ahiretimizin heba olacağı bir yola girecek
olduğum... 

Eşim! 

Beraber geçirdiğimiz yılların meleklerin şahitliğinde bir bir yazıldığı;
sevaplarıyla, günahlarıyla defterimin beraber dürüldüğü şahidim... Boynuzlu
keçinin boynuzsuz keçiden hak iddia edeceği o büyük mahkeme kurulduğunda,
defterler açılıp tüm günahlarım, hatalarım deşifre edildiğinde; ya davacım ya
şefaatçim... 

Belki de o gün benim üzerimde benden daha fazla hak iddia edecek olanım. Ya
affedecek ya da amele ihtiyacı olduğunda hak isteyecek olanım... 

İnsanların “Keşke toprak olsaydım!” diyeceği günde bizim yüzümüzü birbirimize
kara eyleme, bizi birbirimizden davacı eyleme, birlikte cemalini görmeyi nasip
eyle ya Rab! Bizi ve evlatlarımızı heva ve hevesine kul köle olanlardan eyleme,
tüm ömrünü Sana adayanlardan eyle! Âmin... 

  



Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.